Lüleburgaz’da Sena Şener rüzgarı
Motosikleti bırakıp kaçtı, bir sürü ceza yedi
Ehliyetsiz sürücü motosikleti bırakıp kaçtı
Bu yazı 26 Kasım 2021, Cuma 09:40:44 tarihinde eklendi. 509 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

LÜLEBURGAZ İÇİN YENİLENEBİLİR ENERJİ - Ozan Akarsu

LÜLEBURGAZ İÇİN YENİLENEBİLİR ENERJİ

 

LÜLEBURGAZ İÇİN YENİLENEBİLİR ENERJİ

 

Türkiye nüfusunun yaklaşık %95’i belediye sınırları içinde yaşıyor. Belediye sınırları içinde yaşayan kesimin yaklaşık %80’i büyükşehir belediyelerinde yaşıyor. Hal böyle olunca, enerjide dışa bağımlılığın azalması ve fosil yakıtlardan kurtulabilmek adına, yerel yönetimlerde doğru enerji politikalarını izlemek gerekiyor.

Her geçen gün enerji ihtiyacı artan Türkiye’nin bu konuda büyük oranda dışa bağımlı olması, sadece enerji konusunda değil her alanda ciddi bir güvenlik sorununu da beraberinde getiriyor. Hal böyle olunca güvenlik riskini en aza indirmek hedefi bile, yenilenebilir enerji alanında yerel yönetimlerin ciddi bir atılım gerçekleştirmesini zorunlu kılıyor.

Bu noktada yenilenebilir enerjinin tanımını bir kez daha yapalım ki; son dönemde Lüleburgaz Belediyesi tarafından ön plana çıkarılan ‘’geri dönüşüm’’ kavramıyla karıştırılmasın. Yenilenebilir enerji; güneş ışığı, rüzgâr, yağmur, gelgitler, dalgalar ve jeotermal ısı gibi karbon yansız doğal kaynaklardan elde edilebilen ve insan zaman ölçeğinde doğal olarak yenilenen kaynaklardan elde edilebilen enerjiye denir.

Türkiye, yerel yönetimler temel alındığında yenilenebilir enerji politikalarının hayata geçirilmesi aşamasında gelişmiş ülkelerin çok gerisinde kalıyor. Gelişmiş ülkelerde yenilenebilir enerji üretimi ve verimliliği yerel yönetimlerin en temel uğraşlarından biri halindeyken, Türkiye’deki yerel yönetimlerin enerji alanına yönelik yürütmüş oldukları birçok politika ve faaliyetler bölgenin ve ülkenin gerçeklerine ne kadar uyum gösterdiği, ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor.

Çünkü Türkiye’deki yerel yönetimlerin çoğu, pek çok alanda olduğu gibi yenilenebilir enerji alanında da geleceğe yönelik adımlardan çok durum tespitleri yapmış, benzer başlıklar altında tartışmış, yenilenebilir enerjiden ziyade geri dönüşüm ve iklim değişikliği başlıklarına takılmıştır.

Oysa Türkiye içinde güçlü konumu olan yerel yönetimlerin, her şeyden evvel enerji arz ve tüketimini analiz edip haritalandırarak masaya yatırması gerekiyor. Daha sonra sorumluluk alanlarındaki enerji kaynaklarından bir karma oluşturması, fizibilite çalışması yapması, potansiyelin analiz edilmesi, kısa orta ve uzun vadede hedefler koyması, ulusal çıkarları gözetmesi, teknik – ekonomik – finansal eş güdümü sağlaması ve kolları sıvaması gerekiyor.

Trakya’nın yenilenebilir enerji potansiyeli hakkında bir örnek üzerinden bilgi vermek isterim. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü verilerine göre Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde toplam 11.175 MW rüzgâr santrali kapasitesi bulunmaktadır. Mevcut durumda bölgedeki lisans verilmiş RES toplamı 596 MW’dır. Komşumuz Bulgaristan’ın toplam elektrik üretim kapasitesi 12 710 MW, Yunanistan’ın ise 16.615 MW olarak kayıtlara geçmiştir. Türkiye’nin bugün rüzgâr enerjisi kurulu gücü ise10 bin 585 megavata ulaşmıştır.

Yenilenebilir enerjiyi elektrik enerjisine çevirmek için kurulan işletmelerin idaresi Fransa başta olmak üzere birçok ülkenin belediyesi tarafından bizzat yürütülürken, Almanya başta olmak üzere birçok ülke de Yenilenebilir Enerji Kooperatifi oluşturulmasını sağlamıştır.

Köklü bir Kooperatifçilik deneyimine sahip olan Türkiye’nin bu alanda da üretici kooperatiflerine yönelerek hızla deneyim kazanacağına eminim. Böylece Toplumun ekonomiye katılımı ve enerji konusunda söz sahibi olabilmesinin önü açılacaktır. Yerel kalkınmaya sağlayacağı fayda açısından bakarsak, Trakya Belediyeleri kısa süre içinde bölgedeki sanayi kuruluşlarına yenilenebilir enerjiden elde edilen elektriği satarak orta ve uzun vadede komşusu olan iki ülke ile enerji rekabetine bile girebilir. Trakya’daki hane halkına olan doğrudan ve dolaylı faydalarına hiç girmiyorum bile…

Bu ortamda Trakya’daki Büyükşehir, İl ve İlçe Belediyelerinin bu işe RES kurarak başlaması doğru olmaz mı? Hem de çok doğru olur. Özellikle Lüleburgaz’ın artık bacalar ile değil rüzgârgülleri ile akla gelmeye her anlamda daha çok ihtiyacı var. Üstelik avucunun içinde değerlendirilmeyi bekleyen fırsatı da var.

Lüleburgaz Belediyesi de Türkiye’deki pek çok belediye gibi yenilenebilir enerji alanında yürütülen çalışmalara katılmalı ve başarılı bir şekilde uygulanan modelleri Lüleburgaz halkıyla buluşturmalıdır.

                            Ozan Akarsu

 

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Ozan Akarsu Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek