CANLAR DEVEÇATAĞINDA BULUŞTU
Göksu ailesinin acı günü
BELEDİYE PERSONEL ALIMI SONA ERDİ
“PROJELERİNİZE TAM DESTEK VERECEĞİZ”
Bu yazı 25 Mart 2022, Cuma 09:28:42 tarihinde eklendi. 865 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İSLÂM DİNİNDE İSRAF ETMEK HARAMDIR - Eyyüp Sabri Erdem

İSLÂM DİNİNDE İSRAF ETMEK HARAMDIR

 

İSLÂM DİNİNDE İSRAF ETMEK HARAMDIR

Sözlükteki manasıyla  “haddi aşma, hata, cehalet, gaflet” gibi anlamlara gelen seref kökünden türetilmiş olan isrâf genel manada inanç, söz ve davranışta dinin, akıl veya örfün uygun gördüğü ölçülerin dışına çıkmayı ve özellikle zaman, mal veya imkânları gayr-ı meşru amaçlar için saçıp savurmayı ifade eder. Alemlerin Rabbi olan Allah’ın insanlara vermiş olduğu maddi ve mânevî imkânları emanet sayan İslâm dini, bu imkanları Allah’ın(Celle Celaluhu) rızâsını kazanmaya ve insanlara faydalı olacak yerlerde kullanmayı emreder. İçki, kumar, fuhuş, rüşvet gibi toplumsal ve ferdî zararlar ortaya çıkaran hususlarda yapılan harcamaların Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de açık hükümlerle yasaklanmasının yanında insanların tutkularını, arzularını, aşrılıklarını ve nefsini kamçılayan, toplumda da kıskançlık meydana getiren gösterişe dayanan tüketimin yasaklanması veya hoş karşılanmaması da aynı sebeplere dayanmaktadır. İslam dinine göre haram kılınan maddelerle lüks sayılanların tüketimi israf olduğu gibi helâl kabul edilenlerinde günün icaplarına ve şartlarına göre ihtiyaçtan fazla tüketimi de haram veya mekruh sayılmıştır. Günümüzde özellikle insanla ilgili maddî kaynak ve imkânların kullanımındaki savurganlığı ifade eden israfın kapsam ve sınırlarının belirlenmesinde inanç, örf âdet, tutum, davranış, tercihler ve alışkanlıkların önemli ölçüde rolü vardır. İsrafı belirleyen kıstas(ölçü)dinî, millî, içtimaî(toplumsal),ailevî, meslekî temel rollerin ve yaşantının hakkıyla ifası için ruhen, aklen ve bedenen ihtiyaç duyulan şeylerin tatminine yönelik kaynakların istihdam edilmesi ve yapılan harcamalarda dinin, aklın ve örfün belirlediği sınırın aşılması olarak düşünülebilir. Dinimiz İslâm’ın koyduğu ölçülere göre göre beşerî ihtiyaçlar sınırlıdır; insanın arzu ve ihtirasları ise sınırsız olup sadece nefsânî arzuların tatmin edilmesi için yapılan aşırı tüketim israftır. İslâm’ın koyduğu israf yasağı, insan ihtiyaçları üzerinde oluşan gıda, barınak, giyecek, eğitim, sağlık, güvenlik, ulaşım, haberleşme gibi ihtiyaçlarını karşılamayı hedefler. Peygamber Efendimizin mükemmel olan ve örnek alınması gereken hayatı Kur’an-ı Kerim’in hayata tatbik edilmiş ve uygulanmış halidir. Bu yüzden kim Resûl-i Ekrem’in (Aleyhisselam)hayatını ve yaptıklarını  kendisine rehber edinirse ve hayatına uygularsa Allah’ın emirlerine tabi olmuş, O’nun sevgisine ve rahmetine mazhar olmuş olur. İşte Allah Resûlü (Aleyhisselam) kendisine iman etmiş olan sahabe-i kiramın Allah’ın rızasına, sevgisine ve rahmetine nail olmaları için onlara daima öğütlerde bulunmuştur. Dünya nimetlerinden istifade ederken elimizdeki nimetlerin kıymet ve değerini bilerek korumak, ölçülü hareket etmek ve israfa kaçmamak gerekir. Dünyaya ait olan hangi bir şeyde aşırı gitmek, yaşadığımız hayatta  ve harcamada ölçüyü kaçırmak ve insan hayatını ilgilendiren her şeyde ölçüsüz davranmak, suretiyle israfa dalmak haramdır. Peygamberimiz (Aleyhisselam), abdest alan Sa’d b. Ebû Vakkâs’ın(Radiyallahu Anh)yanına uğramış, bir müddet abdest almasını izlemiş ve onun suyu fazlaca kullandığını görünce “Bu ne israf?” diye buyurmuştur. Sa’d, biraz da hayrete düşerek “Abdestte de mi israf olur?” diye sordu. Bunun üzerine Resûlullah (Aleyhisselam)israfın sadece kullanılan şeylerin tüketilmesinin esas alan bir yaklaşım tarzı olmadığını, bununla birlikte kâmil(olgun)bir mümin olmanın ve Müslümanda hassasiyet oluşturmanın ancak hassas bir şuur inşa etmekle elde edilebileceğini öğreten şu nasihati yapmıştır: “Evet, akan bir nehirden bile abdest alıyor olsan, israf olur.” (İbn Mâce, Tahâret, 48). İsraf etmek günahtır. “Allah israf edenleri sevmez.” (En’am sûresi 141)Çünkü israf, rızkı veren Allah‘ın nimetlerine karşı saygısızlık etmektir.” Dinimize göre israf haramdır. Cenâb-ı Allah “Yiyin, için, israf etmeyin” buyurur. (Âraf Sûresi, Âyet:31) Oysa bugün israfı hatırlatmasın diye 'yemek, içmek' kelimeleri yerine 'tüketme'yi getirerek her şeyi rahatça tüketmeye başladık.

YEME İÇME ve GİYİM KUŞAMDA İSRAF

Kur’an-ı Kerim’de, “Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz; çünkü Allan israf edenlerisevmez.(Âraf sûresi 31)buyurulmaktadır. Ayette, bir taraftan insanın yemesi içmesi emredilirken, diğertaraftan bu yeme ve içmede, israf edilmemesi emrediliyor. İnsan karnını tıka basa doldurmayacak, ama güç ve kuvvetten, takatten düşecek derecede de aç durmayacaktır. Yani her şeyde olduğu gibi yeme ve içmede de dengeli davranılması gerekmektedir. İnsan, soğuk-sıcaktan korunmak bir tarafa belli yerlerini örtmek zorundadır. Bu zorunluluğun temeli dine, örf ve kültüre dayanmakta ve bu değerlere göre değişkenlik arz etmektedir. Bu ihtiyaçlarını giderirken israfa kaçmadan ölçülü olması gerekir.

ZAMANDA İSRAF

İnsan için en kıymetli mefhumlardan birisi de zamandır. Çünkü insan için her şey zaman içinde var olmakta, gelişmekte ve yine zaman içinde yok olmaktadır. İnsan hayatında önemli bir yere sahip olan ilim, servet ve diğer birçok değer, zaman içinde elde edilebilmektedir. Zamanı, gerektiği şekilde değerlendirebilenler hem dünyada hem de âhirette huzuruyakalayacaklardır. Bu yüzden zaman israfında bulunmamak gerekir. Dünyadaki kaynakların israfı dünyadaki kaynaklar denildiğinde genel manada bir ülkenin sahip olduğu yeraltı ve yerüstü zenginlikleri akla gelmektedir. Denizler, akarsular, ormanlar, tarıma elverişli topraklar, kara ve denizde yaşayan hayvanlar, yeraltı madenleri bu manadaki bir ülkenin başlıca kaynaklarını teşkil etmektedirler. Çağımızda, dünyadaki ülkeler bazında kaynak israfının göz ardı edilemeyecek boyuta ulaştığı bir gerçektir.Yüce Allah, kâinattaki her şeyi insanın hizmetine sunmuştur. O, evrendeki hiçbir şeyiboşa yaratmamıştır. Yaratılan her şey, denge temeline oturtulmuştur. “Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu. Sakın dengeyi bozmayın”(Rahman Sûresi 7-8)ayeti bu gerçeği dile getirmektedir. Bu dengenin bozulması ise insanlık için zor günlerin başlamasıdır. Denizlerin, akarsuların, hatta okyanusların, ormanların, geniş anlamıyla tabiatın tahrip edilmesinde insanlık âlemi için fayda olmaz. Gerçek şu ki, genel anlamıyla kainatta, özel anlamıyla çevrede tahrip edilen her değer, aslında insanlığın hayatından, geleceğinden kaybettiği bir değerdir. Öyle ki, ekolojik dengenin altüst edilmesi sadece bitkiler ve hayvanlar âlemi için değil, insanlık için de büyük tehlikeler arz etmektedir.

DİNİ ve MİLLİ TÖRENLERDE YAPILAN İSRAF

Her milletin kendine has törenleri vardır. Milletimizin örfünde de bu tür törenler vardır. Evlenme, sünnet ve cenaze törenleri, bu törenlerin başında gelmektedir.Bir milletin eğleneceği, bazı dinî ve millî duygularını canlı tutacağı, toplumsal birlikteliği perçinleyici törenleri mutlak surette olacaktır. Ancak ne için yapıldığı ve dayanağı ne olursa olsun, yapılan merasimlerde millî ve manevî değerlerin zedelenmemesi temel amaç olmalıdır. Yılda veya ömürde bir gün veya bir gece anlayışı ile başta israf olmak üzere her şey mubah görülmemelidir ve her türlü israftan kaçınılmalıdır.

İSRAF İLE İLGİLİ AYET-I KERİME ve HADİS-İ ŞERİFLER

“Onlar, harcadıklarında ne isrâf eder ne de eli sıkı davranırlar; bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.”(Furkan sûresi 67)

“Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya hakkını ver; fakat malını israf ederek saçıp savurma.”(İsra sûresi 26)

“Ey Âdemoğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allâh israf edenleri sevmez.” (A'raf sûresi 31)

“Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma. Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir.” (İsra Suresi, 26. ve 27)

“Yiyip için, giyinin ve tasadduk edin. Fakat israf ve kibirden sakının!” (Buhari)

“Her istediğini yemek israftandır.” (İbni Mace)

“Allah, annelere hürmetsizlik etmeyi, kız çocukları diri diri gömmeyi ve (vermeniz gereken şeyleri) vermeyip (hakkınız olmayan şeyleri) almayı size haram kılmıştır. Dedikodu etmeyi, (anlamsız) çok soru sormayı ve malı israf etmeyi ise sizin için hoş karşılamamıştır.” (Buhârî)

“İnsanoğlu kıyamet günü beş şeyden hesaba çekilmedikçe yerinden kımıldayamayacaktır; Ömrünü nasıl tükettiğinden, gençliğini nasıl yıprattığından, malını nerede kazanıp nereye harcadığından ve öğrendiği bilgilerle nasıl amel ettiğinden.“

(Tirmizi)

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

“Kibre düşmeden ve israfa kaçmadan (dilediğiniz gibi) yiyin, sadaka verin/harcayın ve giyinin!” (Nesâî 66)

Türkiye’de israf ile ilgili yapılan araştırma ve istatistikler:

Her gün 7 milyon ekmek çöpe atılıyor. Tarladan sofraya gelene kadarki gıda israfı gelişmiş ülkelerde yüzde 40'ı ülkemizde ise yüzde 30'u buluyor. Ülkemizde üretilen meyve sebzenin bile yüzde 40'ı israf ediliyor. Gıdaların elde edildiği doğal kaynaklar da israflar nedeniyle bozulmaktadır. Bu kapsamda, “tarlada, bahçede israf büyük boyutlara ulaşmıştır. Buğday hasadında kayıp veya israfın dekara %4 kayıpla 24 kg’a kadar çıktığı, çeltik hasadında ise %13 civarında olduğu belirlenmiştir. Meyve-sebzelerin toplama sırasında yüzde 4-12, taşıma sırasında yüzde 2-8, pazara hazırlık evresinde yüzde 5-15, depolamada ise yüzde 3-10 civarında israf ediliyor. Sonuçta, sebze-meyvenin dörtte biri tüketilmeden kaybediliyor. Türkiye’de her yıl üretilen 49 milyon ton meyve-sebzenin yüzde 25-40’ı tüketilmeden çöpe atılıyor. Toplumların müreffeh, dünyanın güzel ve yaşanılabilir hale gelebilmesi, insanoğlunu yeryüzüne imtihan için gönderen, kulluk vazifesini emreden Allah’ın (Celle Celaluhu) emir ve yasaklarına mutlak surette uyması ile mümkündür.

Selam ve Dua İle

Yazdır Paylaş
Diğer Eyyüp Sabri Erdem Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek