Bisiklet Yılı Gala Gecesiyle sona erdi
Özel öğrencilerin karne heyecanı
Başkan Kaya “Sandıksız demokrasi olmaz”
Kütüphaneyi 2017 yılında 71 bin 851 kişi kullandı
Bu yazı 26 Kasım 2013, Salı 09:21:13 tarihinde eklendi. 957 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yarının umudu çocuklarımız - Hanife Oral

Yarının umudu çocuklarımız

Dünya Çocuk günü 20 Kasım'da tüm dünya çocukları tarafından kutlandı. Dünya Çocuk Günü,  barış içinde yaşam isteklerinin ve  ortak duyguların oluşmasını amaçlar. Asıl amaç ise çocuk işçiliği, eğitim ve yoksul çocukların refah içinde yaşamalarının sağlanmasıdır.

İlk kez 1925 yılında Cenevre'de 54 ülkenin katılımıyla bir bildirge yayımlanmıştır. Çocukların kanun hükümleri ile korunmuş eğitim, sağlık, barınma, fiziksel, psikolojik ya da cinsel sömürüye karşı korunma gibi temel haklarının hepsi çocuk haklarını içermektedir. Çocuk hakları günümüzde hızlı bir artış gösteren insan hakları ihlalleri gibi çiğnenmektedir ne yazık ki.
1 Haziran'da 21 ülkede Çocuk Günü kutlanırken, ülkemizde bilindiği gibi 23 Nisan'da kutlanıyor. Ancak Dünya Çocuk Hakları Günü tüm dünyada 20 Kasım'da kutlanmaktadır.
Her ne kadar Çocuk Hakları Bildirgesi olsa da ülkemizde çocuk hakları maalesef hep göz ardı edilip hakları gasp edilmektedir.
Yalnızca 2013 yılında 55 çocuk işçi, iş kazalarında öldü.2012 yılında yapılan teftişler sonucu işyerlerinde 5 bin 960 çocuk işçi çalıştığı tespit edilmiş.
Yaklaşık iki yıl önceydi, yaşamını kaybeden 16 yaşında ki Muhammet İsa Soysal'ın ailesine mahkemenin cevabı çok ağırdı. Ölen oğullarının ortalama 65 yaşına kadar yaşadığını varsayarak, muhtemelen de asgari ücretle çalışması ile 47 bin lira kazanabileceğinden yola çıkılarak 47 bin lira tazminat verilmesi kararlaştırılmıştı hatırlarsınız.
Daha çok yakın bir zamanda Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun yaptığı bir gezi sırasında yanına yaklaşan 10 yaşındaki bir çocuğa ayakkabılarını boyatması ve ona para vererek, kendisine bir boyacı sandığı almasını önermesi ve bunu çocuğu ‘desteklemek’ adına yaptığını açıklaması ne kadar acıdır.
Bu iki örnek AKP iktidarının  bir çocuğa, dahası bir insana verilen değeri gözler önüne sermektedir.
Ailelerin yoksulluğu, köyden kente göç, eğitime yoksulluk nedeni ile ulaşamama bunların hepsinin ucuz emek gücüne dayalı çalıştırılması dahası çocuk emeğinin  sömürülmesidir. Eğitimde 4+4+4 sistemi ile ilk 4 yılı tamamlayan öğrenciler, ikinci 4 yıl için meslek eğitimine yönlendirilecekler. Lise döneminde ise, okula gitme zorunluluğu ortadan kaldırılıp açık öğretimin önü açılmaktadır. Bu durum, yüz binlerce yoksul çocuğun lise eğitimini tamamlayamaması anlamına gelmektedir. Böylece çocuk işçiliğinin önü alabildiğine açılmış olacak, zorunlu eğitimin kademelendirilmesi ile çıraklık yaşı 14 den 11 yaşına kadar düşecektir. Bu durumda çocuklar 4. sınıftan sonra okul ortamından uzaklaştırılmış, çocuk işçiliği de yaygınlaştırılmış olacaktır.
Türkiye'de % 40 civarında sigortasız yani kayıt dışı çalışan çocuk işçiler bulunmakta, yapılan haksızlıklara çıkmak isteseler bile sendikalara üye olma, toplu sözleşme ve grev hakları olmaması da mücadele etmelerinin önünde büyük engel oluşturmaktadır. Yoksulluk arttıkça bu eğitim sistemi ile okula gitmek yerine çocukların hayatı soğuk atölyelerde geçerken çocukluklarını da yaşayamamaları da cabası.
Çocuk Hakları gününde Meclis'e gelen çocuklara yönelik konuşmasında; çocukların eğitim, cinsel taciz, çocuk gelin, küçük yaşta çalışma, yoksulluk sorunları için hiçbir şey yapmayan, karma eğitimi büyük bir yanlışlık sayan AKP'li Meclis Başkanvekili Sadık Yakut'un karma eğitime karşı olduğunu, laik eğitimi, yatılı okul düzenini hiç anlamadığını itiraf eden Meclis Başkanvekili olarak konuşması çok önemlidir. 
Bir toplumun  çocuklarını ihmal etmesinin maliyeti çok büyüktür. Çocukların her türlü istismar, ihmal ve sömürüden korunmaları ve sağlıklı gelişmeleri sağlanmalıdır bu her toplumun gelecekteki refahı için gerekmektedir.
Yarınımızın umudu olan çocuklarımızın haklarını, görüşlerini ifade etme ve yaşamlarını etkileyen konularda söz sahibi olma hakları çocukların ellerinden alınmamalıdır. Atatürk’ün de dediği gibi; öğrenciye, her ne yaşta olursa olsun geleceğin büyüğü gözü ile bakılmalı ve öyle davranılmalıdır.
Bu arada geleceğimizin güvencesi çocuklarımızın yetişmesinde çok büyük rol oynayan, emeklerini asla inkar edemeyeceğimiz, 2 gün önce kutlanan Öğretmenler gününü bende bir kez daha kutluyor, tüm öğretmenlerimizin ellerinden öpüyorum.
Saygılarımla.

Yazdır Paylaş
Diğer Hanife Oral Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Uzmanındanal.com ---Yeni neslin alışveriş tercihi--