Lüleburgaz’da Sena Şener rüzgarı
Motosikleti bırakıp kaçtı, bir sürü ceza yedi
Ehliyetsiz sürücü motosikleti bırakıp kaçtı
Bu yazı 03 Kasım 2021, Çarşamba 09:57:13 tarihinde eklendi. 910 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

OSMAN KAVALA NEDEN HAPİSTE? - Metin ATLI

                                                 OSMAN  KAVALA  NEDEN HAPİSTE?

 

            Osman Kavala,  64 yaşında Paris’de doğmuş, Robert Kolejinde okumuş, İngiltere Manchester Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nü bitirmiş bir iş insanıdır. Artık kadınlara ayrımcılık olmasın diye iş adamı veya bilim adamı denmiyor, iş insanı veya bilim insanı deniyor. Eşi Prof. Dr. Ayşe Buğra, Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyesidir.

          Babası öldükten sonra aile şirketlerinin başına geçen Kavala, birçok vakıf ve sivil toplum örgütlerinde kurucu üye veya yönetim kurulu üyesidir. Parlak bir geçmişi var. İlk cep telefonunu Türkiye’ye getiren  KVK Türksel’in ortaklarındandır. Karamehmet, Vargı ve Kavala soy isimlerinden KVK adını almıştır. Türkiye’ye ilk navigasyonu getiren adamdır. Aksu Enerji Şirketi’ni kurmuştur. Siyasi görüş olarak kendini solcu olarak tanımlıyor.  Buna rağmen 4 yıl öncesine kadar hemen hemen hiç kimse kendisini tanımıyordu. 1 Kasım 2017 yılında, yani tam 4 yıl önce tutuklandı. O andan sonra herkes onu tanıdı. Hala cezaevinde.

          Peki Kavala’nın suçu neydi, neden tutuklandı? En büyük suçlama gezi olayları ile ilgili. Gezi olaylarının yöneticisi ve organizatörü olmakla suçlanıyor. Ayrıca FETÖ ve 15 Temmuz’a ilişkin soruşturma geçiriyor. Peki gerçekten suçlu mu?

           Şimdi esas problem burada başlıyor. Bir kişinin suçlu olup olmadığını nereden anlarız, buna kim karar verir? Tabii ki bağımsız mahkemeler karar verir. Yoksa bana göre suçludur, ona göre suçu yoktur a girersek her şey Arap saçına döner. O nedenle bir ülkede bağımsız yargı çok önemlidir. Yargı bağımsız değilse vay o ülkenin haline.

            FETÖ’ye karşı bir adamdı. Açık Toplum Vakfı isimli  sivil toplum örgütünün kurucularındandı. Vakfın hazırladığı bir raporda Fethullah Gülen hareketinin insanlara nasıl baskı yaptığını yazıyordu. Fetullah Gülen o zamanlar henüz FETÖ olmamıştı. Bunu yazınca FETÖ’cüler tarafından topa tutuldu. Can Peker ortağıydı. Can Peker, Fetullah Güleni pek severdi. İki ortak böylelikle ayrıldılar. Şimdi böyle bir adam olan Kavala’nın FETÖ’den yargılanması ilginç değil mi?

           Açık toplum vakfı Soros’un kurucuları arasında olduğu dünya genelinde bir vakıftır. 70 ülkede faaliyet gösteriyor. 1400 çalışanı var. Güya amacı dünya da insan haklarına, evrensel değerlere, demokrasiye vs. sahip çıkmak. Soros denen adam dünyada çok zenginlerin bir numaralı ekonomik tetikçisi olan bir adamdır. Gariban ülkelerin bir numaralı düşmanı olan, çok berbat bir adamdır. Bu adam asla demokrasiymiş, insan haklarıymış böyle şeylerle ilgilenmez. Dünya zenginleri çevre örgütlerini ve insan hakları örgütlerini de kendileri kurarlar. Bu örgütler de çevre ve insanı çok seviyormuş gibi yaparlar. Yani kendi kapitalist düzenlerini yıkmaya yönelik hareketleri de kendi kontrollerinde tutarlar. Osman Kavala gibi kendini solcu olarak tanımlayan birinin Soros gibi bir adamla, Can Peker gibi bir adamla ne işi olabilir ki?

            Bu arada “Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları” diye bir kitap var. Az gelişmiş ülkeleri dış güçlerin nasıl ele geçirdiğini çok güzel anlatıyor. Okumanızı tavsiye ederim. Osman Kavala’nın kısa bir özetini yaptık. Şimdi gelelim asıl konuya.  Kavala neden hala cezaevinde? Bu adam suçlu mu, suçsuz mu? Normal ülkelerde buna mahkemeler karar verir değil mi. Her insan suçlanabilir veya yargılanabilir. Delilleri yok etme veya kaçma riski varsa tutuklu yargılanır.

           Osman Kavala, Gezi olaylarını yönettiği suçlamasından yargılandı ve beraat etti. Yani suçsuz bulundu. Kavala iyi birimidir, kötü birimidir? Sağcı mıdır solcu mudur? FETÖ’cü müdür, değil midir? Konu bu değil. Konu bu adam suçlarından beraat ettiği halde neden hala içeride?  Biz mahkeme kararlarını tanımayacaksak bu mahkemeler neden var? Kaldıralım mahkemeleri, her şeyin kararını da hükümet versin. Bu mu yani. Adam gerçekten suçluysa verin cezasını. Buna kimsenin itirazı yok. Ama bir suç bulunamıyorsa da kim olursa olsun salmak gerekmiyor mu?

           Biz AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) ne üyeyiz. Yani biz demişik ki biz senin alacağın kararlara uyacağız. Konu AİHM e gitti. AİHM sanıldığı gibi bize bu adam suçsuz  demedi. Bize “Bu adamı 4 yıldır yargılıyorsunuz ve sonunda  beraat etti,  madem beraat etti neden salmıyorsunuz” dedi.  Siz bu adamı siyasi sebeplerden dolayı salmıyorsunuz,   beraat ettiği davaları tekrar tekrar açarak bilerek içeride tutuyorsunuz dedi. Biz AİHM’e de uymadık, kendi mahkeme kararlarımıza da uymadık.

          Zaten mahkemeler bu işlerden ne anlar ki. Allah’tan her şeyden anlayan, her şeyi bilen bir liderimiz var. Madem hukuktan, ekonomiden her şeyin en iyisini bilen, hiçbir ülkeye nasip olmayan  bir liderimiz var. O zaman biz neden bu haldeyiz? Acaba adaleti mahkemelere, ekonomiyi ekonomistlere mi bıraksak.  Eğitimi cemaatlerden alıp bilime mi bıraksak. Şu tek adam sevdamızdan vaz mı geçsek. 2023 seçimlerinde bunu mu denesek. Ne dersiniz?

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek