Kurbanlıklar satışa çıktı
Karabirgül ailesinin mutlu  günü
İlknur’un katilinin yargılanmasına başlandı
Başpehlivan, Cengizhan Şimşek oldu
Bu yazı 18 Mart 2022, Cuma 09:48:01 tarihinde eklendi. 775 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TOPLUMLARIN MANEVİ HASTALIĞI;GIYBET - Eyyüp Sabri Erdem

TOPLUMLARIN MANEVİ HASTALIĞI;GIYBET

 

Müslümanların en önemli meselelerinden birisi olan gıybet günahına son zamanlarda  gösterilmesi gereken hassasiyeti maalesef gösteremediğimiz için gıybet günahı ahirette hesabını vermekte en çok güçlük çekeceğimiz hususların başında gelecektir.

 

Alemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ, yarattığı insanın izzet ve haysiyetine öyle büyük bir değer vermekte ve onun kusurlarının gıyâbında (arkasından)söylenerek şerefinin zedelenmesini, dînen çok ağır bir suç ve günah olarak îlân etmektedir. Bu ise ,Rabbimiz’in, günahkâr ve kusurlu kullarını dahî koruyup himâye ettiğini göstermektedir.

GIYBETİN YASAKLANMASININ SEBEBİ

Gıybetin yasaklanma sebebi, sadece Cenâb-ı Hakk’ın “günah işleyen kulununun bile hakkını muhafaza edip ona sahip çıkma” arzusundan ibâret değildir. Bunun başka bir sebebi de gıybetin, toplum hayatındaki en önemli unsurlar olan sulh ve sükûn ile kardeşlik duygularını zedeleyici bir rol oynamasıdır.

Gerçekten de gıybet, Müslümanlar arasındaki kardeşliği bozan, ictimâî nizâmı(sosyal hayatı)altüst eden, birlik ve beraberlik rûhunu yok ederek kalplere kin ve düşmanlıkları meydana getiren büyük günahlardan biridir. Bununla birlikte birçok kimse, câhilâne bir düşünceye kapılarak, söylediği şeylerin gerçek olmasıyla kendi  kendini avutur. Esasında gıybet, zâten mevcut olan bir kusurun söylenmesidir. Olmayan bir kusurun var olduğunu söylemek ise zaten iftiradır. Bunun göz ardı edilerek gıybet yapan kişinin, sözlerinin doğru olmasıyla kendi kendine tesellî bulması ve yaptığı yanlışı savunması, ancak cürmünün vebâlini artıran derin bir gafletin ortaya çıkmasıdır.

Gıybet, insanı ilgilendiren ağır bir kul hakkıdır. Bir müslüman din kardeşinin dedikodusunu yaparsa, gidip ondan helâllik istemelidir. Hattâ yaptığı gıybet, şayet bir fitneye sebebiyet vermişse, bol bol tevbe istiğfâr etmesi, sadaka vermesi, Cenâb-ı Hakk’a nedâmetle pişmanlıkla yalvarıp af dilemesi îcâb eder.

Yani gıybet, telâfisi son derece zor olan kul haklarından biridir. Dolayısıyla dile sahip çıkıp onu böyle bir günaha hiç bulaştırmamak, en selâmetli yoldur.

Resûlullah Efendimiz de hadîs-i şerîflerinde gıybetten sakınmaya dâir şu îkazlarda bulunmuşlardır:

“Ey diliyle îmân edip de kalplerine îman tam olarak yerleşmeyen kimseler! Müslümanların gıybetini yapmayınız, kusurlarını da araştırmayınız! Kim Müslümanların kusurlarını araştırırsa Allah da onun kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurlarını araştırırsa, onu evinin ortasında bile olsa rezil eder.” (Ebû Dâvûd, Tirmizî)

“Kim bir mü’mini bir münâfığa (gıybetçiye) karşı himâye ederse, Allah da onun için, kıyâmet günü, etini Cehennem ateşinden koruyacak bir melek gönderir. Kim de müslümana kötülenmesini dileyerek bir iftira atarsa, Allah onu kıyâmet günü, Cehennem köprülerinden birinin üstünde, söylediğinin (günahından arınıp) çıkıncaya kadar hapseder.” (Ebû Dâvûd)

Gıybet dediğimiz ve toplumda en çok yapılan ve Allah tarafından haram kılınan ve yasaklanan kötü amel kişinin din kardeşini onun hoşuna gitmeyecek şekilde anması ve ayıplamasıdır. Müslümanlar birbirlerinin kardeşi  ve yardımcısıdırlar. Birbirlerinin hatalarını,eksikliklerini ve kusurlarını birbirlerinin arkasından dedikodu yaparak değil, münasip ve kırıcı olmayan  bir tarzda karşılıklı olarak, bir araya gelip konuşarak telafi etmelidirler.

Gıybet dediğimiz günah sadece söz söylemek ile olmaz, ima ederek,yazarak,göz, kaş, el işaretleri yaparak da gıybet yapılır ki, bunların hepsi haramdır.

Allah Teâlâ Kur’an -ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

"Ey iman edenler! Zandan çokça kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Sizden bazınız bazınızı gıybet etmesin. Biriniz ölmüş kardeşinizin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir." (Hucurât sûresi 12)

Ayet-i kerimede gıybet yapmanın, ölü kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici olduğu ifade edilmiş, Müslümanların bu kötü ahlâktan uzak durmaları emredilmiştir.

Rasûlullah  efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:

"Miraçta Rabbime çıkarıldığım zaman yüzlerini bakırdan tırnaklarıyla tırmalayan insanlara uğradım. Dedim ki: Ey Cibril! Bunlar kimdir? Şöyle dedi: Bunlar (gıybet etmek suretiyle) insanların etlerini yiyen ve onların ırzlarına sataşan, şahsiyetlerini zedeleyen insanlardır." (Ebu Davud)

Ebu Hureyre (Radiyallahu anh)şöyle rivayet etti: "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

‘Gıybet nedir, bilir misiniz?’  Dediler ki:

‘Allah ve Rasûlü bilir.’ Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem)şöyle buyurdu:

‘Birinizin kardeşini hoşlanmadığı şey ile anmasıdır.’ Birisi:

‘Ya Rasûlallah, ya anlattıklarım o kardeşimde bulunursa?’ dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

‘Anlattıkların o kardeşinde bulunursa, onun gıybetini yapmış olursun. Anlattıkların onda yoksa o zaman ona iftira etmiş olursun,’ buyurdu." (Ebu Davud)

Hz. Aişe radıyallahu anha şöyle rivayet etti:

"Rasûlullah (Sallallahu aleyhi ve selleme):

‘Ya Rasûlallah! Safiyye’nin kısa oluşu sana yeter,’ dedim. Şöyle buyurdu:

‘Öyle bir kelime söyledin ki, eğer o kelime denize karışsa, denizi bulandırır.”

Gıybet yapılan bir ortamda gıybet edeni dinlemek de, gıybet etmek gibi günahtır. Gıybet yapılan bir yerde, o gıybeti durdurmaya gücü yeten birisi varsa, onu durdurmalıdır. Durdurmaya gücü olduğu halde durdurmuyorsa, o da gıybet yapan gibidir,günaha ortaktır.

Gıybeti durdurmaya gücü yetmeyen, gıybet yapılan ortamdan mutlak surette ayrılmalıdır. Buna da gücü yetmiyorsa ve oradan ayrılma imkânı yoksa yapılanlardan razı olmamalı, kalben buğzetmeli,reddetmelidir.

Bir sohbet meclisinde bir Müslümanın gıybeti yapıldığında o Müslüman müdafaa edilmelidir. Onun hakkında yalan yanlış söz edilmesine, şahsiyetine hakâret edilmesine asla fırsat verilmemelidir.

Rasûlullah sallalahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:

"Kimin yanında bir mü’min gıybet edilir de ona yardım ederse (gıybete mani olursa) Allah o kimseyi dünyada da, ahirette de hayırla mükâfatlandırır. Kimin yanında da bir mü’min gıybet edilir de, ona yardım etmezse (gıybete mani olmazsa) Allah o kimseye dünyada da, ahirette de şer işlemiş cezası verir. Hiç kimse bir mü’mini gıybet etmekten daha fena bir lokma yutmamıştır. Eğer bir mü’minin arkasından bildiği bir gerçeği söylerse, o Mü’mini gıybet etmiş olur. Eğer bilmeyerekten söylerse, mü’mine bühtan (iftira) etmiş olur." (Buhari)

GIYBETİN BAŞLICA SEBEPLERİ

1- İntikam duygusunu tatmin etmek

2- Gösteriş ve büyüklük; başkasını küçültme ve alçatma kendini büyütme, 

3- Başkasını kıskanmak

4- Kişinin vaktini güzel geçirmek için, güldürmek için başkalarının ayıplarının,kusurlarının ve günahlarının ortaya serilmesi, 

5- Karşısındakini küçük düşürmek için alay etmek

GIYBET OLMAYAN KONUŞMALAR

1- Herhangi bir kimse açıktan kötülük yapıyor ve yaptıklarını gizlemiyorsa, onun yaptıklarını söylemek, konuşmak gıybet olmaz. Meselâ: Açık  bir yerde günah işleyen biri için şu günahı işliyor demek,içkiyi açıktan içen bir kişiye içki içiyor demek ve benzerleri gıybet olmaz.

2- Kötü ahlâk sahibi olan birini,Müslümanlar için zararlı olduğu bilinen bir kişinin, durumunu, görüştüğü, arkadaşlık tesis ettiği kişilere bildirmek, böylece zarar vermesini önlemeye çalışmak gıybet değildir. 

3- Zulme uğrayan bir kişinin, kendisine zulüm ve haksızlık yapan kimsenin yaptığı kötülükleri hâkime anlatması gıybet değildir.

4- İslam düşmanlığı yapan, Müslümanlar arasında fitne ve tefrika çıkarmaya çalışan fasıkların(günahkarların)kötü hallerini, sinsi planlarını Müslümanlara anlatmak, onları teşhir edip tanıtmak,anlatmak gıybet değildir.

5- Evlenmek isteyen kişilerin birbirlerini araştırıp soruşturması, kendilerine sorulan kişilerin de, erkek ve kadın hakkında bildiklerini, iyi ve kötü vasıflarını söylemeleri gıybet değildir.

6- İslam’a aykırı olan ve zarar veren işler yapan, günaha dadanan kişilerin, bu kötülüklerden ve günahlardan kurtulması için o kişinin üzerinde etkili olacak, kötülüklerine mâni olacak kişi ya da kişilere durumunu anlatması gıybet olmaz.

7- İslamî hizmetlerin selameti için, hizmetin içinde bulunan veya dışarıdan kişilerin hizmetleri köstekleyici veya hizmetlere zarar verici söz ve davranışlarını bilen bir kişinin, durumu yetkili kişilere anlatması gıybet olmaz.

Sözün özü gıybet, kişinin nefsine mağlûp olmasının, kalpteki olan yanlış duyguların ve kötü ahlâkın bir göstergesidir. Hem dünya hayatını hem de âhiret hayatını berbâd eden ve Allah’ın rızasından uzaklaştıran mânevî bir hastalıktır.Bütün bunlara rağmen maalesef bir çok insan, hiçbir iç sıkıntısı duymadan vicdan azabı çekmeden ,gayet rahat bir şekilde bu günaha düşmekte, en acısıda onu alışkanlık hâline getirmektedir. Rabbimiz bu ve benzeri bütün gizli ve açık haramlara karşı son derece hassas ve tavırlı olabilmeyi kişinin ahlakını,dolayısıyla toplumu bozan bu günahı işlememeyi  nasîb eylesin.

Selam ve Dua İle

 

Yazdır Paylaş
Diğer Eyyüp Sabri Erdem Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek