Şeker Gübre depoları 10 Ağustos’ta satış ihalesine çıkıyor
Önce lastik çarptı, sonra otomobil
LÜLEBURGAZ’DA FECİ KAZA
Lüleburgaz’a Arefe günü iki Pazar kurulacak
Bu yazı 02 Şubat 2022, Çarşamba 09:14:57 tarihinde eklendi. 1235 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KAR YAĞDI BÖYLE OLDU - Metin ATLI

KAR YAĞDI BÖYLE OLDU

 

                                                    KAR YAĞDI BÖYLE OLDU

                 Yaşlı kadın pazarcıya sorar. Bu fasulyenin fiyatı neden bu kadar pahalı. Pazarcı cevap verir. Abla kar yağdı böyle oldu. Pazarcı fasulye neden pahalı olduğunu bilir ama anlatması 2 saat sürer. Traktör için gerekli mazot zammını anlatacaksın, soğuk hava deposunda kullanılan elektrik zammını anlatacaksın, otoyollara gelen zammı anlatacaksın, gübreye gelen zammı anlatacaksın.  Ablam da dinlemez zaten. Kestirmeden kar yağdı böyle oldu der geçersin. Ablam olayı anlar. Temmuz ayındayız, Temmuzda kar mı yağar demez. Sonra başka soru sorar. Fiyatlar ne zaman düşecek. Pazarcı cevap verir. Kırmızı kar yağdığı zaman. Ablam anlar ki bu fiyatlar hiç düşmeyecek.

                Hafta sonu İstanbul’daydım.  Geçen hafta ülkemize çok kar yağdı. İstanbul’a da iyi kar yağdı. Ağrı’ya yılın 12 ayı kar yağsa pek problem olmaz. Ama İstanbul öyle değil. Kocaman şehir. İstanbul’da son yılların en yoğun kar yağışlarından biri oldu. Genel olarak karla mücadele çalışması başarılı oldu diyebiliriz. İBB’ ye bağlı E-5 karayolu 7 saatte ulaşıma açıldı. Devlete bağlı TEM ve basın Express yolu 18’saatte ancak açılabildi. Ama konu bu değil. Pekiyi o zaman bu kadar yaygara neden?

              Böyle olağandışı bir olay olduğunda bir değerlendirme yapılır. Önce sistem tartışılır. Sonra bu sisteme uymayan şahıslar tartışılır. Bu olaydan çıkarılacak dersler ve bir daha olmaması için yapılması gerekenler konuşulur. Şimdi bizde bu gözle önem sırasına göre bir değerlendirme yapalım.

              Ders-1.  İçişleri ve Ulaştırma Bakanı İstanbul’a geldi. Vali’yi aradılar. Beraber fotoğraf çektirdiler ve gittiler. Fotoğrafta İmamoğlu yok. İmamoğlu’nu hiç aramadılar. Bir derdin var mı, sana nasıl yardımcı olabiliriz diye sormadılar. Bunlar İstanbul halkının da bakanları değil mi? Belediye başkanınla irtibata geçmeden İstanbul’un sorunu nasıl çözülebilir. Demek ki dert İstanbul’un derdini çözmek değil. Tek düşünce biz bu kardan nasıl siyasal çıkar elde edebiliriz. Kar sorunu çözülmesin, İmamoğlu zora girsin diye bakmışlar, o kadar belli ki. Bu haliyle Türkiye’nin hiçbir sorunu çözülemez. Bu Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi berbat bir sistem. Ülkeyi onlar ve bizler diye ikiye böldü. Bu sistem derhal değişmeli, herkesi kucaklayan tarafsız bir Cumhurbaşkanlığı Sistemi gelmelidir.

           Ders-2: Olay günü 2 bakan uçakla İstanbul’a geldiler. Geldiler ama öve öve bitiremediğimiz yeni havaalanına iniş yapamadılar. Beğenmediğimiz eski Atatürk Havaalanına indiler. Demek ki yeni yapılan havaalanında bir eksiklik var. Bu havaalanının çalışması için kar yağmayacak, yağmur yağmayacak, rüzgar olmayacak, kuş geçmeyecek. Demek ki yeni havaalanının yeri hakkında yapılan eleştiriler doğruymuş. Yeri doğru değilmiş. Bilim adamlarının dediklerine kulak verilmeliymiş.

           Ders–3: Yeni yapılan havaalanı kargo bölümünün çatısı karda çöktü. İstanbul’da bu karda bir tane gecekondunun çatısı bile çökmezken bu modern çatı nasıl çöktü? Demek ki ülkemizde bunu yapan müteahhitler iyi denetlenmiyor.

          Ders-4: İstanbul Havaalanına metro yok. Metro olmayınca binlerce kişi havaalanında mahsur kaldı. İBB buraya metro yapacaktı. Ama iktidar projeyi onaylamadı. Birçok proje onaylanmıyor. Cumhurbaşkanı ben avam projelerini onaylamam dedi. Ne demek istedi anlamadık. Projenin beğenmediğin kısımları varsa bildirirsin, orayı düzeltirler ve metro yapılır. İBB bizim partiden değil ben orayı kitlerim mantığı var.  Olan havaalanında mahsur kalan insanlara oldu. Bu havaalanına hemen metro yapılmalıdır.

           Ders-5: Yandaş medyada İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde tuz olmadığı, tuz alım ihalesini iptal ettiği yazıldı. Bu nedenle yolların tuzlanamadığı yazıldı. İmamoğlu  ise “Depoda 133 bin 360 ton tuz vardı. Bunun 54 bin tonu bu kar yağışında kullanıldı” dedi. Kim doğru söylüyor. Ülkedeki bu basının hali ne böyle. Basın bu kadar taraflı, bu kadar iftiracı olursa vatandaş olarak biz doğru bilgiyi nereden alacağız. Basın ve televizyonlar bu haliyle ülkeye çok zarar veriyor. Bu kadar yalan haber yazıp insanları kışkırtmak ülkeye zarar vermiyor mu?

        Ders-6: Ülkenin güvenliği için kurulan mobese kameraları amacı dışında kullanılamaz, özel hayatı takip edemez, görüntüler basına sızdırılamaz. Yapanlar 2 ila 5 yıl arasında cezalandırılır. Ne oldu bu kanuna. Bu kanunlar herkes için geçerli değil mi? Neden bu kadar açık kanun varken mobese kameralarından İmamoğlu takip ediliyor.

      Ders-7  İmamoğlu kar yağdığı gün bir yabancı büyükelçi ile 2 saat yemek yemiş. Doğru mu yanlış mı? Bir kesim diyor ki yemeği iptal etmeliydi. İmamoğlu da diyor ki ‘25 gün önceden ayarlanmış bir programdı. Büyükelçi bunun için Ankara’dan kalktı geldi. Yemeğin iptal edilmesini doğru bulmadım.’   Olabilir, tartışılabilir. Ama bu belki de en son tartışılacak bir konudur. İmamoğlu işinin başındaydı. 2 saat yemeğe gitti ve tekrar işinin başına döndü. Ama iktidar elindeki basın gücüyle bunu ilk sıraya taşıdı.

              Türkiye’nin esas sorunu sadece 1 gün yağan kar değil.  Doğru dürüst işleyen bir kurum yok. Çünkü bütün bunları koordine edecek tarafsız bir baş yok. Sorun şahıslar da değil. Sorun bu Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde. Bu sistem de kim gelirse gelsin devlet felç olur. Pekiyi bu sistem değişmezse bu sorunlar ne zaman çözülür?  Ne zaman çözülür söyleyeyim mi? Kırmızı kar yağdığı zaman.

 

 

 

 

 

 

 

 

     

 

 

           

           

                               

 

           

        

                

          

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek