PTT'nin 180. kuruluş yıl dönümü kutlandı
Belediye “Kent Ormanı” için hazır
LTSO’dan yeni indirim protokolü
Başsavcı Gökçen’den  Esnaf Kefalet Kooperatifi’ne ziyaret
Bu yazı 19 Ağustos 2020, Çarşamba 09:07:43 tarihinde eklendi. 1487 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BİTTİ DEDİĞİMİZ ANDA BAŞLAR HER ŞEY “Bir kapı kapandığında, bir diğeri açılır. Fakat biz sıklıkla kapanan kapıya o kadar uzun süre bakarız ki; yeni açılan kapının farkına varmayız…” Helen Keller - Burcu Çalışkan

BİTTİ DEDİĞİMİZ ANDA BAŞLAR HER ŞEY  “Bir kapı kapandığında, bir diğeri açılır. Fakat biz sıklıkla kapanan kapıya o kadar uzun süre bakarız ki; yeni açılan kapının farkına varmayız…” Helen Keller

 

Vazgeçtiğimiz, son nokta dediğimiz anlar vardır. Vazgeçeriz, “Artık olmuyor, dayanamayacağım” deriz. Bir de farklı bir yön vardır, üzülürüz, yani kapanan kapıların ardında neden kapandığını, neden istediğimizin olmadığını, neden o çok hayal ettiğimizin bize verilmediğini düşünerek, yani kapanan kapının ardından yas tutarak geçiririz zamanımızı…

Ben bugün sizlerle birlikte bakalım istiyorum, doğada bu yaptığımızı yapan bir canlı daha var mıdır? Örneğin bir ağaç düşen yaprağının ardından senelerce yas tutar mı? “O yaprak kurudu gitti, bu kapılar bana kapandı, artık bir daha yeşil bir yaprak çıkartamayacağım, neden bana böyle bir zulüm yapılıyor” diye dövünür mü? Yağmura bakalım… Soğuk vurduğunda katılaşan su, “Ben artık toprağın derinliklerine akamayacağım, katı hale dönüştüm, o kolaylıkla sığdığım ve akıverdiğim diyarlardan bir kez daha geçemeyeceğim” diye endişe eder mi? Haksızlığa uğradığını hisseder mi?

İşte bunu bizler yapmaktayız. Unutmak… Kapanan kapılara dayanıp, neden kaybettiğimizi, neden yitirdiğimizi, neden o kapının bizlere açılmadığını sorgularız. Bir kez olsun düşünmeyiz, o kapı kapandığında doğa gereği, yaşam gereği açılacak yepyeni bir kapı vardır… Ve bu kapı kapanması gereken kapıdan çok daha fazla beklemiştir bize gelmek için. Öyle düşünürüz ki sanki dışarıdan bir güç “yollarımızı kesmektedir”, “kısmetimize karşı çıkmaktadır” değil mi? Oysa o bize gelmek isteyenler öyle büyüktür ki işte onların gelişi de (ve en iyi şekilde gelişi!) bazı kapıların kapanmasını ve bizim o gelenlere tam olarak hazır olabilmemizi gerektirir!

Bizler sonuçlarını görmeden, kapanan kapıların ardında dolaşmaya, hayıflanmaya, kaybettiklerimizi yad etmeye devam ederiz. Ne zaman ki kafamızı kaldırıp bakabilir hale geliriz, işte orada bize açılmış yepyeni yollar beklemektedir. İşte orada bize akan yepyeni kaynaklar beklemektedir. İşte orada sakin denizlerin duruluğunda bir “hoş geldin” beklemektedir…

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız, kendinizi inandırdığınız kapalı kapılarınıza bakmanızı isterim. İş hayatında mı şanssız olduğunuzu hissediyorsunuz? Aşk hayatında mı kaybettiğinize inanıyorsunuz? Ya çok daha fazlası sizin olacaksa? Ya hayat bugün alındı dediklerinizi, kaybettim dediklerinizi çok daha farklı bir şekilde size sunacaksa? Ya şu anda idrak edebileceğinizden çok daha büyük bir plan varsa? Ya sizden alınanlar olarak gördüklerinizin de yolları, yaşamaları gerekenler ve gerçekten size ayrılmış olan kadarında bir akışları varsa?

Hayatımızda yaşadığımız her anın, her zamanın, her oluşun bir sebebi vardır. Bizim anlayabileceğimizden çok daha büyük, bizim yorumlayabileceğimizden çok daha fazlası. Bugün gelin bir değişiklik yapalım; “hayırlısıyla” kapanan tüm kapılara sadece teşekkür edelim. Ve yeni kapıları hak ettiklerince görebilmek ve yaşayabilmek için güzel temennilerde bulunalım.

Sevgiyle kalın…

 

Yazdır Paylaş
Diğer Burcu Çalışkan Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek