Şeker Gübre depoları 10 Ağustos’ta satış ihalesine çıkıyor
Önce lastik çarptı, sonra otomobil
LÜLEBURGAZ’DA FECİ KAZA
Lüleburgaz’a Arefe günü iki Pazar kurulacak
Bu yazı 03 Haziran 2022, Cuma 09:30:45 tarihinde eklendi. 828 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KOŞUN, ŞENLİK VAR. - HAYRİ AKPINAR

KOŞUN, ŞENLİK VAR.

 

Son bir aydır Lüleburgaz belediyesinin 23 Nisan şenlikleri düzenlemesi ve burada kullanılacak mal ve hizmetlerin alım ihalesi yerel basın ve sosyal medyada çok fazla eleştirildi ve sorgulandı.

         Kısaca hatırlarsak; ne olmuştu,

*Belediye 23 Nisan geleneksel şenlik düzenleme kararı alıp Belediye meclisinden geçirmişti,

*Meclis şenlik düzenleme ve şenlikte kullanılacak mal ve hizmetlerin alımı için ilgili müdürlüğe kararı göndererek yetkilendirmişti.

*Belediye başkan yardımcısına bağlı İlgili müdürlük (Kültür ve sosyal işler müdürlüğü) Programı yaparak, şenliklerde kullanılacak mal ve hizmet listesini hazırlayıp EKAP (Elektronik kamu alımları platformu) üzerinden İLGİLİ ŞARTNAME ile  ihaleye çıkmıştı.

*(şartnamenin içeriğine ve fiyatlandırmaya hiç girmeyeceğim, o konuda gerekli teknik bilgileri Gazeteci Mahir Altan ve kendisi aynı zaman Avukat olan ve bu tür organizasyonlarda tecrübeli Gazeteci Mesut Sarıoğlu zaten yapıyor. Doğrusu/yanlışı zamanla anlaşılacaktır.) İhaleye ilan süresi içinde 2 adet firma katılım kaydı yaptırmış. Ancak bir tanesi ihaleye teklif vermiş ve ihale o firmada kaldı. Buraya kadar Kanuni olarak ve şeklen herhangi bir sorun yok,  Ancak bir işin yasalara şeklen uygun olması, Kamu vicdanı ve ahlaken doğru olduğu anlamına gelmez.

İhaleyi tek firma ile yapmak ve onun verdiği teklifi kabul etmek vicdanen ne kadar doğrudur?, İhaleyi kimseye vermeden iptal edip,  kendi imkanları ile ilgili müdürlüğün mal ve hizmet listesi tekrar revize edilerek şenlikleri düzenlemek, Kamu kaynaklarını çarçur etmeden yapmak daha doğrusu değil miydi? Acelecilik ve telaşı anlamak mümkün değil.

Benim asıl ilgilendiğim konu bu tartışmalı sürecin belediyece nasıl yönetildiği konusu. Olay basına yansıyınca AK parti meclis üyeleri temsil ettikleri halk adına muhalefet görevi gereği Belediyeden soru ile açıklama istemiş ve Belediye  kendince  bir izahat yapıyor. Ancak tamda burada hakikaten yönetim zafiyeti ve Takım olamama beceriksizliği ortaya çıkıyor. Açıklamanın 6. Maddesi ilk paragrafı “Belediye Başkanımız ihalelerin işleyişine hiçbir şekilde müdahale etmemektedir.  İhalelerin yapılması ve gerçekleşmesi süreçleri yasalarla çok net belirtildiği gibi seçilmişlerin değil, atanmışların işidir. Şeklinde. Bu cümleyi nasıl okursanız okuyun baştan aşağı sıfır.

Peki soralım o zaman;

1-Bu açıklama Belediye başkanını aklama ve koruma açıklaması mıdır? Başkanın korunmaya veya aklanmaya ihtiyacımı vardır ki?

2-Kim atanmış kim seçilmiştir? Bir gazeteci arkadaşa güya bu konuda izahat yapılmış “Atanmıştan kasıt devlet memurlarıdır, yani harcama yetkilisi ve ihale yetkilileri” diye. Söyler misiniz? Harcama yetkilisi ve ihale yetkilileri memur arkadaşlar ise; sizlere gerek var mıdır? Üstelik bu açıklama ile bu cümleniz örtüştüğünde memur arkadaşları zan altına sokmuş olmuyor musunuz, Bu memur arkadaşlardan bundan sonra sağlıklı hizmet nasıl alacaksınız?

3-İhale şartnamesinin altında memur arkadaşlardan başka, Başkan veya hangi başkan yardımcısının ismi ve “olur” imzası vardır? Bu oluru sizlerden almadan memur arkadaşlar ihaleye çıkabilir mi?

4-Belediye meclis üyeleri, meclis üyeliği görevi için seçilir, ancak “5393 sayılı Belediye Kanununu "Norm kadro ve personel istihdamı" başlıklı 49 uncu maddesinin 7 inci fıkrasında ise "Norm kadrosunda belediye başkan yardımcısı bulunan belediyelerde norm kadro sayısına bağlı kalınmaksızın; belediye başkanı,…….belediye meclis üyesini belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirebilir.” der. Yani başkan yardımcılığı seçimi yapılmaz başkan çalışmak istediği meclis üyesi arkadaşı o göreve atar. Kısaca başkan yardımcıları seçilmişler içinden atanmıştır.

Bu ihale işinde sanırım en masum Meclis üyesi arkadaşlarımız ama halka izahat yapmak zorunda kalanlarda yine onlar. Sanki ortada çok afaki bir yolsuzluk varmış gibi her yetkili gizli santrafor rolüne bürünerek neden topu bir yerlere atmakta? Her şey yasalara uygun ise İl ve ilçe başkanları neden çıkıp kamuoyuna görevli ve yetkililerin arkasında duracak destek verecek açıklama yapmamaktadır? İktidara yürümek ve iktidar olmak iddiasındaki CHP’sinin teşkilatlarının çalışma disiplini, düzeni ve takım ruhu bu mu olmalıdır. Neden halkın aklına yönetim içi çekişmeler varmış fikrini engelleyecek birlikteliği gösteremiyorsunuz?

Eğer gerekli toparlanma ve birlik bağınızı halka gösteremezseniz önce 1 vekillik, sonra belediye başkanlığının kaybedilmesine sebep olabilirsiniz ve bunun hesabını halka zor verirsiniz. Benden söylemesi. Koşmayı da bırakın Şenlik bitti..

-

Yazdır Paylaş
Diğer HAYRİ AKPINAR Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek