CANLAR DEVEÇATAĞINDA BULUŞTU
Göksu ailesinin acı günü
BELEDİYE PERSONEL ALIMI SONA ERDİ
“PROJELERİNİZE TAM DESTEK VERECEĞİZ”
Bu yazı 03 Haziran 2022, Cuma 09:32:22 tarihinde eklendi. 788 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İNSANIN DÜNYA İMTİHANI VE ÖMÜR SERMAYESİ - Eyyüp Sabri Erdem

İNSANIN DÜNYA İMTİHANI VE ÖMÜR SERMAYESİ

 

Âlemlerin Rabbi olan Allah, insanı imtihan etmek için yeryüzüne göndermiş ve ona en büyük nimetlerden biri olan ömür sermayesini vermiştir.

Hz. Abdullah b. Mes’ud (Radiyallahu Anh)’dan nakledildiğine göre Sevgili Peygamberimiz (Aleyhisselam) şöyle buyurmuştur: ″Kıyamet günü Rabbinin yanında beş şeyden hesap sorulmadıkça âdemoğlunun ayağı yerinden kımıldayamaz: Ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden, gençliğini nerede ve nasıl yıprattığından, malını nereden kazandığından, o (malı) nereye harcadığından ve bildikleriyle ne yaptığından.″ (Tirmizî)

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de:

Kıyamet günü mutlaka gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur. Hem de gelmesi pek yakındır. (Muhammed Suresi 18)

O gün adalet terazileri kurulacak ve dünyada yaptığımız her şeyden inceden inceye hesaba çekileceğiz. Yaptığımız zerre kadar iyiliğin de, zerre kadar kötülüğün de karşılığını tastamam göreceğiz.

(Zilzal Sûresi, 7-8)

O gün pişmanlıkların, keşkelerin günüdür. O gün zalimlerin ellerini ısırıp “Keşke Peygamberle beraber aynı yolu tutsaydım. Keşke filancayı dost (ve önder) edinmeseydim.″(Furkan Sûresi 27-28)diyeceği gündür. ″O gün ne mal fayda verir; ne de oğullar. Sadece Allah’a her türlü kötülükten arınmış kalb-i selimle gelenler fayda bulacaktır.″ denileceği gündür. (Şuara Sûresi, 88-89)

Peygamber efendimiz (Aleyhisselam) ölmezden önce hazırlığımızın gerekliliğini, ″Ölmeden önce ölüme hazırlan.″(Hakim)diyerek ne de güzel ifade buyurmuştur. Kıyamet günü nelerden hesaba çekileceğimizi bilirsek, dünya hayatımızdaki  hazırlığımızı buna göre yapabiliriz. Peygamber Efendimiz (Aleyhisselam), kıyamet gününde yapılacak sorgunun nelerden olduğunu haber vererek ümmetini uyarmıştır.

ÖMÜR EN DEĞERLİ SERMAYEMİZDİR

Ömür, Allah’ın insana bahşettiği en değerli sermayedir. Bilindiği üzere dünya hayatındaki ticarette sermaye çok önemlidir. Çünkü hakkıyla ve yerli yerinde kullanılan sermaye, ileride sahibine mutlak surette kazanç getirecektir. Tıpkı bunda olduğu gibi insana imtihan olarak verilen ömür sermayesi de güzel ve Rabbimizin emrettiği yolda kullanılırsa sahibine ahirette en büyük kazancı temin eder ve ebedi saadetine sebep olur.

Bu ölçülerde bakıldığında, insanların kendisiyle ebedî hayatında mutluluk veya mutsuzluğu hak edecekleri ve cennet nimetlerini kazanacakları ömür sermayesine en büyük önemi vermeleri gerekmektedir. Fakat insanların çoğu bu şuurdan yoksundur. Onlar, hayatlarını Allah’ın emirlerini yapmak yasakladıklarından kaçınmak, O’na itaat ve kullukla güzelleştirecekleri yerde, sadece dünyaya ait olan günlük koşuşturmalar ve faydasız işler, uğraşlar içinde heba ederler.

Ömrün uzun olması insan için Allah’ın kuluna çok değerli bir ihsanı ve nimetidir.Bu ihsanı fırsat bilip ahiret sermayesine dönüştürenler olduğu gibi har vurup harman savurarak heba edenler de vardır. Peygamber Efendimize (Aleyhisselam ) insanların en hayırlısı ve en kötüsünün kimler olduğu sorulduğunda, O (Aleyhisselam) şöyle buyurmuştu: ″İnsanların en hayırlısı ömrü uzun, ameli güzel olandır. İnsanların en kötüsü ise ömrü uzun fakat ameli kötü olandır.″ (Tirmizi)

Sevgili Peygamberimiz (Aleyhisselam), kişi için ne kadarlık bir yaşamın uzun ömür sayılacağını da haber vermiş ve şöyle buyurmuştur: ″Allah, altmış yaşına gelip de ecelini geriye bıraktığı bir kimseden artık hiçbir mazeret kabul etmez.″ (Buhârî) İnsan ne kadar yaşarsa yaşasın kıyamet günü(hesap günü) daha uzun yaşamayı temenni edecektir. Rasûlullah (Aleyhisselâm)bu gerçeği şöyle ifade etmiştir: ″Sizden ölen hiç kimse yoktur ki pişman olmasın.″ (Sahabîler): ″Ya Rasûlallah! Pişmanlığının sebebi nedir?″ dediler. ″İyilik yapan bir kimse ise iyiliğini arttırmadığından, kötülük yapan bir kimse ise vazgeçmediğinden dolayı pişman olur.″ (Abdullah bin Mübarek)

GENÇLİK SERMAYESİ ve NİMETİ

Gençlik, ömür sermayesinin en kıymetli zaman dilimidir. Kur’an ve sünnete uygun olarak yaşanan bir gençlik, manevi manada güzelleşir ve ebedîleşir; sahibini ahiret hayatında cennette sonsuz ve hesapsız nimetlere eriştirir. Bunun yanında genç insanın işi hiçte kolay değildir. Çünkü şeytan en çok gençlerle uğraşır.

Gençlerin heyecanı ve duygularının yoğunluğu en üst düzeyde olduğundan dolayı nefsinin ve şeytanın ağına düşmeleri kolay olur. Gençlik enerjisini nefsânî taşkınlıklarda, heva ve hevesin tatmin edilmesinde harcayanlar olduğu gibi; iman, ilim ve cihad meydanlarında ve insanlığa faydalı alanlarda fedakârca kullananlar da vardır. Rabbimizin Kur’an’da kendilerinden övgüyle bahsettiği ″Ashab-ı Kehf″ de böyle gençlerden oluşmuştur. Rabbimiz (Celle Celaluhu), onlardan şöyle bahseder: ″…Şüphesiz onlar Rablerine inanmış genç yiğitlerdi. Biz de onların hidayetlerini arttırmıştık.″

(Kehf Sûresi 13)

ALLAH’IN SEVDİĞİ GENÇ

Peygamber Efendimiz (Aleyhisselam ) bir hadislerinde, ″Allah azze ve celle, gençlik rüzgârına kapılmayan genci beğenir.″ buyurmuştur.(Ahmed ibni Hanbel) Bu hadis-i şerifte ″gençlik rüzgârı″ olarak nitelendirilen ″sabve″ tabiri, gençliğe ait olan nefsânîyet ile ilgili arzu ve eğilimleri ifade eder. Bunca güçlüğe rağmen gençliğini haramlardan kaçınarak ömrünü Allah’a itaat yolunda geçirenler O’nun rızası ve ebedi cennet hayatıyla ödüllendirilirler.

Peygamber Efendimiz (Aleyhisselam), Allah’a itaat ve ibadet büyüyen, ömrünü geçiren gençleri müjdelemiştir.

Buna göre, böyle gençler hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet günü Allah’ın (arşının) gölgesinde gölgelendirilecek yedi sınıftan birisini oluştururlar. (Buhârî)

Rabbimizin emrettiği farz ibadetlerin yanında nâfile ibadetlerle de kendilerini süsleyen gençler, Allah’ın verdiği gençlik sermayesini en güzel bir biçimde değerlendirmiş olurlar. Kıyamet günü en büyük kazanç da onların olacaktır. Rasûlullah (Aleyhisselam) bir defasında, ″Abdullah bin Ömer  iyi bir genç! Keşke bir de gece namazı kılsa!″ buyurmuştu. (Hadisi nakleden) Sâlim (Radiyallahu Anh), Abdullah bin Ömer (Radiyallahu Anh)’ın bundan sonra geceleri pek az uyuduğunu haber vermiştir. (Buhârî)

Gençlerden günah işlememelerini beklemek ve onları işledikleri günahlardan ve yaptıkları hataları yüzünden mahkûm etmek ve dışlamak doğru bir davranış şekli değildir, aksine en doğru davranış şekli, onlara güzellikle ve hayrı, Allah’ın emir ve yasaklarını anlatarak nasihat etmektir. Buradaki en önemli mesele gençlere yapılacak nasihat onları ümitsizliğe sevk etmemeli;  tövbeye, iffetli ve faziletli bir hayata özendirmelidir. Peygamberimizin (Aleyhisselam) gençlere davranış tarzı hepimize örnek olmalıdır. O (Aleyhisselam ) bir defasında, saygısızca kendisinden zina etmek için izin isteyen bir gence güzelce nasihat etmiş, onu ve toplumu ilgilendirecek bir şekilde eğitim vermiş, kızmadan, kırmadan ve güzellikle vazgeçirmiştir. (Ahmed ibni Hanbel) Peygamber efendimiz (Aleyhisselam), ″Allah tövbe eden genci sever.″ (Kenz-ül Umal)buyurmakla, nefsin ve şeytanın günah tuzağına yakalanan gençleri, ümitsizlik çukuruna düşmekten korumuştur.

Dinimiz İslâm’da, olgun davranan, Allah’ın emir ve yasaklarına uyan, sorumluluk bilinciyle hareket eden gençler methedilmiş; hafiflik yapan, nefsine uyan, heva ve hevesi için yaşayan eğlence düşkünü olan ihtiyarlar ise yerilmiştir. Bu hususta Peygamber Efendimiz (Aleyhisselam)“Gençlerinizin hayırlısı ihtiyarlarınıza benzemeye çalışanlar; ihtiyarlarınızın kötüsü de gençlerinize benzemeye çalışanlardır.” buyurmuştur. (Suyuti)

Mülkün hakiki sahibi sadece ve sadece Alemlerin Rabbi olan Allah’tır.

Dünya hayatında bize verilen sahip olduğumuz mal ve evlatlar ise esasında bize fitne; yani imtihan sebebi olarak verilmiş emanetlerdir ve biz bu emanetlerden mutlak surette hesaba çekileceğiz. Hiç şüphesiz bize, malımızı nereden kazanıp nereye harcadığımız sorulacaktır.

DÜNYEVİ KAZANÇTA HELAL HARAM HASSASİYETİ

Peygamberimiz (Aleyhisselam ) bir hadislerinde ileride gelecek bir topluluktan bahsetmiştir. ″İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, kişi malı helâlden mi, haramdan mı aldığına aldırmaz.″(Buhârî)

Peygamber Efendimiz (Aleyhisselam) ″Bizi aldatan bizden değildir.″(Müslim)buyurmuştur, fakat bu emir modern(!!!) zamanlar dediğimiz bu zamanlarda unutulmuş; kişinin karşısındakisini aldatması uyanıklık, dürüstlük ise saflık sayılır olmuştur. Hesabın görüleceği gün malını nereden kazandığının ve nerede harcadığının hesabını vereceği şuuruyla yaşaması gereken Müslüman, etrafındaki yanlış yapanlara uyup günümüzdeki şartlara teslim olmamalı; haram kazançtan şiddetle sakınmalıdır.

Şuurlu olan bir Müslümanın malını nereye harcadığına dikkat etmesi gerekir, onu faydasız yerlere, Rabbimizin haram kıldığı şeylere harcamaması bunun yanında gösteriş, aşırı lüks tutkusuyla israf etmemesi gerekir. Bilâkis mal emanetinin hakkını vermeli; onu zekâtla, sadakayla Allah yolunda infak etmelidir ve O’nun rızasını kazanmalıdır.

Böyle yapanlar, bire yedi yüz kazandıracak en kârlı ticarete yatırım yaptıklarını bilerek sevinmelidirler. (Bakara Sûresi, 261)

Rabbimiz bizleri kendisine itaat eden emir ve yasaklarına uyan ve rızası için hayat süren kullarından eylesin.

Selam ve Dua İle

 

Yazdır Paylaş
Diğer Eyyüp Sabri Erdem Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek