Şeker Gübre depoları 10 Ağustos’ta satış ihalesine çıkıyor
Önce lastik çarptı, sonra otomobil
LÜLEBURGAZ’DA FECİ KAZA
Lüleburgaz’a Arefe günü iki Pazar kurulacak
Bu yazı 27 Nisan 2022, Çarşamba 09:34:47 tarihinde eklendi. 474 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

NEZAKET İÇİNDE H A Y I R DİYEBİLMEK - Burcu Çalışkan

NEZAKET İÇİNDE H A Y I R DİYEBİLMEK

 

“Başkalarına evet dediğinizde, kendinize hayır demediğinizden emin olun”  Paulo Coelho.

Çocukken oyuncağımızı paylaşmak istemediğimizde, aile büyüklerimiz “hayır” demenin kötü bir şey olduğunu söylediler.. Eleştirildik, yargılandık, hatta belki cezalandırıldık. Kendi tercihlerimizi ifade etmenin ayıp olduğunu, kaba olduğunu, uygunsuz olduğunu, bencilliği çağrıştırdığını öğrendik. Kibarlık, iyi olmak, sevilebilir olmak için uygun kelime “evet”miş, öğrendik. Bu çarpıtılmış inanç kalıbının üstüne kurduk kendi öz değerimizi ve ilişkilerimizi.

Büyürken empati kurmayı öğrendik. Şimdi çarpık inanç kalıplarının üstüne empati becerimiz de bize engel oluyor çoğu zaman. Hayır denilen olmayı sevmediğimizden hayır diyemiyoruz. Karşı tarafı reddetmenin o çok değerli bağlarımıza zarar verme ihtimalinden kaygılanabiliyoruz. Aramızda sorun olmasın, kimse darılmasın, bozulmasın, küsmesin diye hayır diyemiyoruz. Kendine ihanet, kendi gerçeğini ve sınırlarını yok sayma, sevilebilir olmak için ödediğimiz bedele dönüşüyor. Değer mi? Eğer bedeninde dayanılmaz bir gerginlik ve huzursuzluk hissediyorsan sor kendine, değer mi? Kendini soktuğun durumdan bir an önce kurtarmaya çalışıyorsan, değer mi? Bahaneler üretmene, hatta yalan söylemene sebep oluyorsa, değer mi? Nelerden vazgeçiyorsun sevgi, kabul, onay ve aidiyet uğruna?

Hayır demeyi öğrenmek gerek.

Suçlu hissetmeden.

Özür dilemeden.

Açıklama yapmadan.

Yalan söylemeden.

Bahane üretmeden.

Ertelemeden.

Oyalamadan.

“Bakarız” demeden.

Nezaket içinde H A Y I R diyebiliriz.

Net, özgüvenli, kendini seçen kişi olmak kulağa nefis geliyor. Hepimiz temelde bu özelliklere sahip olmak istiyoruz, ancak sosyal kaygılarımız işte, evde, arkadaşlıklarımızda bizi “manipüle” ediyor.

Kendini seçen olma yolunda faydalı olacağını düşündüğüm bazı ipuçları paylaşmak istiyorum: Her şeye yetişemem. Bu gerçeği kabul ederek başlayabilirim. Benim de bir günde 24 saatim var ve bunun bir kısmını hijyen, uyku gibi standart şeylere harcıyorum. Kalan zamanımı nasıl yöneteceğimi ben seçebilirim. Bana keyif veren, değerlerimle örtüşen, besleyici seçimler.

Önceliklerimi belirleyebilirim. Neyin önemli, neyin acil, neyin delege edilebilir olduğunu fark etmek ve ona göre kara vermek de kendini seçmek adına önemli bir adım olur. Herkesi memnun edemem. Ne dersem diyeyim, ne yaparsam yapayım sorun yaşayabileceğim durumlar, kişiler olacak. Bari sorunum kendimle olmasın.

Bilinçli bir farkındalık eşlik etsin seçimlerinize, sözlerinize. Baskı altındayken yanıt vermeyin. Kendinizle temasa geçin. Derin birkaç nefes sizi size bağlar. Çok da zor değil, yeter ki hatırlayın.

Sevgiyle kalın…

Yazdır Paylaş
Diğer Burcu Çalışkan Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek