Efsane Müdür Gayrimenkul Danışmanlık Şirketi kurdu
Sonbahar gelince peçkalara ilgi arttı
Oruç ailesinin acı günü
Kaymakam Yüce’den Celaliye ve Eskitaşlı’ya ziyaret
Bu yazı 24 Kasım 2020, Salı 09:22:55 tarihinde eklendi. 2485 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Siyaset becerilerini geliştiren bir kent olmalıyız - ÖZGÜR TERZİOĞLU

Siyaset becerilerini geliştiren bir kent olmalıyız

 

Dünya piyasalarını saran ekonomik iklim gereği devletlerin merkezi otoritesi kadar yerel yönetimlerin de ekonomik yönden yaratıcı olmaları gerektiği bir dönemdeyiz. Bütçe lüzumlu işler için hazırlanmalı, kaynak yaratmalı ve istihdam sağlayan çalışmaları organize etmesi gerekmektedir. Ülkemizin hacimli bir şekilde gelişmesi için yerel yönetici adaylarını tarafsız bir bölgede yönetime hazırlanması şimdilerde konuşulmasa da ileri ki dönemlerde teknolojinin sağladığı imkânlarla öngörülebilir.

Bahsinde bulunduğum yönetim anlayışında insan kaynağını verimli kullanabilmek önemlidir. Kent içerisinde yaşayan her insanın en iyi şekilde değerlendirilebilecek kurguyu hazırlamak ve işlevsel hale getirdiğimizde siyaset becerilerimiz artacaktır. Yerel yönetim olarak değerlendirdiğim sadece belediye değil, kent konseyi ve meclisleri, muhtarlıklar, meslek odaları, vakıflar, dernekler, kooperatifler gibi aslında aynı kentte, fakat bağımsız bir şekilde kendi içlerine dönük rutin işlerin dışında kent hedeflerine yönelik disiplinli hareket sağlanmalıdır. Bu organize hareketi başlatabilmek için eklem bir yapı ihtiyacı olduğu görülmektedir.

Lüleburgazda Kepirtepe kültüründen doğan bir enstitü geleneğimiz var. Devrim zamanından kalan eğitim kültürünü temsilen bir de derneğimiz var.  Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği ile birlikte ve diğer dinamik sivil toplum kuruluşuyla iyi yönetişim ilkeleri çerçevesinde kamu-halk ortaklığı kurularak çağımıza uygun enstitü tasarımıyla kentimizin master planı hazırlanmalıdır. Siyasi partiler, cemaatler, bir grup elit gibi yaşayan ve paylaşımın güzelliklerinden nasibini alamamış birikintilerden kaynaklı kentimizde hala varoşlar var. Yoksulluk on binlere yaklaşmıştır. Köy nüfusları azalıyor. Geriye kalanlar katma değerli üretime yeter anlayışa ve organize kabiliyette değiller. Asgari ücretli çalışanlar kenti olmaya doğru ilerliyoruz. Düşük ücretli çalışan insanlar borç içerisindeler. Bu insanların çocukları, nesli eşit fırsatlarda eğitim görememektedir. Fırsat eşitliği yaratılmadığı için parası olan siyaset yapmaktadır. Kaynakların üzerinde oturmaya devam ederek paylaşmama anlayışı devam etmektedir. Bu yönetim anlayışıyla ve inatçı tutumlarla geleceğimiz tehlike altındadır. Sınırlar belirginleşiyor ve sosyal ayrıştırma kent güvenliği açısından çanları çalabilecek nedendir. İş körlüğü yaşamaya devam eden yerel yönetim Dünya nereye gidiyor? Sorunu da kendisine sormalıdır. Aslında daha birçok soruyu kendisine sorarak geleceğin siyaset anlayışına hazırlık vakti gelmiştir. Geçmeye başlamıştır.

Dünya ekonomilerinin içerisinde bulunduğu kriz dönemi, salgın bitimiyle düzene gireceğini düşünenler büyük yanılgılar içerisinde kentimize isimlerini kazıma derdine düştüklerini ve o düştükleri hülyalı delikten çekip çıkarmak tabii ki de bizlere, halka düşmektedir. Her insan ya da grup hayallere kapılabilir. Güzellikler içerisinde bir hayatı düşleyerek işler yapma uğraşına gidilebilir. Bu son derece insani gözükmesine karşılık, yaşamın dinamikleri doğru algılanmadığı sürece büyük yıkımlara, yoksulluklara ve toparlanması çok zor bir geleceği nesline devri söz konusudur. Ne yazık ki zoru, zorlanmayı, yoksulluğu, kirliliği, sağlıksız bir toprak, suyu neslimize bıraktığımızda mezar taşlarımızın akıbetini düşünmek daha akıllıcadır.

Şimdi bizler birbirimizi değersizleştirmek yerine, küserek sırtımızı dönmek yerine aslında en iyi olduğumuz yerde sohbetimize başlamalıyız. Lüleburgazlı bilincini ortaya çıkartabileceğimiz çalışmaları organize etme vaktidir. Bu çalışmaların en başında siyaset becerilerimizi geliştirebileceğimiz kurgu için zaman ayrılmalı ve projeler üretilmelidir. Tabii bu çalışmalarda rant ekonomisi yaratamayacak olmanız ve poz verebileceğiniz argümanların azlığı nedeniyle nefsi terbiyeler söz konusudur. Edepli siyaset, nefsin terbiyesiyle başlar. Halkın sırtından elde edilenler ile yapılan işlerle nasıl poz vereyim? düşüncesi yerine yeni düzeni hazırlamak için mesai harcanması gereken bir dönemece girdik.   

Bu zor günlerde edepli siyasetin, ahlaklı siyasetçinin yetiştirilmesi meselesinde toplumda ki önder ruhlu, yönetimde becerikli insanların bulunması, eğitilmesiyle mahalle meclislerinin kurulmasına zemin oluşturmak ve kent hedeflerine yönlendirilmesi meselesi daha da önemli hale gelecektir.

 

                                         

 

Yazdır Paylaş
Diğer ÖZGÜR TERZİOĞLU Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek