Sanayide dükkan kurşunlandı!
40 Saat süren duruşmada 19 tutuklama
‘Özel’ çocuklara ‘Özel’ eğlence!
Lüleburgaz'da silahlı kavga
Bu yazı 11 Ağustos 2021, Çarşamba 09:25:18 tarihinde eklendi. 652 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BASIN NASIL YANDAŞ OLDU - Metin ATLI

Demokrasilerde basın özgürlüğü çok önemlidir. İktidarlar basının eleştirilerine alışıktır. Basın aynı zamanda bir denetleme görevi görür. Siyasiler yanlış bir iş yaptıklarında gazete ve televizyonlarda eleştirilir. O nedenle basın toplumu çok etkiler. Eğer demokrasiyi sevmezsen ilk yapman gereken basını ele geçirmektir. Peki şu an Türkiye’de özgür bir basından bahsedebilirmiyiz? Buna cevap vermeden önce basın nasıl bu hale geldi, ona bakalım.
BASIN NASIL YANDAŞ OLDU

 

AKP  iktidara gelince en güçlü medya patronu Aydın Doğan’dı. Medyası zaman zaman İktidarı eleştiriyordu.  Önce Sedat Peker’in adamları Aydın Doğan’a ait Hürriyet  gazetesini2 kere bastılar. Taş ve sopalarla camları kırıp gözdağı verdiler. Sonra Aydın Doğan’a tam 6,8 milyar TL vergi borcu çıkardılar. Bu astronomik bir rakamdı. Bu parayı ödemesi mümkün değildi. Pes etti. 750 milyon dolara tüm medya hisselerini satmayı kabul etti.

              Aydın Doğan’a ait medya grubunda Hürriyet gazetesi, Posta gazetesi, Milliyet gazetesi vardı. Ayrıca Kanal D ve CNN Türk televizyon kanalları vardı. Bunlar o zamanın en popüler medyasıydı. Bunlara Demirören grubu talip oldu. Sedat Peker’in açıklamasına göre devlete ait Ziraat Bankası  750 milyon dolar kredi verdi. Ve yine Sedat Peker’in açıklamasına göre Demirören bu kredinin bir kuruşunu dahi ödemedi.

               Bu şirketler iktidar yanlısı yayın yapmaya başlayınca okur sayısı ve seyirci sayısı azaldı, zarar etmeye başladı. Demirören bu işten zarar ediyordu. Tam o sırada ne oldu? Milli piyango özelleştirildi.  İyi kar ediyordu.  Milli Piyango artık Demirörenlerindi. Başlarına talih kuşu konmuştu. Şimdi başka bir iktidar gelip de Demirören’e bu750 milyon doları ödesene kardeşim  derse ne olur? Demirörenler tarih sayfasından silinir. Bu durumda bu medya grubu iktidar hakkında tek satır eleştiri yapabilir mi? Yapamaz.

Atv ve ahaber televizyonları yayınlarında açık açığa AKP’yi destekliyor. Neden mi? Bu televizyonlar Turgay Ciner’indi. 2007 yılında TMSF (Tasarruf Fonu Sigorta Fonu) bu televizyonlara el koydu. Daha sonra ihaleyle satışa çıkarıldı. Çalık grubu medya işinden hiç anlamadığı halde bu televizyonları satın aldı. Bunun için devlet bankaları Vakıfbank ve Halkbank tam 750 milyon dolar kredi verdi.  2013 yılında Çalık grubu medya işinden çıkmaya karar verdi. Ancak Çalık Grubu’nun borcunun çoğu duruyordu. Kimse bu kadar yüksek borcu olan bu şirketleri satın almak istemiyordu. Sonra ne oldu? Hükümetten ihale alan büyük müteahhitler bir havuz oluşturdular. Nede olsa kaz gelecek yerden tavuk esirgenmezdi. Her müteahhit bu havuza para koydu. Bu havuzda toplanan parayla Kalyon İnşaat bu televizyonları satın aldı. Bu yüzden adına da havuz medyası deniyor. Kalyon İnşaat kim? Hani halkın beşli çete dediği, devletten en fazla ihale alan 5 şirketten biri. Bu durumda Atv ve ahaber  iktidarı eleştirecek öyle mi?

                Berat Albayrak, Cumhurbaşkanımızın damadıydı. Maliye Bakanıydı. Bir gece istifa etti. Maliye bakanının istifası dünyanın her yerinde başhaberdir. Bütün televizyonlar yayınlarını kesip bunu haber yaparlar. Biz de ne oldu? Bir gün boyunca bu kanallarda bununla ilgili tek bir satır haber çıkmadı, pardon çıkamadı.

Habertürk. Kısmen tarafsız gibi görünüyordu. Veysi Ateş  önemli bir haber program sunucusuydu. Sedat Peker olayı patlak verince içişleri bakanı televizyonlara çıktı. Soru soran gazetecilerden biri Veysi Ateşti. Bırakın soru sormayı, diğer gazeteciler içişleri bakanını biraz sıkıştıran bir soru sorduklarında hemen cansiperane söze giriyor, konuyu değiştiriyordu. Nedeni daha sonra anlaşıldı. Geceliği 100 bin TL olan otellerde tatil fotoğrafları çıktı. Sadece üzerindeki palto 100 bin TLidi.  Bir gazeteci maaşınla nasıl olur da 100 bin liralık palto giyebilir, geceliği 100 bin TL’lik otelde tatil yapabilirdi. Korkmaz Baran’dan bir işini halletmek için 10 milyon Euro istediğine dair kasetleri ortaya çıktı. Hesap soruldu mu hayır, soruşturma açıldı mı hayır. Bir daha televizyonlara çıkacak yüzü kalmadı. Ama maalesef yaptıkları da yanına kaldı.

             Yandaş televizyonları seyredersen ekonomi uçuyor.İşsizlik düşüyor.Bütün dünya bizi kıskanıyor.Her yerden gaz fışkırıyor.Yakında aya gidiyoruz. Muhalif televizyonları seyredersen ekonomi batıyor.Ülkede işsizlik var. 128 milyar dolar kayıp.Ormanlar rant için yakılıyor. 5 yerden ballı maaş alan siyasiler var.Eski başbakanın oğlu uyuşturucu baronu olmuş. Dış borcumuz üçe katlamış. Ülkede adalet, demokrasi, eğitim bozulmuş.  Peki hangisi gerçek? Aslında gerçek kabak gibi ortada, ama görmek isteyene.

            Bizim gibi insanlardada biraz kabahat var. Muhalif kanalları seyredip boşu boşuna karamsar oluyoruz. Boşu boşuna kendimizi kahrediyoruz.  A haberi seyretsene kardeşim. Bir insançok yakınını kaybediyor. Acısına dayanamıyor.  O anda doktorlar sakinleştirici bir iğne yapıyor.  Birden acın diniyor. Boş gözlerle etrafa bakıyorsun. Yüzünde bir gülümseme. Herşey lay lay lom  oluyor. A haber de sakinleştirici iğne gibi. Seyrediyorsun herşey toz pembe oluyor. Peki bu gerçekleri değiştiriyor mu? Boş versene gerçekleri. O anda mutlu musun sen ona bak.  İğnenin etkisi geçince ne mi olacak? Amaaan, onuda o zaman düşünürüz.  Seyret A haberi. Herşey  ne güzel. Her şey Lay lay lom. Herşey tozpembe.

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek