VATAN HASRETİ

Yazar - Ahmet Bostancı

VATAN HASRETİ  

İki binli yıllarda Fransa’ da görev yaparken, bir gün evde TRT İNT kanalını seyrediyordum. Vakit  öğleye yakındı. Avustralya’dan bir bayan programa telefonla bağlandı. Proğramı sunan bayanla, bağlanan bayan arasında şu mealde bir konuşma oldu.

-Proğrama hoş geldiniz. Sizi tanıyabilir miyiz?.

-Hoş bulduk, adım Fatma…

-Nereden arıyorsunuz?.

-Avustralya’dan arıyorum. Gece vardiyasından, işten  geldim. Şu anda burada gece yarısı. Televizyonu açtım. Ekranda sizi gördüm. Arayım dedim. Kısmetim varmış. Aradım size bağlandım.

-Kaç senedir oradasınız.?

- İki buçuk senedir buradayım.

-Türkiye’yi özlediniz mi?:

-Özlemez olur muyum, burnumda tütüyor.

-Peki ne zaman Türkiye’ye geleceksiniz.

-Beş yılı doldurmadan izin parası biriktirmek zor. Burası çok uzak. Uçak biletleri çok pahalı. Belki iki buçuk sene sonra izine gelebilirim.

-İnşallah o günleri görürsünüz, peki Türkiye’de en çok neyi özlediniz?.

-Her şeyi çok özledim. Özellikle çay ve simidi!...

-Allah, Allah orada çay- simit yok mu?.

-Her şey var ama, Türkiye’deki gibi hiçbir şey lezzetli olmuyor!...

………………………………………………….

Vatanın kıymetini vatan hasreti çekmeyen tam bilemez. Vatan sevgisi imandandır. Allah  kimseyi vatansız bırakmasın.

 Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.                           

 

http://www.hurfikir.com.tr adresinden 27 Eylül 2020, 03:23 tarihinde yazdırılmıştır.