Lüleburgaz’da bisiklet coşkusu
Öğrenci Servisi fiyat tarifesi açıklandı
LÜLEBURGAZ EĞİTİM SEN’DEN ENSAR VAKGI AÇIKLAMASI
Trakya Oda Orkestrası 9.sezonunda
Bu yazı 04 Şubat 2014, Salı 09:24:48 tarihinde eklendi. 974 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sizin vicdanınız yok mu? - Hanife Oral

Sizin vicdanınız yok mu?

Fatih Hilmioğlu giderek kötüleşen sağlık durumu sebebiyle kamuoyunun da yakından takip ettiği aydın bir insanımız.

Onun yaşadıklarından ve yaşamaya mahkûm edildiklerinden dolayı benim de  çok canımı acıtan bir isim. Bu yüzden daha önce ki bir yazımda yine Prof.Dr.Fatih Hilmioğlu'ndan bahsetmiştim.
Bilindiği gibi  Ergenekon davası kapsamında 23 yıl hapis cezasına çarptırılan  5 yılı geçkin bir süredir tutuklu bulunan İnönü Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Fatih Hilmioğlu bu süre içinde 21 yaşında ki gencecik oğlu hayatını kaybetti.Kendisine verilen raporda Hepatit B enfeksiyonundan kaynaklanan karaciğer sirozu, şeker hastalığı, hipertansiyon ve oğlunun ölümünden sonra intihar riski ile savaşmakta olduğu gösterilmiştir.
Avukatlığını da yapan kardeşi Hayati Hilmioğlu ağbisinin tahliyesi için Anayasa Mahkemesine başvurmuştu.Anayasa Mahkemesi de sağlık durumu ile ilgili yapılan tahliye talebi ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir yazı ile Fatih Hilmioğlu'nun hastaneye sevkini istedi.
Orada yapılan tetkiklerden sonra aynı Adli Tıp Kurumu Fatih Hilmioğlu için siroz hastasıdır, ancak iki ayda bir kontrol edilmek üzere cezaevinde kalabilir denildi. Hatta raporun birinde karaciğerinde oluşan nodüllerden dolayı "kesin ölür" denilmesine, geçen yıl  trafik kazasında oğlunu kaybettikten sonra depresyona girdiği ve "intihar riski" olmasına rağmen kontrollerin ardından yine Silivri'nin o ağır cezaevi şartlarına mahkum edildi.Verilen raporda neden "cezaevi şartlarında ölebilir" ibaresi yok diye soran Hayati Hilmioğlu'na verilen cevap en ilginç detay...
Aslında artık ilginç de değil, beklenilen cevap demek daha doğru  olacaktır.Daha önce Mehmet Haberal'ın raporunda imza atan 3 Profesöründe tutuklanmasından dolayı bunu yazmaya çekindiklerini söylemeleriydi.
Artık baskının nerelere dayandığının ve AKP faşizminin nefes aldığımız her yere nüfus ettiğinin bir ispatıdır bu durum.
Devletin her Kurumu, belli kademelerde olan her birey baskı altında görevini yapamaz duruma getirilmiştir.
Fatih Hilmioğlu gibi Ergenekon düzmecesi ile hapsedilen İstanbul Üniversitesi eski Rektörü 75 yaşında ki Prof.Dr. Kemal Alemderoğlu da yoğun bakıma kaldırıldı.Bu ve buna benzer hasta tutuklu ve hükümlülerin kurtarılması Cumhurbaşkanının kullanacağı yetki ile affedilebiliyor.
Daha önce eski başbakanlardan 82 yaşında ki Necmettin Erbakan "kayıp trilyon davasından" 11 ay 2 günlük hapis cezasını 2 ay 23 gün ceza çektikten sonra Cumhurbaşkanı Gül tarafından kanunlarda yasa değişikliği yapılarak affedildi.Geri kalan cezasını Balıkesir'in Edremit Körfez'inde Altınoluk'ta (!)geçirerek bitirdi.Erbakan'a sağlanan bu olanak hızlandırılarak uygulanmasına rağmen Fatih Hilmioğlu ve benzer hastalar için neden detaylarda takılı kalınıyor.
Adli Tıp'a başvuran hasta tutuklu ya da hükümlülerin aldığı raporun  kendisine ulaştırıldığı taktirde bu yetkiyi kullanabileceğini söyleyen Cumhurbaşkanının  bu söylemi  bana hiç de samimi bir açıklama gibi gelmiyor.
Zaten Adli Tıp'a başvurulduğunda rapor verilirse Cumhurbaşkanına gitmeye gerek bile kalmadığını bu raporun tahliye kararı için yeterli olduğunu Hayati Hilmioğlu zaten söylüyor.
Adli tıp Kurumu bu raporu baskılar nedeniyle vermiyor, görevini yapması engelleniyor. Bu intikam duygusu değil de nedir?
 
Suçsuz insanları sahte belgelerle cezaevlerine  atmak artık ne kadar kolaysa, yolsuzluk yaparak kendi çıkarlarını ülke çıkarlarının üstünde tutan zihniyetlerin Aklanması için yönetim kademelerinde insanları yerlerinden edip hırsızlıklarını ört-bas etmekte artık o kadar kolay oldu.
Hukukun değil, hukuksuzluğun yaşandığı bu günler asla unutulmayacaktır. Âmâ asla bir intikam duygusuyla değil, önce İNSAN OLMAK diye bakılarak hep hatırlanacaktır.
Tüm bu hukuksuzlukların yaşanmasına sebep olanların acaba vicdanları hiç mi sızlamıyor diye düşünüyorum. Hadi vicdanınız yok ki sızlasın diyelim, siz de Allah korkusu da mı yok diyeceğim ama Allah korkusu olan  yolsuzluk yapar mı?
Saygılarımla

Yazdır Paylaş
Diğer Hanife Oral Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Uzmanındanal.com ---Yeni neslin alışveriş tercihi--