Şeker Gübre depoları 10 Ağustos’ta satış ihalesine çıkıyor
Önce lastik çarptı, sonra otomobil
LÜLEBURGAZ’DA FECİ KAZA
Lüleburgaz’a Arefe günü iki Pazar kurulacak
Bu yazı 20 Nisan 2022, Çarşamba 09:24:49 tarihinde eklendi. 687 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BALKANLAR VE ESKİ YUGOSLAVYA (2) - Metin ATLI

BALKANLAR VE ESKİ YUGOSLAVYA (2)

 

           Tito Yugoslavya’yı 37 yıl yönetti. Ülkesini parçalamak isteyenler milliyetçiliği kullanacaktı, bunu biliyordu. “Sen Sırp’sın, sen Hırvat’sın, sen Boşnak’sın sen Makedon’ sun”  deyip böleceklerdi. O yüzden bu tür milliyetçilik yapanların hepsinin tepesine bindi. Okullarda “Yugoslavya halkı tektir, Slav’dır” diye öğretildi. “Siz kardeşsiniz” denildi. Ama olmadı.

         Çocuğunu sevmek iyidir. Ama çok sevip diğer çocukları düşman görürsen bu problemdir. Dinini sevebilirsin. Ama diğer tüm mezhepleri ve dinleri düşman görürsen bu problemdir. Ülkeni sevmek iyidir. Ama diğer tüm milletleri düşman görürsen bu problemdir. Kendine ve ülkene zarar verirsin. Başkası da gelir bunu kullanır. Yugoslavya’da da böyle oldu. 1980 senesinde Tito öldü. Ölmeden önce ‘Yugoslavya cam bir fanus gibidir, benim nefesimle ayakta kalıyor, o nefes son bulunca paramparça olacaktır’ dedi. Bunu Makedonya’da Z kuşağı genç bir Makedon rehber söyledi. “Biz gençlerin arasında bu söz çok popüler” dedi. “Biz güçlü bir ülkeymişiz, bizi bölmüşler” dedi. “Sizin yaş kuşağı bunu anlamamış sen Sırp’sın, sen Boşnak’sın deyip birbirlerini yemişler, oyuna gelmişler” dedi. Yani bizim kuşağa da biraz giydirdi. Haklıydı.

           Tito öldükten sonra Sırp milliyetçisi Miloseviç Yugoslavya Devlet Başkanı oldu. Aşırı Sırp milliyetçisiydi. Büyük Sırbistan kurma hayali vardı.” Yugoslavya’nın ana milleti Sırplar”dır” diyordu. “Hırvatlar, Bosnalılar, Hersekliler, Slovenler, Arnavutlar, Makedonlar” bu ülkede azınlıktır diyordu. Ülkeyi Sırplar yönetmeli diyordu. Tam da Yugoslavya’yı bölmek isteyen Amerika ve Avrupa ülkelerinin arayıp ta bulamadığı bir adamdı. Miloseviç’e verdiler gazı. O da diğer halkları ezdi. Sırplar’la bu halklar arasında gerginlik ve düşmanlık oluştu.

           Bu sefer NATO Slovenlere, Hırvatlara ve Bosna Herseklilere gitti. “Bu Sırplar sizi adam yerine koymuyor” dedi. ”Sizi eziyorlar” dedi. “Ayrılın, bağımsız bir devlet kurun” dedi. “Biz sizin arkanızdayız” dedi. Bu 3 halk Sırp baskısından bunalmıştı. Tamam dediler. Önce Slovenya, sonra Hırvatistan sonra, Bosna Hersek arka arkaya bağımsızlığını ilan etti. Sırplar Hırvatlara ve Bosna Hersek’e saldırdı. Slovenler Hırvatistan’ın arka tarafında kalmıştı. Sırbistan’ın Slovenya ile komşuluğu kalmamıştı. Onlara saldıramadılar. Bosna Hersek uzun bir kelime olduğu için onlara Boşnak diyelim. Aslında Boşnaklar Müslümanlığı kabul etmiş Bosna Hersekliler’dir ama biz kısaca Boşnak diyelim.

           Hırvatistan’da Dubrovnik diye ortaçağdan kalma bir şehir var. Sırplar burasını yerle bir etmişler. Yalnızca 5 bina ayakta kalmış. Tepelerden keskin nişancılar ateş ederek çok Hırvat sivil öldürmüşler. Aynısını Boşnaklara yapmışlar. Saraybosna Bosna Hersek devletinin başkentidir. Burayı da top ateşinle yakıp yıkmışlar. Buraları dağlıktır. Tepelere Sırp keskin nişancılar koymuşlar. Sokağa çıkanları tek tek vurmuşlar. Çoluk çocuk, yaşlı demeden keyfine göre insan öldürmüşler. Bugün Saraybosna’da bu şekilde öldürülenlerin olduğu yerlere kırmızı boya ile kan resmi yapmışlar. Bunlara “Saraybosna’nın kırmızı gülleri” diyorlar. Yolda yürürken bunları görüyorsun. “Burada kim bilir kim öldürüldü” diye düşünüyorsun.

           Tüm bunlar olurken koskoca Avrupa, Amerika, NATO  kimse kılını bile kıpırdatmadı. Olanları zevkle seyrettiler. Çünkü birbirlerini öldürsünler, parçalansınlar diye baktılar. Sonra Boşnaklar’ın lideri İzzetbegoviç’e gittiler. Sana bir anlaşma metni hazırladık dediler. Bosna Hersek 3 eyalete ayrılacak, Sırp, Boşnak ve Hırvat bölgeleri olacak. Bunlar ayrı birer eyalet olacak. Hepsinin birer devlet başkanı olacak, ülkeyi sırayla yönetecekler dediler. İzzetbegoviç bunu kabul etmedi. Sen bilirsin dediler. Sırplar’n Boşnakları öldürmesini seyrederek beklediler. Sonunda İzzetbegoviç katliama daha fazla dayanamadı ve mecbur kabul etti. Şu an hala Bosna Hersek’i bu 3 ayrı etnik grubun başkanları 8 ay arayla dönüşümlü olarak yönetmektedir.

             Arkasından NATO heyeti Sırbistan’a gitti. Bir otelde toplantı yaptılar. Sırplar’a “tamam artık Yugoslavya’yı böldük. Siz bundan sonra küçük bir Sırbistan olarak kalacaksınız, katliamı durdurun” dediler. Büyük Sırbistan hayaliyle yola çıkan Sırplar küçücük bir ülke olmayı kabul etmedi. Sen bilirsin dediler. Bir sabah NATO uçakları Belgrad’ ta bazı binaları bombaladı. O binalar hala yıkılmış halde duruyor. İbret olsun istiyorlar. Sırplar olayın ciddiyetini anladılar. Ama iş işten geçti. Mecbur imzayı attılar ve savaş bitti.

           Bitti mi. Hayır. Haftaya Srebrenitsa katliamını anlatacağız. Kosova’yı anlatacağız. Üsküp’ü anlatacağız. Bizi nasıl bölmek istiyorlar onu anlatacağız. Haftaya kaldığımız yerden devam.

                               

 

           

        

                

          

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek