Lüleburgaz’da Sena Şener rüzgarı
Motosikleti bırakıp kaçtı, bir sürü ceza yedi
Ehliyetsiz sürücü motosikleti bırakıp kaçtı
Bu yazı 19 Kasım 2021, Cuma 09:40:30 tarihinde eklendi. 648 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

MAUN SURESİ MEAL VE TEFSİRİ - Ahmet Bostancı

MAUN SURESİ MEAL VE TEFSİRİ

 

MAUN SURESİ MEAL VE TEFSİRİ

KONUSU: Dini inkâr edenler, yetimi itip kakanlar, gösteriş için namaz kılanlar ve cimrilik edip, infak etmeyenler kınanmaktadır.
Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim.

1-ERAEYTELLEZİ YÜKEZZİBÜ BİDDİN: “Dini (hesabı, cezayı) yalanlayanı gördün mü?”            2-FEZALİKELLEZİ YEDU’UL YETİM:
İşte O yetimi itip kakar.” Bu ayetlerde bahsedilen inkârcılar As b. Vail, Ebu Cehil adlı kâfirler ve onlardan sonra kıyamete kadar gelecek olan benzerleridir. As b. Vail ahireti, cenneti, cehennemi ve hesabı inkâr eder, her türlü ahlaksızlığı işlerdi. Ebu Cehil ise, kendisinden yardım isteyen yetimi itip-kakmış, “Git senin gibi yetim olan Muhammet versin” diye azarlamıştı.

3-VELA YEHUDDU ALA TAAMİL MİSKİN: “Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.” Dini yalanlayanların ortak özelliklerinden biri de yetimlere, gariplere merhamet etmemeleridir. Nitekim fakirlerle, yetimlerle aynı ortamda bulunmak, aynı sofrada yemek onların nefislerine ağır gelmiş, kibirleri buna müsaade etmemiştir. Peygamber Efendimiz(as) ise tam tersi, yetim ve gariplere kol kanat germiştir. Onlarla aynı sofrada yemek yemiştir. Onun için ilk Müslümanların çoğu bu ezilen kesimden olmuştur.

4- FEVEYLÜN LİL MUSALLİN: “Vay o namaz kılanların haline!.”
 5- ELLEZİNE HÜM Fİ SALATİHİM SEHÜN:
Namazlarını ciddiye almazlar.”
6- ELLEZİNE HÜM YÜRAUN: “Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.”
Ya namaz kılmazlar, ya da üşenerek kılarlar. Bazen üç vakit, bazen beş vakit kılarlar. Namazları kılmayınca üzülmezler, kılınca ise, kılmanın lezzetini hissetmezler. Yalnız başına kılınca laubali, kalabalıkta ise düzgün kılar görünürler.

7- VE YEMNEUNEL MAUN: “Ufacık yardıma bile (zekâta) engel olurlar.”
Zekâta inanmadıkları için zaten vermezler. Verenlerinde vermesine engel olurlar. Maun: Ufak- tefek yardımlaşma, komşular arasında alet- edevatı bir süreliğine kullanıp, iade etme anlamında veya zekât anlamındadır. İnsanlar arasındaki bu tür yardımlaşmaları da istemezler ve engel olmaya çalışırlar.

İbn-i Mesut (ra) buyurdu ki: “Biz, Resülullah (sav) zamanında tencere, kova gibi eşyaları ödünç vermeyi (Maun suresinde zikri geçen) yardım (maun) addederdik.” (Ebu Davud, Zekât 32)
Hayırlı Cumalar… Ahmet Bostancı

 

Yazdır Paylaş
Diğer Ahmet Bostancı Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek