Lüleburgaz’da Sena Şener rüzgarı
Motosikleti bırakıp kaçtı, bir sürü ceza yedi
Ehliyetsiz sürücü motosikleti bırakıp kaçtı
Bu yazı 10 Aralık 2021, Cuma 09:18:53 tarihinde eklendi. 996 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İSLÂM DİNİNE GÖRE EVLİLİK (1-BÖLÜM) - Eyyüp Sabri Erdem

İSLÂM DİNİNE GÖRE EVLİLİK (1-BÖLÜM)

 

İSLÂM DİNİNE GÖRE EVLİLİK (1-BÖLÜM)

Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem)ümmetinin çoğalması için evlenmeyi teşvik etmiş ve şöyle buyurmuştur:

''Nikah (evlenmek) benim sünnetim (yolum)dur. Kim benim bu yolum ile amel etmezse (bundan yüz çevirir) ise benden değildir. Ve evleniniz çünkü ben (kıyamet günü diğer) ümmetlere karşı çokluğunuzla iftihar ediciyim.'' (İbni  Mace)

Dinimiz İslâm’a göre nikâh ve âile müessesesi; neslin devamı, evlât terbiyesi, neslin muhâfazası ve insanlığın şeref haysiyetinin korunması bakımından son derece lüzumlu ve vazgeçilmesi mümkün olmayan değerlerin başında gelir.İslâm dini bu değere o kadar ehemmiyet vermiştir ki, onu yok etmeye kasteden gayrı meşru ve aşağılık münâsebetleri tamamen reddetmiş ve haram kılmıştır.

Bu itibarla “zinâ” fiilini, en ağır şekilde yasaklamış ve ona yaklaştıran bütün yolları da kapatmıştır. Zira o çirkin hâl; nikâhın meşrûiyetine saldırma ve nesilleri yok eden acımasız bir cinayettir. Nikâh gibi hem dünya gemde ahiret saâdetini ve huzur dünyasını, fuhşun ve günahın batağına, pisliğine  değişmek kadar büyük bir cehâlet ve ahmaklık olamaz.

EVLİLİK MÜESSESESİ

Evlilik, hem bedenî ve ruhi bir ihtiyaç, hem de insan hayatında mânevî gelişimin esaslı bir zeminidir. Zira evlilik, insanın nefsinden kaynaklanan arzuları meşrû ölçü ve gâyelerle tatmin ederek hayırlı nesillerin yetiştirilmesine vesîle olur.

Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de bu hususla ilgili olarak bizlere:

“…Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takvâ sahiplerine önder kıl!” (Furkân suresi 74) duâsını yapmamızı buyurmaktadır.

KADINI DEĞERLİ YAPAN HUSUSİYETİ

Bir hanımın en kıymetli, hattâ paha biçilmez varlığı, namusu ve iffetidir. Kadının şeref ve haysiyetini koruması ancak iffet sâyesinde mümkündür.Dinimiz İslâm kadının iffetine ziyadesiyle ehemmiyet vermiştir. Meryem Vâlidemiz, iffeti sebebiyle Kur’ân-ı Kerîm’de “İffetini koruyan Meryem”(Tahrim sûresi, 12) beyânıyla medhedilmiş ve onun ismi tam 34 yerde zikredilmiştir. Bu da gösteriyor ki, bir kadını en değerli yapan hususiyeti özelliği, iffetidir. İffetin kaybedilmesi ise; insanlık haysiyetini zâyî etmek ve aşağı düşmek demektir.

MUTLU ve HUZURLU AİLE HAYATININ ŞARTLARI

İslâm dini insanı huzura,saâdete ve hem dünya da hem de ahirette mutluluğa ulaştıracak bir âile hayatının şartlarını en güzel şekilde ve inceden inceye tayin etmiş ve Peygamber efendimizin(Aleyhisselam) şahsında bizlere huzurlu bir âile yuvasının en mükemmel örneğini sergilemiştir.

Dolayısıyla İslâmî bir âile hayatının tesisi ve devamı için Allah Resûlü’nün müstesnâ güzelliklerle dolu âile hayatından hisseler vardır bunları almak ve hayatımıza tatbik etmek zarûrîdir.

Peygamber Efendimiz’in(Aleyhisselam)hayatında yokluk vardır, lâkin hiçbir zaman şükürsüzlük yoktur. Nitekim bir defasında çok sevdiği kızı Hz.Fâtıma(Radiyallahu anha)arpa ekmeği pişirip kendisine getirmiş, Peygamber Efendimiz;”Kızım, üç gündür babanın midesine giren ilk lokma bu olmuştur.”(mukâbelesinde bulunması, O’nun gönül huzuruyla kanaat ettiği hayat şartlarına tipik bir misâldir.(İbni Saad Tabakat)

Yine ümmetinin huzur ve saâdete kavuşması için olağanüstü gayret ederken; “…Allah yolunda hiç kimsenin görmediği eziyetlere mâruz kaldım…” (Tirmizî) buyurmuştur. Fakat hiçbir zaman hâlinden,çektiği sıkıntılardan şikâyet etmemiştir,hayatı boyunca dâimâ Rabbine şükretmiş, rızâ ve tevekkülün zirvesinde, huzur dolu bir hayat yaşamıştır.

AİLE HAYATINDA SIKINTILAR VE ÇÖZÜM YOLLARI

Şunu unutmamak gerekir hayat, dâimâ düz ve istikrarlı bir şekilde devam etmez. Zaman zaman iniş ve çıkışlar mutlak surette olur. Gün gelir gönüller sevinç,huzur,mutluluk ve saâdetle dolar, gün gelir sıkıntı,dert, hüzün ve kederli zamanlar olur.

Bu sebeple anne-babaların, yarını şekillendirecek ve ihya edecek  olan evlâtlarının yetişmesinde, onlara hayatın sadece güzel ve tatlı yanlarını toz-pembe manzaralarını göstermeleri büyük bir hata olur.Esasın da  bu tavır da ilâhî terbiyeye terstir zira öyle olsaydı, Alemlerin Rabbi olan Allah en sevdiği kulları olan peygamberlerini rahatlık içinde yetiştirir,yaşatır ve onlara hiç sıkıntı yaşatmazdı. Fakat Allah onları insanoğlunun karşılaşabileceği en ağır sıkıntı ve musibetlerle karşılaştırmış ve bununla olgunlaştırmıştır.

Meselâ Hazret-i Yûsuf’un (Aleyhisselam)önce kuyuya sonra da zindana atılmasını takdir etmiş, bu yaşadıkları İle imtihan etmiş ve bunun necticesinde Mısır’a sultan olmasını murâd eylemiştir.

Hazret-i İbrahim (Aleyhisselam)malı, canı ve evlâdı hususundaki zor imtihandan geçmiş,Nemrut tarafından ateşe atılmış ve Cenâb-ı Hak ile dostluk makamına yükseltmiştir.

Hazret-i Eyyûb (a.s.) maruz kaldığı dert ve belâlar karşısında sabretmiş isyan etmemiş ve, “…Ne güzel kul!..” (Sâd, 44) hitâbına mazhar  olmuştur.

Yapmamız gereken evlâtlarımızı yetiştirirken çektiğimiz sıkıntıların, çilenin ve imtihanların da hayatın bir gerçeği olduğunu, bunlara da sabır ve tahammül göstermemiz gerektiğini öğretelim.

Sıkıntılara ait çözüm yolları;

1- Namus dediğimiz kavram tek taraflı olan ve tek taraflı taşınması gereken bir durum değildir. Hem kadınlar hem de erkekler namuslarını korumalıdır.

2- Herkesin evde olduğu bir zaman diliminde ve ev ortamında samimi, sıcak, karşılıklı olarak sohbet edin.

3- Kendi ailenize verdiğiniz değeri eşinizin ailesine de gösterin, ne kadar değer verirseniz o kadar değerli olursunuz.

4- Eve girerken bolluk ve bereket olması için selam verin.

5- Evdeki aile fertlerini ilgilendiren konularda sohbet edin.

6- Çıkan anlaşmazlıklarda hatayı sadece karşı tarafta aramayın en az onun kadar benimde hatam vardır' diye düşünün.

7- Eşler birbirlerini takdir etmeli ve iltifat etmelidirler.(Ne güzel yemek yaptın eline sağlık gibi)

Yemek yediğiniz lokantada servisi yapan kişiye teşekkür etmeyi ihmal etmeyenler evde hanımına yaptığı hizmete karşılık teşekkürü esirgiyorlar, küçük bir teşekkür karşınızdakinin gönül dünyasını güzelleştirir.

8- Eşinize ve çocuklarınıza zaman ayırın. (Hangi şartlarda olursa olsun)

9- Aile fertleri olarak birbirinizi dinleyin istişare edin ve çekilen sıkıntılara çözüm yolları bulmaya çalışın.

10- İltifat marifete tabi olsa da kişiyi marifetli kılan yapılan iltifatlardır.

Yazımıza önümüzdeki hafta devam edeceğiz inşaAllah…

Selam ve dua ile

 Eyyup Sabri Erdem

Ensar Vakfı Lüleburgaz Şube Başkanı

Yazdır Paylaş
Diğer Eyyüp Sabri Erdem Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek