Başkan Halebak istifa ediyor
Belediye Başkanı Murat Gerdeme
Sibel Pişkin ve Mustafa Kalecik Aday Adayı oldu
Kan Bağışları 100’ü aştı
Bu yazı 24 Eylül 2013, Salı 09:28:07 tarihinde eklendi. 1055 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

MİLLİ EĞİTİM Mİ, DİNİ EĞİTİM Mİ...? - Hanife Oral

MİLLİ EĞİTİM Mİ, DİNİ EĞİTİM Mİ...?

13 Haziran 2014 'e kadar sürecek 2013- 2014 eğitim ve öğretim yılı, geçen hafta başladı. Bu yıl yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 800 bin öğretmen ders başı yapmış oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı, 9 Eylül'de 36 bin 837 öğretmen atamalarının 40 bine tamamlanacağını açıklamasına rağmen yapılan atamaların yalnızca 3 bin 227 ek atamanın çoğunun da yani 2 bin 875'inin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olması hayal kırıklığı yarattı.
İlk atamada zaten 5 binin üzerinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ataması yapılmıştı.
Bunun da ek atama değil din ataması olduğu aşikârdır.
Bu yıl çok tartışmalı bir Eğitim ve Öğretim yılı yaşayacağımızı düşünüyorum.
Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nde değişiklik yaparak Atatürk ilkeleri ile ilgili hükmü kaldırmış. Buna göre yapılan değişiklikle, daha önce ortaöğretim ilkeleri arasında yer alan “Öğrenciler, Atatürk ilke ve inkılâplarını benimsemiş, temel demokratik değerler ile donanmış, araştırma, sorgulama, eleştirel düşünme, problem çözme ve karar verme becerileri gelişmiş; hayat boyu öğrenen, insan haklarına saygılı, mutlu bireyler olarak yetiştirilir” hükmü yürürlükten kaldırılmış oldu.
Her şey bununla da bitmiyor. MEB’in okullara tavsiye ettiği Ömer Asım Aksoy’un “Atasözleri ve Deyimleri Sözlüğü”nde “Kız 15 yaşına ulaştığında evlendirilmelidir. Evlendirilmezse anneyi, babayı güç durumda bırakacak üzücü olaylar çıkabilir. Böyle olacağına kızın ölmesi daha iyidir” gibi cinsiyetçi ifadeler yer alıyor. "Erine göre bağla başını, tencerene göre kaynat aşını" yani davranışlarını içinde bulunduğun koşullara uydur, kocan nasıl istiyorsa öyle giyin, kuşan demekle de "itaat et, kocanın sözünden dışarı çıkma " diye kadını ikinci sınıf yaparken okullarda okutulması ile kız çocuklarını şimdiden geleceğe(!) hazırlamış oluyorlar.
Sözlükte  yer alan  başka bir deyi örneğinde ise; "Kürdün yağı çok olunca, hem yer, hem yüzüne sürer" gibi ifadelerle de ırkçılık ve ayrımcılık daha ileri boyuta taşınıyor.
Ders kitapları bir yana; Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde bir Ortaokulda Türkçe Öğretmeninin okula kara çarşafla gelmesi ise AKP hükümetinin Eğitimi ne hale getirdiğinin açık bir örneğidir ve planlı bir şekilde sürdürdüğü Cumhuriyetin değerlerine yönelik saldırının örnekleri ülkemizin birçok yerinde  yaşanmaktadır. Kamu kurumlarına, özellikle Milli Eğitime türbanı, çarşafı ve çember sakalı sokarak Anayasanın temeli olan Laiklik ilkesine açık bir şekilde saldırıyı başlatmıştır.
Okullar açılalı bir hafta dolmadan skandallara imza atmaya devam ediyor.
Ankara Mamak Yunus Büyükkuşoğlu Anadolu Lisesi’nde yaşanan, Kamuoyun da “MEB’den skandal Alevilik sorgusu" diye yansıyan olayda şikayet üzerine, Bakanlıktan iki denetçinin  öğretmen ve müfettişin "alevi " olup olmadığının sorgulanması; yasalara, insan hak ve özgürlüklerine aykırıdır.Bu; Türkiye'de ayrımcılığın devlet eliyle yapıldığının da ispatıdır.
4+4+4 Eğitim sistemi ile "Serbest Kıyafet Yönetmeliği" ile ilkokulda ki çocukların okulda  türbanla eğitim görmesi tartışılırken, Arnavutköy Mehmet Akif Ersoy Lisesi son sınıf öğrencisi bir çocuğun kara çarşafla okula gelmesi sistemli bir uygulama ile küçücük çocukların  piyon olarak kullanıldığını göstermektedir.Öğrenciyi uyaran öğretmeni ise İlçe Milli Eğitim Müdürünün "kendinizi Silivri'de bulursunuz" diye tehdit etmesi de arkasında bulunan güce ne kadar güvendiğini göstermektedir.
"Eğitime yatırım ülkenin parlak geleceğine yatırımdır" diyen Cumhurbaşkanı Gül'ün; eğitim ve öğretim yılı başında yaptığı konuşmasında nitelikli, araştırmaya, sorgulamaya açık, ezbercilikten uzak insanlara ve farklı düşüncelere saygılı, demokrasiye inanan, hoşgörülü ve ahlaklı bireyler yetiştirmeye yönelik bir eğitim anlayışı buysa bu yaşananlarla tam bir tezatlık var demektir.Bu durumda bir tek geriye 2013- 2014 öğretim yılında MİLLİ EĞİTİM adını  DİNİ EĞİTİM diye değiştirmek kaldı...
Bir milleti çökertmek istiyorsanız önce EĞİTİMİNİ ele geçirmelisiniz.Ne yazık ki Eğitim sistemimiz çökmüştür artık... Saygılarımla.

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Hanife Oral Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Uzmanındanal.com ---Yeni neslin alışveriş tercihi--