Kurbanlıklar satışa çıktı
Karabirgül ailesinin mutlu  günü
İlknur’un katilinin yargılanmasına başlandı
Başpehlivan, Cengizhan Şimşek oldu
Bu yazı 28 Nisan 2022, Perşembe 09:19:57 tarihinde eklendi. 502 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ELVEDA MÜBAREK AY RAMAZAN - Eyyüp Sabri Erdem

ELVEDA MÜBAREK AY RAMAZAN

 

Gelişin bize sevinç,neşe ve  ümit vermişti; Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem)”Ey insanlar! Size büyük bir ay belirmiştir. Bu ay, mübarek bir aydır. İçinde bin aydan daha hayırlı olan bir gecenin bulunduğu bir aydır. Allah bu ayda oruç tutmayı farz kıldı ve gecesini de nafile ibadetlerle değerlendirmenizi istemiştir.

Kim bu ayda hayırlı bir hasletle / özellikle Allah’a yaklaşırsa (o hasleti vesile kılarsa), bu ayın dışında farzı yerine getiren kişi gibi olur. Kim bu ayda bir farzı yerine getirirse, bu ayın dışında yetmiş farzı yerine getirmiş kimse gibi olur.

Bu ay sabır ayıdır. Sabrın sevabı ise, cennettir. Bu ay, hayır ve iyilik ayıdır, müminin rızkının arttığı bir aydır.

Kim bu ayda bir oruçluyu iftar ettirirse, bu onun günahlarının affına, cehennem ateşinden kurtuluşuna vesile olur ve oruçlunun sevabında hiçbir azalma olmaksızın aynısı onun için de olur. 

(Sahabiler) dediler ki: 

- Hepimiz oruçluya iftar ettirecek bir şeyler bulamayabiliriz? 

Aleyhissalatü vesselam Efendimiz buyurdu ki: 

- Allah, bu sevabı, oruçluyu bir hurma ile veya bir yudum su ile ya da bir yudum süt ile iftar ettiren kimse için de verecektir.

Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluştur.

Kim kölesinin / hizmetçisinin yükünü hafifletirse, Allah da onu cehennemden azat eder.

Bu ayda dört hasleti çoğaltın: Bunlardan iki tanesiyle Rabbinizi razı edersiniz, iki tanesine de ihtiyacınız vardır. 

Rabbinizi razı edeceğiniz iki haslet: Allah’tan başka ilah olmadığına şahitlik etmeniz ve ondan af dilemeniz (istiğfar etmeniz)dir. 

Hep muhtaç olduğunuz iki haslet ise, Allah’tan cenneti istersiniz ve cehennemden O’na sığınırsınız.

Kim bu ayda bir oruçluyu doyurursa, Allah da ona benim havzımdan bir yudum içirir ki, artık o, cennete girinceye kadar bir daha susamaz." (Beyhaki, Kenzu'l-Ummal) buyurduğu rahmet ve mağfiret ayına veda ediyoruz.Gelişin nasıl içimize huzur ve mutluluk verdi ise, gidişi de içimize hüzün ve burukluk verdi. Zaman anlayışımızı dengeleyen ve acziyetimizi ortaya koyan iftarları, teravihleri,sahurlarıyla bereket getiren mübarek günlere tekrar ulaşmak için bir yıl bekleyeceğiz

Bir aya yakın bir zaman önce  bizlere misafir olan, gündüzlerimizi oruçla ve gecelerimizi teravih ve diğer nafile ibadetler ile,manevi bir huzurla dolduran on bir sayın sultanı Ramazan ayını büyük bir hüzün ve mağfiret olunma umuduyla uğurluyoruz.

Dünyada her misafirliğin bir sonu olduğu gibi bu kıymetli ve mübarek aydan da ayrılma vakti geldi. Gelişini sevinç ve neşeyle karşılamıştık. Ayrılışında da içimizi hüzün kapladı. Kur’an-ı Kerimde orucun sayılı günler olduğu ifade edilir. “Ey İnananlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye, size sayılı günlerde farz kılındı”(Bakara Sûresi 184). Sayılı günler çok çabuk ve hızlıca geçip gitti. İftarlarıyla,teravihleriyle ve sahurlarıyla bereket getiren bu mübarek günlere tekrar ulaşmak için bir yılın geçmesini bekleyeceğiz.

Kimlerin önümüzdeki ramazan ayına erişeceğini bilemiyoruz. Ne mutlu bu mübarek zaman dilimini Allah’a kulluk ve ibadetle,günahlardan uzaklaşarak ona yakın olarak yaşayabilenlere! Ne mutlu bu mübarek zaman dilimi olan ramazan ayının hakkını verebilenlere!

Ramazan ayının dolayısıyla bizlere bu ayı rahmete ve mağfirete ve cehennemden azad olmaya vesile kılan Rabbimizin bizden razı olmasını ve bu ayın bu haliyle aramızdan ayrılmış olmasını temenni ediyoruz. Kıldığımız beş vakit namaz ve akşamları kıldığımız teravihler, okuduğumuz ve dinlediğimiz Kur’an-ı Kerim hatimleri, bu ayda verdiğimiz zekâtlar, fitreler ve sadakalar Allah’ın razısının kazanılmasına vesile olacak şekilde makbul olduysa ramazan ayı bizim için büyük bir kazanımdır.

Yaşadığımız dünya hayatı bize uzun gibi görünse de ebedi-sonsuz hayatla kıyaslandığında göz açıp kapayıncaya kadar geçen zaman gibidir. Rabbimiz dünya hayatını Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade buyuruyor: “Bilin ki dünya hayatı, bir oyun, bir eğlence, bir gösteriş, aranızda bir övünme, mal ve evlâtta bir çokluk yarışından ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibi ki bitirdikleri çiftçileri imrendirir, sonra kurumaya yüz tutar, bir de bakarsın ki sararmıştır, ardından da çerçöp haline gelmiştir. Ahirette ise ya çetin bir azap yahut Allah’ın bağışlaması ve hoşnutluğu vardır. Dünya hayatı sadece aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir” (Hadid suresi ayet 20).

Ramazan ayını uğurlarken neleri kazandığımızın ya da neleri kaybettiğimizin öncelikle bir muhasebesini yapmamız gerekmektedir.Ramazan ayı insan için dünya ve ahiret hayırlarının dolayısıyla ahiret hayatının kazanılma zamanıdır

Ramazan ayının bereketinden istifade etmenin yollarından biri de ve belki de en önemlisi elimize, dilimize,bütün azalarımıza ve bütün benliğimize sahip olarak oruç tutmaktır. Böyle bir oruç hem bedenimizi hemde ruhumuzu olgunlaştırmakta ve kemale erdirmektedir. Ramazan ayı insan için manevi hayatında bir milat bir başlangıç olmalıdır.Bu ayda vücudumuzun her azasına oruç tutturmak suretiyle yanlışa sürüklenmekten kendimizi alıkoymaya çalıştık,bu durumu hayat boyu sürdürerek, Allah’ın emrettiği şeyleri yerine getirmeli, yasakladığı şeylerden de kaçınmalıyız.

Ramazan ayı Kur’an- Kerim’in nazil olmaya başladığı aydır Kur’an, bu inişin ramazanın Kadir Gecesi'ne rastladığını bize Kadir Suresi'nde bildiriyor. Ve bu inişin büyüklüğüne dikkat çekmek için olacak ki, Kadir Gecesi'ni ‘‘bin aydan daha hayırlı’’ olarak nitelendiriyor..

Bu ayda ve senenin  diğer zaman dilimlerinde okumadığımız kadar Kuran okuma, onu anlamaya çalışma,onunla buluşma ve onunla amel etme imkanımız oldu. Bu buluşma bir yıla netice itibarıyla bir ömüre aktarılmalıdır. Çünkü Kur’an-ı Kerim okuyan kişiye sevap getirmekle beraber, gönüllere şifa veren, inananları rahmete kavuşturan, hidayet rehberi ve nurdur Rabbimiz “Kendisinde hiçbir şüphe olmayan bu kitap muttakiler için hidayet rehberidir, onlara doğru yolu gösterip hidayete erdirir.”(Bakara sûresi 2)buyurmuştur . Kuran son ilahi mesajdır. Kıyamete kadar gelecek olan insanlara Allah’ın bir lutfu ve rahmetidir. Bu lütuftan ve rahmetten istifade etmek ise elimizin altında bulunan,rahatlıkla ulaşabildiğimiz ve bize bu zamana kadar hiçbir harfi değişmeden gelen Kur’an-ı Kerimi okumak, anlamak ve hayatımıza aktarmaktan geçmektedir.

Ramazan ayı ibadet ayıdır, Alemlerin Rabbi olan Allah’a yakın olma ayıdır.

Cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı, şeytanların bağlandığı bir huzur dönemidir.Peygamber efendimiz(Aleyhisselam)"Ramazanın ilk gecesi olduğu zaman, cehennem kapıları kapanır, onun hiçbir kapısı açılmaz. Cennet kapıları açılır, o kapılardan hiçbiri kapanmaz. Bir seslenici şöyle seslenir: 'Ey hayır isteyen gel, koş! Ey şer isteyen, (kötülüklere karşı) kendini tut!' O ayda Allah'ın cehennemden azatlıları vardır. Bu, ramazan bitinceye dek her gece tekrarlanır." (Tirmizi)

Ramazan takvanın, şükrün ve Allah’a kulluk yollarının öğretildiği, irade eğitiminin verildiği, bir aylık yoğun program uygulayan bir okuldur. Oruç, bir nefis terbiyesidir.

Kendimizi Ramazan ayının son günlerinde hesaba çekelim nefis terbiyemiz açısından kendimizi Ramazan öncesinden daha iyi bir duruma getirebildik mi.Oruç ibadeti bize, yaratılanlara karşı sevgi, şefkat ve merhametli insan olmayı öğreten bir ibadettir. Hayatımızın her safhasında olması gereken sevgi, şefkat ve merhamet, yumuşaklık,iyi niyet, samimiyet,dostluk,vefalı olmak…acaba her anımızda yeterince yer alabiliyor mu?

Kalan ömrümüz boyunca kaç Ramazan geçireceğimizi bilemeyen bizler için son teravih namazı, son sahur, son iftar buruk bir hüzne dönüşüyor ve bu duygularla veda ediyoruz. Bir taraftan günahlardan arınmış, korunmuş,bol ecir ve manevi mükafatlar kazanmış olma ümidi, diğer taraftan bir sonraki Ramazan’a kavuşamama endişesi ile vedalaşıyoruz.

Bizi Ramazana kavuşturan ve bizlere oruç tutmayı nasib eden  Rabbimize hamd-ü senada bulunuyor, O’nun Sevgili Peygamberi Efendimiz’e salat ve selam ediyoruz. Yüce Allah tuttuğumuz oruçlarımızı, kıldığımız namazlarımızı, verdiğimiz zekatlarımızı, sadakalarımızı, hayır ve hasenatımızı kabul eylesin. Bir sene sonraki Ramazan ayına sağlık, sıhhat,af, afiyet ve affedilmiş olarak bizleri kavuştursun.

……

 

Elveda Ey Şehr-i Ramazan ...

 

Hoş geldin Sefa geldin sefâlar getirdin iyi ki geldin iyilikler güzellikler ve rahmetle geldin diye methiyeler okumuştuk;

 

Sevmiştik seni Ey şehri ey ramazan,evimize,ailemize,beldemize,vatanımıza ve dünyamıza bereketler getirdin...

 

Şimdi gidiyorsun, onbir ay sonra gelmek  üzere…

Alışmıştık sana, ilk sahura kalkışla başlayan tatlı heyecanına

 

Okuduğumuz Kur’anlarımız  ve mukabelelerimiz ile tekbirler ve Alemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamber efendimiz için okuduğumuz salat-u selam eşliğinde teravih namazlarınla devam eden tatlı ve bereketli telaşlar bitmek üzere, şimdilerde gitmeye hazırlanan  aziz misafir rahmet ayı,mağfiret ayı merhamet olunma affedilme ayı ey şehr-i Ramazan.

 

Gidiyor, onbir ay sonra gelmek üzere…

 

“Hüzünle birlikte elveda demek zamanı geldi çattı “Ey Mübarek Kur’an ayı, muttakilere gufran ayı, Müminlere ihsan ayı, Mübarek ay elveda...

 

Gündüzlerin rahmet idi, Gecelerin nimet idi, Âşıklara vuslat idi kavuşma idi, Mübarek ay elveda...

 

 Hakkıyla kadrini kıymetini bilemedik, Pek çok  eksiklikler, kusurlar eyledik, Nâdim olup pişman olup tövbe ettik, Mübarek ay elveda....

Affet bizi Allahım,bize merhamet et, rahmet ve mağfiret ayı olan ramazanlara kavuşmayı nasib eyle.

Amin Amin Amin Ya Rabb-el Alemin

Yazdır Paylaş
Diğer Eyyüp Sabri Erdem Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek