BAHÇEŞEHİR KOLEJİNDEN 12. SINIF ÖĞRENCİLERİNE SEVİYE TESPİT SINAVI
Kızılay’ın gençleri sokaktaki canlarımızı unutmadı
Lüleburgaz’da Cumhuriyet Bayramı töreni
Vali Bilgin, Cumhuriyet Bayramını kutladı
Bu yazı 07 Temmuz 2020, Salı 09:21:59 tarihinde eklendi. 2458 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TÜKENECEKLER. - HAYRİ AKPINAR

 TÜKENECEKLER.

 

         Günümüzde seçime katılan SOL partilerin önderliğini CHP yapmaktadır. Dolayısıyla solu büyük kitle bazında temsil ettiklerini söyleyebiliriz. Aslında bir partiye SOL tanımı koyduğumuzda anlaşılan şey ” Kapitalizm ve Emperyalizme karşı, Laik, Halk için halk ile Eşit ve adil ülkeyi yönetmek isteyen SOL hareket algılanmaktadır”  CHP’de bu gayeyi gütmektedir. Hatta tüzüğünün “AMAÇ” bölümünde bu gaye hoş, kibar ve süslü cümleler ile açıklanmaktadır. Diğer sol partilerde çok farklı değildir.

         Ancak ülkemizde yazılandan ziyade yürütmede yaşananlar ile SOL partileri anlamaya çalıştığımızda Tezat ve Terslikler ile karşılaşmaktayız.

         Nasıl ki Sağ parti seçmeni kendilerini Sosyalist gibi yönetmesi için Sosyalizm karşıtlarını iktidara taşıdığında Hüsrana uğruyorsa, Sol parti seçmeni de aynı tezat içinde. Sosyalist gibi vaat edenleri seçip, Kapitalist gibi yönetildiklerini görmektedirler. Aslında mevcut siyasi partilerin tüzüklerine baktığımızda hepsi aynı şarkıyı söylemekteler sadece makam farklı.

         Hepsi;

*Türk milliyetçisi dir. (bazıları dilinin ucuyla söylese de)

*Atatürkçüdürler (bazıları söyleyemese de)

*Erkler ayrılığı olmazsa olmazdır.

*Emekçiyi çok severler. (bazıları ekmek ile karıştırsa da)

*Adalet herkese lazım olacaktır . Önemlidir (En çok kendileri için isteseler de)

*Dindar Müslüman dırlar (bazıları Cuma ve Seçim zamanı da olsa)

*Doğayı ve tüm canlıları severler (Şakadan orman yakılmasına göz yumsalar da)

         Kısaca hepsi  “ Benim ki Kara, Senin ki benden kara” kardeşliği içinde. Dolayısıyla mevcut Partileri SAĞ ve SOL diye ayırmak Halka ve Ülke çıkarlarına hiçbir fayda sağlamayacaktır. Çünkü bu yanılgı ile yıllarca aynı tas aynı hamam yönetildik.

         Fakat görünen o ki, Durum değişiyor. İnsanlar siyasi partilere değil hayatın ihtiyaçlarına ve kişisel isteklerine göre fayda sağlayacak fikir ve düşüncelere itibar etmektedirler. (Bunun en güzel örneği yanı başımızda M.Siyam Kesimoğlu başarmıştır.) Onları sol veya sağ gibi kısıtlı ve sınırlı kavramlar çok ilgilendirmemekte. Hatta dinlere bakış açıları dahi özgürlük içermekte, bu yüzdendir ki İmam hatiplerde bile Deizmin arttığı kabul görmektedir. Sorgulayan toplum düzeni oluşmaktadır. Artık BİAT ve İTAAT siyasi partilerin sempatizanları tarafından terk edilmektedir. Kalanlarda doğal seleksiyon ile tükeneceklerdir.

         Gelişen teknoloji ve iletişim insanların aralarında yaşam kalitelerini kıyaslama olanağı sağladıkça, Taleplerde değişmekte ve farklılaşmaktadır.

         Artık öncelik;

*Üretim araçlarının toplumun ortak mülkiyetinde olması;

*Yaşamın her alanında insanın, Doğanın ve tüm canlıların ortak faydası öncelikli olması,

*Üretime katılmada herkesin kabiliyeti ve gücü kadar, Ülke hizmetlerinden ve değerlerinden eşit şekilde yararlanması,

*Eğitim ve sağlığın Ticaretinin yapılmaması herkesin eşit şekilde faydalanması,

*Emeğin insanın onuru olduğu, Kaliteli yaşam koşullarına aykırı zorlanamayacağı iradesi dışında alınıp satılamayacağı ve özgür hakkının bağımsız kullanılması,

*Düşüncenin suç olmadığı, Hak arama ve Hayır diyebilmenin Özgürlük olduğu ve kısıtlanmaması gerektiği gibi söylemlerin herhangi bir siyasi düşünceye mal edilmeden bunlara cevap verecek siyasilerin tercih edileceği bağıra bağıra gelmektedir. Bu istekler Artık dizginlenemez ve dizayn edilemez boyutlara ulaşmıştır.

         Sol partiler misyonu ve söylemleri gereği kendilerini yeniden dizayn etmek zorundadırlar. Tabandan tavana başlatılacak cesurca revizyon hareketi  Ülkenin geleceği ve Solun inanırlılığı açısından çok çok önemlidir.

         Solun tanımını yeniden yapmak veya Revizyonist Sosyalizmi doğru anlatmak değişen ve gelişen halkın taleplerine cevap vermede etkin olacaktır.

         Fert yerine Toplum kavramı öncelikli olmadan, Siyasi eşitliğin ekonomik eşitlik ile sağlanmadan Tam bir özgürlüğün olmayacağı asla unutulmamalı dır.

 

                                                                           Hayri AKPINAR

        

        

 

Yazdır Paylaş
Diğer HAYRİ AKPINAR Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek