Kurbanlıklar satışa çıktı
Karabirgül ailesinin mutlu  günü
İlknur’un katilinin yargılanmasına başlandı
Başpehlivan, Cengizhan Şimşek oldu
Bu yazı 01 Aralık 2021, Çarşamba 09:29:17 tarihinde eklendi. 855 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KÖTÜ GİDİŞATIN SORUMLUSU KİM - Metin ATLI

KÖTÜ GİDİŞATIN SORUMLUSU KİM

 

                                             KÖTÜ GİDİŞATIN SORUMLUSU KİM

         Ülkemizde büyük bir ekonomik kriz var. Bunu bilmeyen kaldı mı? Ülkemiz özellikle partili cumhurbaşkanlığı sisteminden sonra çok kötü yönetiliyor. Bunu kabul etmeyen kaldı mı? Peki bu kötü gidişattan kim sorumlu? İktidar mı,  muhalefet mi, dış güçler mi? Çoğu kişi diyecek ki tabii ki iktidar sorumlu. Çünkü ülkeyi onlar yönetiyor. Bence alakası yok. İktidar bu konuda en masum olanı. Bana göre bu konuda iktidarın zerre kadar suçu yok.

          Çamlıca camisi. Tam 63 bin kişilik. 2019 yılının mart ayında açıldı. 290 milyon dolara mal oldu. Bizim paramızla 3,5 milyar TL’yi geçiyor. Bu kadar büyük bir camiye ihtiyaç var mıydı, yoktu. Cami ihtiyaçsa yapılır. İhtiyaç ne kadarsa o kadar büyük yapılır. İhtiyaçtan büyüğünü yapmak israftır. Ben Çamlıca camisine gittim. Küçücük bir alanı kordonla çevirmişler. Namaz vakti bu küçücük alanın bile yarısı boştu. Madem bu kadar büyüğüne ihtiyaç yoktu, neden yapıldı. Oy için. Baktı ki böyle bir cami yapılırsa acayip oy gelecek, o da yaptı. Biz halk olarak yapma yazıktır, israftır, israf haramdır deseydik yapar mıydı, yapmazdı. Madem bu caminin yüzde biri bile dolmuyor. O zaman bu kadar büyük cami yapılması israf değil midir? O gün bu israfa karşı gelmeyenler şimdi bu ekonomik krizde neden ağlanıyorlar ki. Böyle israfa para harcanırsa sonunda bir ekonomik kriz olacağını bilmiyorlar mıydı?

           Pekiyi bu ekonomik krizden dış güçler mi sorumlu? Tamam da bu camiye bu kadar para harcanmasını dış güçler mi istedi. Dışarıdan borç para alacaksın, bu borç parayla dünyanın en yüksek camisini yaptım diye hava atacaksın, dünyanın parasını harcayacaksın. Sonra ekonomik kriz çıkınca da dış güçler yaptı diyeceksin. Yok böyle bir dünya.

           İstanbul’a dünyanın en büyük havaalanlarından birini yaptık. Yeşilköy havaalanını büyütme imkanımız varken biz yenisini yaptık. Tam 10 milyar 247 milyon Euro para harcadık. İhtiyacımız olduğundan bu kadar büyük yapmadık. Tamamen hava atmak için, gösteriş yapmak için bu kadar büyük yaptık. Madem bu kadar büyük bir havaalanına ihtiyacımız yoktu, madem o kadar paramız yoktu, o halde neden yaptık. Halkımız istedi, iktidar partisi de yaptı. Çünkü halkımız böyle gösterişlerden hoşlanıyor. Bunu yapanlara oy veriyor. Şimdi bu havaalanına karşı gelmeyenler bu ekonomik krizden neden ağlanıyorlar ki. İhtiyacın kadarını değil de sırf gösteriş olsun diye bu kadar büyük yaparsan, bu kadar para harcarsan sonunda bir ekonomik kriz olacağını bilmiyor muydun?

            Ankara’ya saray yaptık. Tam 350 milyon dolar harcadık. Marmaris’e yazlık saray yaptık 640 milyon TL harcadık. Neden yaptık. İtibar olsun diye yaptık. İtibardan tasarruf olmaz dedik. Amerika’nın beyaz sarayı, bizim sarayın yanında köpek kulübesi gibi kaldı. Şimdi Amerika’nın itibarı yok mu?

             Yeni Zelanda başbakanı doğum yapmaya hastaneye bisikletle gitmiş. Avrupa’da pek çok ülkenin başbakanı işine bisikletle, trenle falan gidiyor, markette kuyruğa giriyor. Biz de bir açılışa yüzlerce koruma ve araçla gidiliyor. Bir ihtişam, bir hava. Neden. Çünkü bizim halkımız bundan hoşlanıyor. Bisikletle meclise giden biri bizde cumhurbaşkanı seçilebilir mi. Biz böyle şatafatlara oy veriyoruz. İktidar da böyle yaparsa oy alabiliyor. O zaman iktidarın bunda ne suçu var ki. Bu koruma  araçları suyla gitmiyor. O zaman madem böyle şatafata göz yumuyorsun, o zaman neden ekonomik krizden ağlanıyorsun ki. Sen eve bir kalıp peyniri nasıl alacağım diye düşünürken, onların ejder meyvesi yemesi ile mutlu oluyorsan, bunu  yapana oy veriyorsan o zaman neden ağlanıyorsun ki.

            Evinin kirasını zor öderken, oğlun yurt dışına nasıl kapağı atarım diye düşünürken sen hala aya gideceğiz, ülkemizin her tarafından gaz fışkıracak masallarına inanırsan,  bu ülkenin dış güçlere ihtiyacı var mı?

 27 Mayıs 2015 te milli yolcu uçağının tanıtım toplantısı yapıldı. Dendi ki ilk yolcu uçağımız 2019 yılında üretilecek.  İlk seferi de 29 Ekim 2019 da Konya-Yüksekova arasında yapacak. Uçağın adı TRJ-328 olacak. Nerede bu uçak? Unuttun bile değil mi?

          Norveç’te, Finlandiya’da bir başbakan  yüzlerce koruma aracıyla gezecek,  5 milyon Suriyeli’yi besleyecek, fabrikaları satıp kilise yapacak, meclisi  pasifleştirip her şeye tek başına karar verecek, ülkede kilise kimi isterse onu müdür yapacak. Hayvanat bahçesi müdürü Tübitak’a müdür yardımcısı olacak,  devletin en önemli yerlerine hep papazları atayacak, damadını ekonomi bakanı yapacak  ha. Sonra da halkının önüne çıkacak ve oy isteyecek ha. Hiç ihtimal var mı. Yüzde  1 bile oy alamaz. İşte o yüzden onlar refah içinde yaşıyorlar. İşte o yüzden Norveç’te asgari ücret 34 bin TL. Üstelik onlar haftada 27 saat çalışıyorlar, sen 45 saat çalışıyorsun.      

              Şimdi tekrar soralım.  Bu kötü gidişattan kim sorumlu. İktidar mı, muhalefet mi, yoksa dış güçler mi? Yoksa sakın sebebi sen olmayasın. Bir daha düşün. Suçlu kim?

 Sahi Kanal İstanbul ne zaman yapılacak?  Ben iktidarın yerine olsam borç harç hemen yaparım. Kanal İstanbul  lazım değil ama olsun, yapılırsa amma havamız olur değil mi? Duyduk ki Katar şeyhinin annesi Kanal İstanbul civarından çok arsa toplamış. Belki gemiyle kanaldan geçerken Katar şeyhini annesinle  yalısında çay içerken görürüz. Biz onlara el sallarız, belki onlar da bize el sallar. Amma mutlu oluruz değil mi?

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek