Muratlı’da  kağıt yüklü tır yandı
Vatandaş yine mağdur
Doğuştan CHP’li Zeynel, CHP’den istifa etti
Geleceğin Yıldız Girişimcileri Eve Dönüş Programı başlıyor
Bu yazı 29 Mayıs 2020, Cuma 08:44:46 tarihinde eklendi. 1517 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

RAMAZAN VE VİRÜS SONRASI - Ahmet Bostancı

RAMAZAN VE VİRÜS SONRASI

 

 Ramazan ayı; onu yaşayanlara güzel bir format attı. Oruçla, namazla, mali ibadetlerle, ruhlar, bedenler, mallar temizlendi, aklandı… Bu arınmış hali diğer aylara, hatta bütün seneye yaymak bizim elimizde. Unutmayalım ki, dünyası ramazan olanın ukbası bayram olur. İftar ve sahur sofralarındaki bereket, teravih ve diğer namazlardaki lezzet, infak etmede tat ve zevk okunmakla, yazılmakla değil, ancak yaşanmakla anlaşılır güzelliklerdir.  

İman, akıl, ahlâk, erdem, düşünme, anlamlandırma… İnsanlar için geçerlidir. Hayvanların böyle dertleri yoktur. Hakikat arayışı insanda vardır. Bu ramazanda salgın hastalık sebebiyle evde kalıp düşünme, hayatı, ölümü, yaradılış gayesini, nereden geldim, nereye gideceğim sorularını cevaplandırma çabaları daha fazla oldu insanlarda. Vicdanımızla baş başa kaldık. Kendimizi sorguladık. Gözle görülmeyen bir virüs karşısında insanlık nasıl da çaresiz kaldık!?.  

Aile fertlerimizle daha yakından ilgilendik, onlarla daha çok konuştuk. Anlaşıldı ki: İman ve sağlık en büyük zenginlik, eşimiz en yakın arkadaşımız, evlatlar göz aydınlığımız, inananlar kardeşimiz, ana babamız bereket vesilemiz, baş tacımız. Dünya fani, her zaman ve her yerde temizlik çok önemli, tedbir çok lazım, ölüm çok yakın, insan çok aciz, Allah çok büyük… İnanın dünyada birçok insan bunları sorguladı.

İnancımıza göre insan dünyaya iyi işler yapmak için gönderildi. İnsan iyilik kervanının yolcusudur. Her şey fani ve dünyada kalıcıdır. Sadece iyiliklerimiz bizimle ahirete gelecektir.        Dünya malı ise üç kısımdır:
Birincisi: Yediklerimiz. Onlar bir gün sonra kanalizasyona gider.
İkincisi: Elde tuttuklarımız. Onlar mirasçılara kalır. Başkaları onları yerken biz öbür tarafta nereden, nasıl kazandık diye hesabını veririz.
. Günahımızı sevmeyiz.  Ama o bizimle ahirete gelir. Malımızı severiz. Ama o bizimle gelemez, artık mirasçılarındır.
Üçüncüsü: Verdiklerimiz. Onlar bizimle gelecek olanlardır.  

Peygamber(as)ın evinde bir koyun kesilir. Sorar Efendimiz(as): “Ne yaptınız koyunu?.” Ev halkı: “Ön kolu hariç hepsini dağıttık.” derler. Bunun üzerine: “Desenize ön kolu hariç hepsi bizim oldu!.” (Tirmizi- Hadis) buyururlar. Rabbimiz: “En değerlilerinizi infak etmedikçe kurtulamazsınız.” (Al-i İmran:92) buyuruyor. “Ne verirsen elinle, o gelecek seninle.!” inancı ağır basmalı, hep almakta değil, imkanlar ölçüsünde vermekte mutluluğu aramalı insan.

Rabbim yeni ramazanlara kavuşmayı, en kısa zamanda hastalık ve belalardan kurtulmayı nasip etsin…

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Ahmet Bostancı Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek