Kooperatifçilik faaliyetlerine hız verildi
Ahmet Sezal Özbek’in acı günü
Çetin Altay Lüleburgaz’a geldi
Yağışlar geliyor
Bu yazı 02 Eylül 2020, Çarşamba 09:13:41 tarihinde eklendi. 627 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

EĞİTİM SİSTEMİMİZİ BEĞENEN VAR MI? - Metin ATLI

                                           EĞİTİM SİSTEMİMİZİ BEĞENEN VAR MI?

 

         Öğrenciye sordum, öğretmene sordum, çalışana sordum, sağcıya sordum, solcuya sordum. Eğitim sistemimiz güzel diyen bir kişi çıkmadı. Eğitim sistemimiz kötü. Pekiyi eğitim sistemi kötü olan bir ülke nasıl kalkınabilir?

      Muhalefet “Hep  kötülüyor, hiç çözüm üretmiyor”  deniliyor. Ben sosyal demokratım. Çözümü de yazacağım.

      Almanya’yı Almanya yapan meslek liseleridir” diye bir söz var. Bu sözü Almanlar demiş. Demiş mi dememiş mi bu önemli değil ama gerçek bu. Meslek liseleri çok önemlidir.

    Biz baba ve anne olarak çocuğumuz ortaokulu bitirince bir karar vermek zorunda kalırız. Meslek lisesine göndersek lise bitince bir iş bulması kolay olur. Ama bir mühendis bir doktor olması neredeyse imkansızdır. Düz liseye göndersek bir mühendis bir doktor olabilir ama üniversiteyi kazanamazsa düz lise diploması hiçbir işe yaramaz. Çoğu kez risk alırız düz liseye göndeririz.

     Elektrik meslek lisesinde okuyan bir öğrencinin elektrik mühendisliğini kazanması çok zordur. Çünkü o dersleri pek görmezler. Ama Düvenciler Anadolu Lisesi’ndeki bir öğrenci elektrik mühendisliğini kazanabilir. Garip değil mi?

                   Peki şöyle olsa; Mesela ülkeye yılda 1000 tane elektrik teknisyeni lazım. 100 tane elektrik mühendisi lazım. Elektrik teknisyenlerinin en başarılı 100 kişisi elektrik mühendisliği fakültesine gitse nasıl olur?  O zaman ben oğlumu meslek lisesi elektrik bölümüne gönderirim. Bilirim ki çocuğum başarılı olursa mühendis olacak. Olmazsa bir elektrik teknisyeni olarak kısa yoldan hayata atılacak. Bu benim şahsi görüşüm değil. Birçok ileri ülkelerde buna benzer sistemler var.

              Bugün ‘Meslek Lisesi elektrik bölümü mezunuyum, torna bölümü mezunuyum, kaynakçıyım’ diyen bir kişi daha kolay iş buluyor. Çünkü ihtiyaç var. “Mühendisim” derse zor. Neden ihtiyaçtan fazla mühendis var, üniversite var?  Hala üniversite açıyoruz. Meslek lisesine ihtiyaç var biz üniversite açıyoruz. Yahu gerek yok, ihtiyaç yok, neden açıyoruz. Eskiden Devlet Planlama Teşkilatı 5 yıllık kalkınma planı yapardı. Ne kadar öğretmene ihtiyaç var, ne kadar hemşireye ihtiyaç var bilirdi. O kadar kişi okula alınırdı. Okul bitince direk göreve başlarlardı. Şimdi öylemi? Öğretmen okulundan mezun olan biri başka ne iş yapabilir. Okul bitince atanamayan genç bunalıma giriyor, aile bunalıma giriyor. Özel okulda öğretmenlik yapsın. Tamamda orası da dolu ihtiyaç yok. Asgari ücretle öğretmenlik yapmayı kabul ediyorlar gene iş yok. Ya üniversite okutmak için ailenin harcadığı paralar, devletin harcadığı paralar. Üreteceği yerde boş yere geçen koca 4 yıl.

              Ben Kepirtepe’de okudum. Burada okuyanlar öğretmen olarak yetiştiriliyor mezun olunca direk okullara atanıyordu. Sonra değişti. Eğitim enstitüleri açıldı. 2 yıl daha okuyup öyle öğretmen oldular. Kepir mezunu birisi eğitim enstitüsünü tercih yaparsa ekstradan çok puan verilirdi. O nedenle Kepirlilerin çoğu öğretmendir. Şimdi bunu da kaldırdılar.

       Ben Kepir’den sonra Ege Üniversitesi Kimyagerlik bölümünü kazandım. Üniversitede pedagoji eğitimi aldım. Üniversiteyi bitirince Afyon Sandıklı’ya kimya öğretmeni olarak tayinim çıktı. Ama öğretmenlik yapmadım. Özel sektörde iş buldum. Orayı tercih ettim. Zaman geçti. O fabrika da müdür oldum. Müdür olduğum gün personel müdürümüz bana dedi ki ‘Sana bir şey itiraf edeceğim. Fabrikaya iş görüşmesine geldiğinde tecrüben yoktu, giyimin de pekiyi değildi. Başka adam bulamazsak alırız dedim. 1 hafta geçti başka adam bulamadık seni mecburen aldık. Sen beni yanılttın başarılı oldun müdür oldun.’  Bunu neden yazdım. Düşünsenize Üniversite mezunu pek başvuran olmamış beni almışlar. Bugün böyle mi? Böyle bir göreve 3 kişi alsınlar 103 kişi başvurur. Çünkü üniversite mezunu çok.

          Fabrikaya yabancı ülkelerden makinalar gelirdi. Diyelim bir makine İtalya’dan geldi. Makine geldikten sonra önce İtalyan mekanik teknisyeni gelirdi. Makinayı kurardı. Sonra elektrik teknisyeni gelirdi. Elektrik sistemini bağlardı. Sonra tekstil teknisyeni gelirdi. Bize makinayı kullanmasını öğretirdi. Hepsi de iyi kötü İngilizce bilirdi.

        Bir gün “Sizde hiç mühendis yok mu, Hep teknisyen geliyor’. Dedik. Şaşırdı. “Mühendis bu makinayı icat eden, geliştiren adamdır. Büyük adamdır. Burada ne işi var” dedi. Bizde öyle mi teknisyen kadar mühendis var.

       Ekstra puanı kaldırdıklarında iktidar partisi  İmam Hatip Lisesi öğrencileri mühendis, doktor olamıyordu. Artık çok şükür olabilecekler” Dedi. Pekiyi İmam Hatip Lisesi’nden elektrik mühendisi olur mu?  Ticaret Lisesi’nden doktor olur mu? Torna bölümünden muhasebeci olur mu?  Sağcı, solcu, muhafazakar, milliyetçi kimliklerimizi çıkaralım sakin kafayla bir düşünelim olur mu?  OLMAZ. Ben kimyagerim benden de imam olmaz.

       Paralı eğitim sistemi ise ayrı bir facia. Bu yazımda bu konuya da vakit ayırırsam yazı çok uzun olur. Bu kadar paralı üniversite hangi ülkede var. Finlandiya, Norveç, İsveç, Almanya gibi tüm gelişmiş, sosyal demokrat ülkelerde eğitim ve sağlık devletin bedava hizmetidir.

   2 konu daha var.

        Birincisi İngilizce. Kabul etsek de etmesek de İngilizce bugün dünyada ortak dil oldu. Fazla dil bilmeye gerek yok. İngilizceyi iyi bil, her ülkeden birileri ile anlaşırsın. Liseyi bitiren birisi İngilizce bilmeli. Maalesef bizde İngilizce bilenler parmakla gösterilecek kadar az.                  

         İkincisi okullar işletmelerden çok kopuk. Ben aynı zamanda A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanıyım. Bize stajyer öğrenciler geliyor. Ne tornayı görmüşler, ne forklifti görmüşler, ne vinci görmüşler. Bunları görmeden öğrenciler nasıl kafalarında canlandıracaklar. Okullar işletmelerle çok sıkı temas içinde olmalı.

       “Düzelmez” demeyin, düzelir. Ne zaman düzelir. Siyasiler ülke çıkarlarını kendi çıkarlarından daha fazla düşünmeye başladığı an düzelir. O zaman geldiğinde ülkede pek çok şey düzelir. O zaman ne zaman gelir. İşte sorun burada. Maalesef yakın zamanda gelmez.

        

 

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek