Lüleburgaz’da Sena Şener rüzgarı
Motosikleti bırakıp kaçtı, bir sürü ceza yedi
Ehliyetsiz sürücü motosikleti bırakıp kaçtı
Bu yazı 22 Aralık 2021, Çarşamba 09:28:39 tarihinde eklendi. 644 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

UCUZ İŞÇİLİK - Metin ATLI

UCUZ İŞÇİLİK

 

                                                      UCUZ İŞÇİLİK

         Dünyada Pandemi döneminde faizleri düşüren tek ülke biziz. Ya bütün dünya bu ekonomi işinden hiç anlamıyor. Ya da biz bu işi çok iyi biliyoruz. Sizce.

         Dolar, Euro, altın neden yükseldi biliyoruz. Sattık, savdık, gırtlağa kadar borçlandık, kasadaki mevcut paramızı da yedik. Ama doğru dürüst para getirecek hiçbir yatırım yapmadık. Ve para bitti, satacak bir şeyimiz de kalmadı ve artık borç da alamıyoruz. Pardon satacak tek bir şeyimiz kaldı. Ucuz işçilik. Artık ucuz işçiliğimizi pazarlayacağız. Gelin, Türkiye ye yatırım yapın. Burada işçiler karın tokluğuna çalışıyor. Başka hiçbir ülkede bu kadar ucuza işçi çalıştıramazsın.  Gel, Türkiye ye tatile gel. Burada her şey sudan ucuz. Ye içi yat gez bedava. Böyle denizi, böyle güneşi bu fiyata hiçbir yerde bulamazsın.

           Asgari ücret 4253 TL oldu. Yüzde 50 arttı. Kötünün iyisi. Bu artış bile asgari ücretlinin alım gücünü arttırmayacak, azaltacak. Hükümet asgari ücreti vergiden muaf tuttu. Asgari ücretten yüksek maaş alanlardan da 4253 TL’nin vergisi alınmayacak.  Bu durum devletin büyük bir vergi kaybına neden olacak. Peki devlet bu yükü kaldırabilecek mi? Mümkün değil.

          Buğday.  Devlet dışarıdan buğday ithal ediyor. Hem de dünyadan buğday ithalatında Çin’ i bile geçerek dünya lideri olduk. Dolar bu kadar yükselmeden önce Türkiye de buğday tonu 2800 TL  iken biz dışarıdan 3200 TL’ye buğday aldık. Un fabrikalarına 2200 TL den verdik. Kim zarar etti. Çiftçi zarar etti. Devletimiz zararına buğday verdi zarar etti. Kim kazandı. Meksika’daki çiftçi kazandı. Peki devlet bu ithal buğday zararını karşılayabilecek mi. Mümkün değil.

            Doğalgaz. Devletimiz evlere doğalgaz zammı yapmadı. Ama doğalgazı dışarıdan dolarla alıyor. Peki aradaki zararı kim karşılıyor. Devletimiz karşılıyor. Peki devletimiz bu yükü kaldırabilecek mi? Mümkün değil.

             Benzin. Benzin fiyatı dünyada yaklaşık 1 Euro’dur. Bizde de böyleydi. Ancak benzine bu kadar çok zam yapmamıza rağmen benzin fiyatı Euro bazında nerdeyse yarı yarıya ucuz. Zararı kim karşılıyor. Devlet. Peki devletimiz bu yükü kaldırabilecek mi? Mümkün değil.

         Devletimiz Dolar olarak çok borcu var. Bu yollara, köprülere dolar olarak dünyanın parasını ödeyeceğiz. Ama devlet vergiyi TL olarak topluyor. Dış borcumuz TL bazında ikiye katladı.  Sen 2 kat daha fazla vergi toplayabilecek misin?  O zaman bu dış borçları nasıl ödeyeceksin. Mümkün değil.

         Peki devletimiz bu yüke ne kadar dayanabilir. Belki haziran ayına kadar dayanabilir. Yani olası bir erken seçime kadar. Ya sonra. Sonrası daha büyük bir tufan. Devlet para basmak zorunda kalacak. Bu seferde enflasyon artacak. Maaşlı çalışan herkes biraz daha fakirleşecek. Ama ben seçimi kazanayım da sonra ne olursa olsun dersen o başka. Kazanamazsam da gelen düşünsün dersen o başka.

          Bütün bu yapılanlar bir erken seçim senaryosu. Hükümet kendine göre mart nisan aylarında ekonominin düzeleceğini ve oylarının artacağını düşünüyor. Anketlerde oylarının arttığını görürse Haziran’da seçim yapacak. Görmezse yapmayacak. Hükümetin hesabı tutar mı? Çok zor görünüyor.

           Doları 7 TL’de  tutabilmek için kasamızdaki 128 milyar dolar parayı harcamışız. İnanılır gibi değil. Ogün Dolar yükselmesin diyorduk. Bugün faizi düşürüp doları yükseltiyoruz.  Bu ülke deneme tahtası mı.  100 yılda zorla biriktirdiğimiz 128 milyar dolar pisi pisine gitti. Bu parayla ne fabrikalar kurardık. Büyük bir fabrika tahminen 200 milyon dolara kurulur. Yani bu parayla tam 640 tane baba fabrika kurabilirdik. Kağıdı dışarıdan almazdık, gübreyi dışarıdan almazdık. İşsizlik azalırdı.

          Doların bu kadar yükselmesinden ihracat yapan fabrika sahipleri çok memnun olur. Turizmci çok memnun olur. Yol köprü yapan müteahhitler zevkten dört köşe olur. Çiftçiler, İç piyasaya mal satanlar pek memnun olmaz. Esas zarar görecek kesim maaşlı kesimdir. Yani işçi, emekli ve memurdur. Bu kesimin alım gücü oldukça düşecek ve esas bu kesim zarar görecektir. Hep böyle olmadı mı? Yine böyle olacak.

             Diyanetin 2022 bütçesi 17 milyar TL. Sanayi Bakanlığı’nın  bütçesi 6 milyar TL. Enerji bakanlığının bütçesi 4 milyar TL. Çok gaz bulduk ya. 2022 de gazı çıkaracak enerji bakanlığına 4 milyar, duasını yapacak diyanete 17 milyar bütçe ayırdık. Biz bu bütçeyle 2022’nin hayır duasını değil, ancak Selasını okuruz bilesiniz.

        

        

       

 

           

        

                

          

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek