Şeker Gübre depoları 10 Ağustos’ta satış ihalesine çıkıyor
Önce lastik çarptı, sonra otomobil
LÜLEBURGAZ’DA FECİ KAZA
Lüleburgaz’a Arefe günü iki Pazar kurulacak
Bu yazı 13 Nisan 2022, Çarşamba 09:21:56 tarihinde eklendi. 619 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BALKANLAR VE ESKİ YUGOSLAVYA (1) - Metin ATLI

BALKANLAR VE ESKİ YUGOSLAVYA (1)

 

                                            BALKANLAR VE ESKİ YUGOSLAVYA (1)

            Balkanlar. 100 yıldır çok acılar çekmiş, savaşlar görmüş, katliamlara uğramış bir halk. Osmanlı’nın 539 yıl yönettiği topraklar. Trakyalı olarak çoğumuzun dedelerinin göç ettiği bir coğrafya. Geçen hafta eşimle beraber büyük balkan turuna katıldık. 9 balkan ülkesini gezdik. Orada yaşananların izlerini gördük. Ne gördük, ne duyduk, neler hissettik bugünkü yazı dizimizde bunları anlatacağız. Bunları yazarken büyük abilerin buralarda oynadığı oyunları anlatacağız. Aynı duruma düşmemek için çıkaracağımız dersleri anlatacağız. Özellikle eski Yugoslavya’yı anlatacağız. Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan’ı  biraz es geçeceğiz. Biraz tarihi bilgimizi, biraz siyasi bilgimizi, biraz hayat tecrübemizi, biraz tur rehberinin anlattıklarını, biraz gördüklerimizi ortaya koyacağız. Kendi tarzımızla basit anlatacağız.

              Osmanlı bu toprakları fethettikten sonra Karaman Türklerini bu bölgeye yerleştirdi. Bu nedenle balkan göçmenlerinin çoğunun kökeni Karaman Türk’leridir. Fransız Devrimi’nden sonra tüm dünyada bir milliyetçilik akımı oldu. Balkanlarda ki  Türk olmayan halklar isyanlar çıkarmaya başladı. Osmanlı’dan ayrılıp bağımsız devlet kurmak istiyorlardı. 1877 yılında  93 Harbi denen savaşta Osmanlı ağır bir yenilgi aldı ve balkanları kaybetti. Ardından bu bölge Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nun toprakları oldu. Kısa bir süre sonra 1. Dünya Savaşı çıktı ve savaştan sonra 1918 yılında Yugoslavya krallığı kuruldu.

            Yugo iyi insan demektir. Burada yaşayan halk Slav ırkındandır. İyi insan Slavlar ülkesi, yani Yugoslavya  diye bir ülke kurdular. Slavlar önceleri aynı ırk olmasına rağmen küçük krallıklar olarak yaşıyorlardı. Makedon Krallığı, Sırp krallığı, Hırvat Krallığı gibi. Tüm bu küçük krallıklar birleşti. Yugoslavya böyle oluştu.

            Sosyalist Yugoslavya’nın kurucusu Tito Hırvat kökenliydi. Babası demirciydi. Onun yanında çalıştı. Ama babası hayırsızdı. Eve bakamıyordu. Diğer Avrupa ülkelerinde çalışmaya başladı. Burada Sosyalizmi öğrendi. Bu sırada 1. Dünya Savaşı patlak verdi. Her genç gibi onu da askere aldılar. Savaşta çok başarılar gösterdi. Bu başarılarından dolayı 22 yaşında onu subay yaptılar. Orduda en genç yaşta subay olan kişi ünvanını aldı. Savaş bitip ülkesine döndüğünde sosyalist düşüncelerinden dolayı hapse atıldı. 5 yıl sonra hapisten çıkınca eşi onu terk etmişti. Parasızdı, işsizdi, umutsuzdu. Tam bu anda Rusya istihbarat servisinden KGB ajanlığı teklifi aldı. Nede olsa iyi bir askerdi, sosyalistti. Görevi Fransa- İspanya hattında sosyalizmi yaymaktı. Kabul etti.

             Ancak ardından 2. Dünya Savaşı patlak verdi. Buraları Nazi Almanya’sının işgaline uğradı. Her halk bu işgale direnmeye çalıştı. Tito’ da direnişe katıldı. Doğduğu topraklar işgal altındaydı. Partizan diye bir örgüt kurdular. Bu örgüt Nazilere karşı büyük başarılar elde etti. 2. Dünya Savaşı bittiğinde Tito bir kahramandı. Yugoslavya Krallığı 1943 yılında krallıktan demokratik bir ülkeye geçti. İlk seçimleri Tito kazandı. 1946 yılında ülke sosyalizme geçti ve Yugoslavya Sosyalist Cumhuriyeti adını aldı.

           Tito Sosyalistti. Rusya 1922 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) diye bir ülke kurmuştu. İçinde pek çok ülkenin bulunduğu büyük bir ülkeydi. O zamanlar Ukrayna, Türki Cumhuriyetleri gibi pek çok ülke bu devlete bağlıydı. Devlet Başkanı Stalin’di. Stalin Tito ile görüşerek Yugoslavya’nın da SSCB’ye katılmasını istedi. Ama o kimseye bağımlı olmak istiyordu. Kabul etmedi. Biraz araları açıldı.

           Savaştan sonra Yugoslavya ekonomisi berbattı. Büyük bir ekonomi hamlesi yaptılar. Zamanla kendi arabalarını ürettiler. Kendi tanklarını ürettiler. Dünyanın 6. büyük ordusu oldular. Yugoslavya dedin mi futbolda kimse karşısına çıkmak istemiyordu.  Her konuda dünyada ve Avrupa’da bir efsane oldular. Ancak bu başarı büyük abileri rahatsız etti. Avrupa’nın göbeğinde bu kadar güçlü ekonomisi olan, bu kadar güçlü ordusu olan, üstelik bir de sosyalist bir devlet istemiyorlardı. Emperyalist devletler küçük, sömürmesi kolay, yönetmesi kolay ülkeler istiyorlardı. Üstelik Sosyalizm’de her şey devletindi. Zengin diye bir şey yoktu. Bu zenginler için kabul edilemez bir yönetim şekliydi. Her şey zenginlerin olmalı, tüm dünya insanları onlara çalışan marabalar olmalıydı. Yugoslavya bu haliyle bir çıban başıydı, bir tehditti. Yıkılmalıydı, parçalanmalıydı. Amerika ve zengin şirketlerin şamar oğlanı küçük devletlere bölünmeliydi. Böl, parçala, yönet politikası ilk defa Yugoslavya’da dendi.

             Balkanlar bir makalede anlatılacak kadar basit değil. O yüzden haftaya kaldığımız yerden devam edeceğiz. Nasıl bölündüler onu anlatacağız.

 

           

              

 

                               

 

           

        

                

          

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek