Şeker Gübre depoları 10 Ağustos’ta satış ihalesine çıkıyor
Önce lastik çarptı, sonra otomobil
LÜLEBURGAZ’DA FECİ KAZA
Lüleburgaz’a Arefe günü iki Pazar kurulacak
Bu yazı 25 Mayıs 2022, Çarşamba 09:19:10 tarihinde eklendi. 298 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

LİDERLİK YOLCULUĞU “Vizyon, görülemez olan şeyleri görme sanatıdır…” Jonathan Swift - Burcu Çalışkan

LİDERLİK YOLCULUĞU  “Vizyon, görülemez olan şeyleri görme sanatıdır…” Jonathan Swift

 

Hayat işte! Bir anda bakarız binanın en tepesindeyiz, en iyi seviyede, en güzel şartlarda… Belki hayatta düşlediğimiz her şeye sahip olmuşuzdur, belki gelecek günlerden çok ama çok daha büyük getirileri, kazançları, görevleri, pozisyonları, teklifleri beklemekteyizdir. Ve işte aniden bir şey oluverir. Zaman gelir, elimizden alınır. Evet, koşullar birden öylesine değişir ki o bizi dünyanın en tepesine koyuveren işimizi kaybedebiliriz… Evet, koşullar öylesine gelişir ki o bizi “diğerlerine” tepeden baktıran paramızı, malımızı ve hatta itibarımızı da kaybedebiliriz…

İşte ben bugün bu yazımda sizlerle birlikte bir lider veya bir lider ruh bu durumlara nasıl yaklaşır ve ne yapar diye bir bakalım istiyorum… Hepimiz yıkılırız değil mi bu gibi durumlarda? Hatta biteriz, hatta mahvoluruz, hatta hayatımızın anlamı da, amacı da kalmamış olur… Peki gerçek böyle midir?

Bir lider kaç kez yerle bir olmuştur? Kaç kez o kaldırılmayacak sınavlardan geçmeyi bilmiştir? Kaç kez vazgeçmeden ve yeniden ve yeniden denemeyi seçmiştir? Yanındakiler belki artık gemiyi çoktan terk etmişken o “yeni bir gemi yapıp da” kaç kez tek başına da olsa sadece gitmek istediği limana odaklanarak yeniden yollara çıkmıştır? Kimsenin içinde tek bir umut, tek bir inanç kırıntısı kalmamışken o ısrarla yürümeye, gerekirse çamura batmaya, gerekirse karanlık gecelerden geçmeye hazır beklemiştir ve bunu gerçekleştirmiştir?

İşte liderlik yolculuğu böyle bir yoldur… Birçoğumuz sadece uzaktan sonuca göre karar veririz. Oysaki sonuç, yani liderlerin bugün gördüğümüz özgüvenleri, belki sakin yaklaşımları, belki korkusuz duruşları, belki ışık saçan fikirleri işte o binlerce kez yaşadıkları düşüşlere, yıkılışlara, kaybedişlere, kayboluşlara bağlıdır…

Şimdi şuradan başlayalım, bir karıncayı ele alalım, hayatta “sahip olduğu tek şey” yuvası ve bir de canıdır değil mi? Yuvası bozulduğunda hayatının anlamı da biter mi? Karınca olarak yaratılmış olmasından vazgeçer mi? “Yapacak neyi vardır?” diyeceksiniz o canım yuvasından başka…

Yeniden başlar, evet yeniden başlar… Hayatta hiçbir şeyin sahibi olmadığımızı bize yeniden ve yeniden öğretir. Evet o küçücük karınca sahip olduğu en değerli varlığı, yani yuvası bozulduğunda gider yeni bir yuva yapar. Her ne kadar zor olsa da her ne kadar uzun sürse de bunu yeniden yapar… Bizler ne yaparız? Hayatta bizim zannettiklerimiz bizden alındığında ne yaparız? Bir evi kaybettiğimizde, bir miktar parayı kaybettiğimizde, bir şirketi kaybettiğimizde, bir pozisyonu kaybettiğimizde ne yaparız?

Unuturuz… Her şeyi o noktaya “bizim” getirdiğimizi, yani o giden paranın da, şirketin de, pozisyonun da kaynağında bizim olduğumuzu ve onları “bizim” yaptığımızı unuturuz. Yani yeniden yapabilecek güce de sahip olduğumuzu unuturuz. Yani o gidenler bize öylesine sahip olmuş olur ki hayatımızı da kendileri ile götürecek gücü vermekteyizdir onlara… Hayata tutunduğumuz noktalar olurlar, bankada bir hesap olması ve olmaması benim bugün burada dağ gibi duran bir “Burcu” olmamı ve bununla yapabileceklerime engel midir? Bir veya birkaç tane evimin olması veya olmaması, başkalarının takdir ettiği bir işe sahip olmam veya olmamam, bugün hayata katabileceğim potansiyellerin önüne geçebilecek bir durum mudur?

İşte bu yüzden liderler yıkılmazlar, kaybetmezler. Onlar bilirler ki gidenler, yerlerine daha büyükleri geleceği içindir. Hayat onlara daha iyilerini, daha farklılarını, daha başkalarını yapmalarını istediğini göstermektedir. Hayat onlara seslenmektedir; artık bu “yuva” değişmeli, sen yeniden kendi yuvanı inşa etmelisin, sen yeniden bu parayı farklı şekilde sana gelecek olan tüm bolluklar için kendine çekebilmelisin. Daha yakından bakmalısın. Daha farklı yolları bulmak için kapanan taraflara değil, sana açılan diğer yönlere gitmelisin.

Bugün bu yazımda bana eşlik eden sen, hayatta ne ile kendini sınırlandırmalısın? Elinden alınanlar gitti, bitti, geçti… Bugün sen onlardan çok daha iyilerini bu dünyaya kazandırmak üzere bu dünyadasın… Peki bunu görmeye, buna gönül vermeye, buna  hazır mısın?

Sevgiyle kalın…

Yazdır Paylaş
Diğer Burcu Çalışkan Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek