“3 ilde 3 kent ormanı incelendi”
Abdussamed Kayalı yeniden başkan seçildi
Gençlik Turizmi için toplandılar
Yanıltıcı bilgiye ceza
Bu yazı 16 Eylül 2020, Çarşamba 09:04:35 tarihinde eklendi. 1536 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ÜLKELERİN DOSTLUĞU OLMAZ, ÇIKARLARI OLUR - Metin ATLI

ÜLKELERİN DOSTLUĞU OLMAZ, ÇIKARLARI OLUR

 

               Akdeniz’e kıyısı olan bütün ülkeler doğalgazla ilgili bir sürü anlaşmalar yapıyorlar. O ülke Müslüman’mış, bu ülke Hıristiyan’mış, şu ülkede diktatör varmış diye bakmıyorlar. Her ülke kendi çıkarına bakıyor. Bu ülkelerde zaman-zaman kendi aralarında hep kavgalılar. Ama işi kan davası haline getirmiyorlar. Çıkarları oldu mu anlaşıyorlar.

              Pekiyi Türkiye olarak bizim durumumuz ne. Hepsinle kavgalıyız. Bir tek Libya ile anlaşabildik. O da Libya’yı kim yönetiyor, belli değil. Türkiye şu an Akdeniz de yalnız. Yunanistan’la kavgalıyız, Fransa ile kavgalıyız. Suriye, İsrail, Mısır, Arap ülkeleri ile kavgalıyız. Avrupa ülkelerinin sülalesinle kavgalıyız. “Ey Avrupa”  diye bağırmadık mı? “ Ey İsrail” diye bağırmadık mı? Onlar bizim gibi “Ey Türkiye” diye bağırmadılar. Ama her olayda bizden acısını çıkartıyorlar.

           Mısır’la Sisi yönetime geldiğinden beri ciddi kavgalıyız. Ülke çıkarlarımız gereği Mısır’la iyi geçinmemiz gerekiyor. Ama biz Sisi’ yi sevmiyoruz. Sisi’ye karşı gelen Müslüman Kardeşler örgütünü seviyoruz. Bu nedenle Mısır’la hiç diyaloğumuz yok.

            Araplar ve Filistinliler için İsrail’le kavga ettik. “Van minüt” dedik, “Ey İsrail” dedik. Ama Araplarla da kavgalıyız. Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bütün Arap ülkeleri tek-tek İsrail’le anlaşmalar yapıyor, biz her iki tarafa da yaranamadık. Tek dostumuz Katar. Merak etmeyin. En ufak bir olay da Katar da bizi satar. Katar bize para veriyor. Biz onlara Digitürk’ü verdik, tank palet fabrikasını verdik. Kanal İstanbul’dan bir sürü yer verdik. Nasıl dostluk bu? İyilik karşılıksız olur.

          Diyeceksiniz ki “Herkes bize düşman, bizi çekemiyorlar.” Bu psikolojiden milletçe kurtulmalıyız. Bir insan herkesle kavgalıysa biraz da suçu kendinde aramalı. Nedir bizim hatalarımız bir bakalım.

          Türkiye olarak  Akdeniz’de Yunanistan’la olan problemimizde bu konuyu en iyi bilen, Türkiye’nin haklarını en iyi savunan çok değerli biri var. Cihat Yaycı. Namı diğer YAYCI PAŞA. Mavi Vatan doktrinini oluşturan çok değerli bir general. Aynı zamanda bir akademisyen. Cumhurbaşkanının da övgüyle bahsettiği bir adam.  Pekiyi ne oldu? Yaycı Paşa’ya. En lazım olduğu bir zamanda pasif bir göreve atandı ve istifa etmek zorunda kaldı. Kararı veren Milli Savunma Bakanı, onaylayan Cumhurbaşkanı. Kimse ne olduğunu, neden olduğunu anlayamadı. Resmen kendi ayağımıza sıktık.

       2017 Yılında Anayasa Referandumu yaptık. Referandum için gurbetçiler de oy kullanacaktı. Bunun için Avrupa’nın değişik yerlerinde iktidar partisi konuşmalar ve etkinlikler yapacaktı.  Hollanda da konuşma yapılacaktı. Hollanda dedi ki “Bizim bu hafta seçimimiz var. Seçim bitsin, buyurun gelin konuşmanızı yapın.” O zamanın Başbakanı Binali Yıldırım bir televizyon konuşmasında bunu doğruladı. 6 Mart 2017 de A haber televizyonunda yaptığı bir programda “14 Mart’ta Hollanda da seçimler var, Seçimlerden sonra Hollanda da bir etkinlik mümkün olacak” dedi. İsteyen internetten bakabilir. Bizim referandum 16 Nisan’daydı. Zaman vardı.  Pekiyi biz ne yaptık. Aile ve Çalışma Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’yı  11 Mart’ta inadına yapar gibi Hollanda’ya yolladık. Hollandalılar Bakana izin vermediler. Başladık bağırmaya. “Ey Hollanda” dedik. Hollanda simgesi olan portakalları bıçakladık. Aynı şekilde bütün Avrupa ülkelerine kafa tuttuk. Sonra milliyetçi duygularımız kabardı ve Avrupalı gurbetçilerimiz yüksek oranda Evet oyu kullandı. İktidar partisi istediğini almıştı. Ama bu uğurda bütün bir Avrupa’nın düşmanlığını kazandık.

         İsrail’le kavga ettik oy aldık, Suriye ile kavga ettik oy aldık, Rusya uçağını düşürdük angajman kuralı dedik oy aldık, Ey Avrupa dedik oy aldık. Mısır Başkanı Sisi ye bağırdık, İran’a bağırdık, Ermenistan’a bağırdık. Sonuç iktidar partisi oy aldı ama biz yalnız kaldık. Yalnızlığa da güzel bir isim bulduk. Değerli yalnızlık.

        Ülkelerin dostlukları yoktur, çıkarları vardır. Bir an önce iç siyasetimize oynamaktan vazgeçip ülke çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yapmalıyız. Bir an önce oy alacağız diye ona buna bağırmaktan vazgeçmeliyiz. Yoksa yalnız kalırız. Oruç Reis Gemisi gaz bulsa ne olacak, yalnız başımıza bulduğumuz gazı çıkartamayız. Bir an önce ülke çıkarlarını siyasi çıkarlarımızın önüne koymalıyız. Yoksa uluslararası arenada yalnız kalır, adına da “Değerli yalnızlık” deyip kendimizi avuturuz. “Bizi çekemiyorlar” deyip kendimizi avuturuz. “Türk’ün Türk ten başka dostu yoktur” deyip kendimizi avuturuz.

 

Not: İşlerimin yoğunluğu nedeniyle haftada bir kez yazacağım. Her Çarşamba görüşmek üzere…

           

        

                

          

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek