Muhtarlardan sıkı denetim
Kent Ormanı, halk ile el ele temizlendi
DEVA Partisi’nde mazbata töreni gerçekleşti
Kooperatifçilik faaliyetlerine hız verildi
Bu yazı 04 Ağustos 2020, Salı 17:02:26 tarihinde eklendi. 613 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Z KUŞAĞI BİZİ ANLAMIYOR. - Metin ATLI

 Z KUŞAĞI BİZİ ANLAMIYOR.

 

                        Genelde Z kuşağı onları anlayamadığımızdan şikayet eder. Ben de onlardan şikayetçiyim. Bizi anlamıyorlar.

   Yazlıktayım. Birine mail yollamam lazım. Ama internet yok. Telefonumda internet var. Telefonumdan bilgisayarıma bağlanıp maili yollayabilirim. Beceremedim. Baktım dışarıda  bizim siteden 2 delikanlı oturuyor. Anlattım durumu. Bir tanesi oturduğu yerden bana

       -“Metin amca basit ya. Sen şimdi blututunu aç, sonra şuna bas, sonra buna bas enter e de bastın mı senin mail gidecek.”

     -“Oğlum gel şuraya çabuk yap şu işi.” Dedim.

  Allah’tan sempatikler. Güldü geldi benim maili gönderdi.  Ama bir hava- bir hava. Sanki bana uzay mekiği kullanmayı öğretiyor.

  -“Gördün mü Metin amca bu kadar basit. Bundan sonra sen yaparsın artık.” Dedi.

        10 kere gösterse yapamam. Ama “Yapamam” diyemedim.  Basitmiş, yaparım” dedim.  Bir daha o çocuğu hayatta çağırmam.

      Benim bu kadar basit bir işi nasıl yapamadığımı anlayamadı. Neden yapamadığımı anlatayım mı çocuk. Sayın Z kuşağı gençleri.

   Yıl 1982.  İzmir Ege Üniversitesi’nde 2, sınıf öğrencisiyim.  Bir gün 3 arkadaş oturuyoruz.  Bir arkadaş

-“Üniversiteye bilgisayar gelmiş, gidip görelim” dedi. Gittik. Küçük bir odaya 3 tane bilgisayar koymuşlar. Tüplü, Televizyon gibi ekranı var. Bilgisayarı duymuştuk ama ilk defa görüyoruz. Baktık, baktık. Ne işe yarayacak bir türlü anlamadık.

   Sanki telefon olayı farklı mı?.  O zamanlar cep telefonu yok. Telefon etmemiz gerekiyorsa Bornova PTT’ sine giderdik.  Veznedeki memur sorardı

 -“Nereyi arayacaksın?”

 - “Kırklareli, Pınarhisar, Yancıklar.” O zamanlar bizim köyün adı Yancıklar. Şimdi Ataköy oldu.

     Köyde o zaman bir tane santral vardı. Evlerde telefon 2-3 kişide var ama bizde yok. Santral  rahmetli Yaşar Aga’nın bakkalında. Yaklaşık 3 saat PTT’ de beklerdik. Sonra vezneci bağırırdı.

-          “Metin Atlı. 3 numaralı kulübeye.”   

      Kulübeye geçerdik.  Telefonda  Yaşar Aga. Ailemize ne söyleyeceksek anlatırdık, Yaşar Aga’da bizimkilere iletirdi.

   Üniversite son sınıftayım. Yıl 1985. Bir gün yine Bornova  PTT’sindeyiz.  PTT  bahçesine kutu gibi bir şeyler kuruyorlar. Merak ettik. Gittik sorduk.

  -“Abi bu ne?”

 - “Bu acayip bir şey”. Dedi.  Siz  görüşmek için 3 saat bekliyorsunuz ya. Artık beklemeyeceksiniz. Size vezneden jeton diye bir şey verecekler. Bu delikten içeriye atacaksınız. Bu tuşlara basarak numarayı çevirdiniz mi aradığınız kişi anında karşınızda olacak.”

  Ağzımız açık kaldı.

-          Vay be. Teknolojiye bak.”

-          Şimdi bizi anladınız mı Z kuşağı?”

 

-          “Yine mi anlamadınız. O zaman bir de şöyle anlatayım. 40 yıl sonrasını hayal edin. Televizyonda birileri ? “Hedef  2063 falan” diyor.  Uçan arabanıza atlayıp Antalya ya torununuzu görmeye gideceksiniz. Uçan arabanızı bir türlü Antalya’ya programlayamıyorsunuz.  Dışarıda 2 genç göreceksiniz. Yardım isteyeceksiniz. Onlarda size

- “Amca çok basit. Şuraya bas, sonrada buraya bas, entere de bastın mı Antalya’dasın” diyecek.

  Bak işte o zaman bizi anlayacaksınız.

 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin ATLI Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek