CANLAR DEVEÇATAĞINDA BULUŞTU
Göksu ailesinin acı günü
BELEDİYE PERSONEL ALIMI SONA ERDİ
“PROJELERİNİZE TAM DESTEK VERECEĞİZ”
Bu yazı 24 Haziran 2022, Cuma 07:09:53 tarihinde eklendi. 728 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İSLÂM DİNİNDE ANNE ve BABA HAKKI(2.BÖLÜM) - Eyyüp Sabri Erdem

İSLÂM DİNİNDE ANNE ve BABA HAKKI(2.BÖLÜM)

 

Geçen haftaki yazımıza devam ediyoruz

“Biz insana, anne babasına iyilik etmesini emrettik. Şayet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak bana olacaktır ve ben yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim.”(Ankebut Sûresi 8)

“İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: “Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadır.” Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Ben de size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim.”(Lokman sûresi 14-15)

Görüldüğü üzere bu ayetlerde, annenin insan üzerindeki hakkının, babanın hakkından daha fazla olduğuna işaret edilmektedir. Bir adam, Hz. Muhammed (Aleyhisselam )’ın huzuruna gelerek, “Ya Rasûlallah! Benim iyilik yapmaya en layık olan insan kimdir?” diye sorar. Hz. Muhammed (Aleyhisselam), “Annendir” diye cevap verir. Adam, “Ondan sonra kimdir?” diye sorar. Hz. Muhammed (Aleyhisselam), tekrar “Annendir” diye cevap verir. Adam, yine “Ondan sonra kimdir?” diye sorar. Hz. Muhammed (Aleyhisselam), yine “Annendir” diye cevap verir. Adam, dördüncü defa “Ondan sonra kimdir?” diye soruca, Hz. Muhammed (Aleyhisselam ), bu sefer “babandır” diye cevap verir.(Riyaz-üs salihin)Buna göre annenin evladı üzerindeki hakkı, babanın evladı üzerindeki haktan üç kat fazladır ve babanın hakkı, dördüncü derecede gelmektedir. İnsanoğlu, canlılar arasında beslenmesi, büyütülmesi, eğitilmesi en zor olan varlıktır. Özellikle insanın doğumundan sonra bakımı  ve büyütülmesi , başlı başına bir iştir. Bu iş, bilgili olmayı, eğitimli olmayı, becerikli , kültürlü, anlayışlı ve çok sabırlı olmayı ister. Onun için annelerin birçok yönden eğitimli olmaları gerekmektedir; haliyle onlara karşı olan saygı ve hürmet de, o derece fazla olacaktır. Hz. Muhammed (Aleyhisselam), anne babaya karşı gelmeyi, Allah’a ortak koşmayı ve yalan söylemeyi, büyük günahların en büyüklerinden olduklarını haber vermiştir.(Buhâri)

ANNE ve BABALARIN ÇOCUKLARI ÜZERİNDEKİ HAKLARI

Kötü Söz Söylememek: Kötü davranışların anne ve babaya doğrudan yapılması haram olduğu gibi onlara kötü söz söylenmesine sebep olmak da haramdır. Rabbimiz’in “Onlara öf dahi demeyin!” yasağı yanında Peygamberimizin şu hadis-i şerifi de çok önemlidir: “Bir kimsenin ana-babasına sövmesi büyük günahlardandır.” Ashab-ı Kiram “Bir kimse ebeveynine nasıl söver?” deyince, Efendimiz aleyhisselam “Biri başkasına kötü bir söz söyler, o da tutar bunun ebeveynine söver.” diye cevap verdi. (Buhari, Edeb, 4)

Öldüklerinde Hayırla Anmak ve Dua Etmek: Ana-babanın ölmesiyle onlara karşı olan vazifelerimiz bitmez. Onların temiz ve güzel hatıralarını anmak devam ettirmek gerekir. İnsanları insan yapan da, nesilden nesile miras olarak intikal eden bu güzel duygu,hatıralar ve onlar için edilen dualardır. Allah Teâlâ’nın Kur’an-ı Kerim’de bize öğrettiği dualardandır; “Ey Rabbimiz! İnsanların hesaba çekileceği kıyamet gününde beni, annemi, babamı ve bütün mü’minleri bağışla.” (İbrahim sûresi 41)Ebu Üseyd Malik b. Rebia es-Saidi (Radiyallahu anh)anlatıyor. Bir adam, Ey Allah’ın Rasulü, anne ve babamın vefatlarından sonra da onlara iyilik yapma imkânı var mı, ne ile onlara iyilik yapabilirim?’ diye sordu. Rasulullah aleyhisselam ‘Evet, vardır.’ dedi ve açıkladı: ‘Onlara dua, onlar için Allah’tan istiğfar (günahlarının affedilmesini) taleb etmek, onlardan sonra vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babasının akrabalarına karşı da sıla-i rahmi(akraba ziyareti)ifa etmek, anne ve babanın dostlarına ikramda bulunmak.’ (Ebu Davud, İbn Mâce)Ölümlerinden sonra yapılacak duanın ebeveyne faydasını Peygamberimiz aleyhisselam şöyle dile getirir; “İnsan ölünce amel defteri kapanır. Ancak şu üç şeyle sevabı devam eder: Sadaka-ı cariye, insanların faydalanacağı bir ilim ve arkasından hayır dua eden bir evlat.” (Müslim)

Dünyevi İhtiyaçlarını Gidermek: Yaşlanıp kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelince ana-babaların bütün ihtiyaçlarını temin etmek çocukların vazifeleridir. Bu vazife sadece ahlakî olmayıp, dini hükümler içinde de vardır. Bu vazifeyi yerine getirmeyen kimse buna zorlanır. Allah bu vazifeyi evlatlara yüklemektedir: “Ey Peygamber! Sana ne sarf edeceklerini soruyorlar. De ki, sarf edeceğiniz mal ana-baba, akrabalar, yetimler, düşkünler ve yolcular içindir. Yaptığınız her iyiliği Allah bilir.” (Bakara sûresi 215).

Saygısızlık Etmemek ve Kaba ve Kırıcı Davranmamak: İslam ümmetinin ahlaken en önemli özelliği büyüklere saygı göstermek, küçüklere sevmektir. İnsanlar arasında saygıya en layık olanlar, ana-babalarımızdır. Peygamberimiz (Aleyhisselam) ashabına “Size, büyük günahların en büyüğünü bildireyim mi?” diye sordu. Üç defasında da “Evet, bildir Ey Allah’ın Rasulü” diyen

ashab-ı kirama bunların sırasıyla “Allah’a ortak koşmak, ana-babaya karşı gelmek, haksız yere adam öldürmek ve yalan söylemek” olduğunu belirtti. (Buhari)Abdullah b. Amr b. el-As -(Radiyallahu anh) da şöyle demiştir: Peygamberimize bir adam geldi ve “Ey Allah’ın Rasulü, mükâfatını Allah’tan dilemek üzere hicret ve savaş için emrinize girmek istiyorum” dedi. Peygamberimiz “Annen-babandan sağ olan var mı?” diye sordu. Adam “Evet, hatta ikisi de sağdır.” dedi. Peygamberimiz “Sen Allah’tan ecir mi istiyorsun?” diye sordu. Adam “Evet (hicret ve savaşla Allah’tan ecir istiyorum).” dedi. Peygamberimiz “Öyleyse annene ve babana dön de onların gönüllerini al (umduğun mükâfat, onlara hizmet etmektedir).” buyurdu.(Müslim)

Hayattayken Rızalarını Kazanmak: Peygamberimiz “Allah’ın rızası, ana-babanın rızasında; Allah’ın gazabı da ana-babanın kızmasındadır.” (Tirmizi) buyurmuştur.

İyilik yapmada babadan önce gelen annenin durumu da tabi ki böyledir. Peygamberimiz (Aleyhisselam) çok öfkeli bir şekilde üç defa “Burnu yere sürtülsün (yazıklar olsun o kimseye)” dediğinde ashab-ı kiram “Kimdir o, Ey Allah’ın Resulü?” diye sorunca “Ana-babası veya bunlardan birisi yanında ihtiyarladığı halde, cennete giremeyip cehennemi boylayan kimse.” dedi. (Müslim)Dinimiz, anne-baba hakkına o kadar önem vermiştir ki kişinin anne ve babası müşrik dahi olsalar yine onlara iyilikle davranılmasını ve hizmette kusur edilmemesini tavsiye etmiştir. Hz. Ebu Bekir’in kızı Esma -radiyallahu anha- anlatıyor: Annem müşrike olduğu halde (benden bir şey istemek için) geldi. Ben de Peygamberimize “Annem geldi, görüşmek istiyor, onunla görüşeyim mi?” diye sordum. Peygamberimiz “Evet, annen ile görüş.” buyurdu. (Buhari)

ANNE-BABA DUASI MAKBULDÜR

Ana-babanın duâsı makbûldür. Onların hayır duâlarını almaya gayret edilmeli, bedduâlarından da mutlak surette sakınılmalıdır. Resûlullah(Aleyhisselam)şöyle buyurmuşlardır:

“Makbûl olduğunda şüphe bulunmayan üç duâ vardır:

Babanın çocuğuna duâsı; misâfirin duâsı; mazlumun duâsı.” (Ebû Dâvûd,Tirmizî, İbn-i Mâce)

“Babanın oğluna duâsı, peygamberin ümmetine duâsı gibidir.” (Süyûtî)

Annenin duâsı ise babanınkinden daha tesirlidir. Bu yüzden hadîs-i şerîfte zikredilme ihtiyâcı hissedilmemiştir. Bu durumda anne-babaya âsî olmanın büyük günahların başında yer alacağı husûsunda şüphe yoktur.

Rabbimiz bizi Allah’a itaat eden,Anne ve Babasına iyilik ve güzellikle muamele eden kullarından eylesin…

Selam ve Dua İle

Yazdır Paylaş
Diğer Eyyüp Sabri Erdem Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek