Uğur Kurs’tan sağlıkçılara ve emniyete burs desteği
Devrez Barajına ne oldu?
Edirne'de silahlı kavga: 7 yaralı
Sağlık Bakanı Koca’dan Kırklareli’ne teşekkür
Bu yazı 25 Mart 2020, Çarşamba 10:51:55 tarihinde eklendi. 1953 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HAYATIMIZ VE HAYATINIZ SÖZ KONUSU - Burcu Çalışkan

HAYATIMIZ VE HAYATINIZ SÖZ KONUSU

 

Büyük bir değişim ve belirsizliğin içinde olduğumuz bir dönem. Tüm dünya ortak bir konudan dolayı endişeliyiz. Kendimizden öte çocuklarımız ve büyüklerimiz için endişeliyiz. Bu süreç sadece global bir sınav değil, aynı zamanda bireysel de bir sınavdır. Global olarak bundan önce nasıl davrandığımızın sınavı, bireysel olarak da nasıl davranmamız gerektiğinin sınavı. Bu sürecin bize gönderdiği mesaja baktığımızda değişmemiz gerektiğini söylediğini görebiliriz. Kendimize karşı tutumumuzu, diğer insanlara karşı tutumumuzu, doğaya karşı tutumuzu, üzerinde yaşadığımız gezegene karşı tutumumuzu değiştirmeliyiz.

Bu süreç soğukkanlı bir şekilde önlem alınması gereken bir süreç, korkulması gereken değil. Süreci tamamladığımızda geçeceğimiz yeni dünya düzenine karşı duygusal esnekliğimizin sınandığı bir süreç. Artık sadece bizim sağlıklı olmamızın yeterli olmadığının, dengenin sürdürülebilir olması için bütün insanların sağlığının öneminin anlaşıldığı bir süreç. Kolektif bilincin minik adımlarının atıldığı, herkes tarafından yardımlaşmanın, paylaşmanın öneminin anlaşıldığı bir süreç.

Birkaç gün öncesine kadar her şeyden önemli bulduğumuz pek çok şey artık anlamını yitirdi. Farkında olmadığımız pek çok şey de, her şeyden önemli oldu. 

Meğer sevdiklerimize sarılmak ne de önemliymiş, ne de iyi geliyormuş hepimize. Kendi elimizle yanağımızı kaşımaktan bile kaçınıyoruz artık. Eğer işiniz ve ihtiyaçlarınız zorlamıyorsa evden çıkmak, birkaç kişi bir arada olmak mümkün değil. Bırakın devletin yasaklamasını, kendimiz istemiyoruz artık. Vaziyetin bir de iyi tarafından bakalım. Ailemizin, sevdiklerimizin kıymetini daha iyi anlamadık mı? Pek çok şeyi nasıl ıskaladığımızın farkına varmadık mı? Dünya yavaşladı ve kısıtlandı belki ama duygularımızın farkına varmadık mı? Dil, din, ırk, memleket fark etmiyor artık; bütün dünya ilk kez aynı gemide olduğumuzu anlamadık mı? Hayatımız ve hareketimiz kısıtlanırken tüm bunları fark ettik. Koronavirüs salgını ile tüm dünya insanlığının geçtiği bu tünelin ucunda inşallah ışığı da göreceğiz. Ama bu tünelden geçerken tek tek bireyler olarak yapmamız gerekenleri lütfen ama lütfen uygulayalım.

Tüm dünya koronavirüs salgını ile mücadele halinde. Başımıza gelmedikçe 'bize bir şey olmaz' sorumsuzluğu içindeyiz. Hala işin muhabbet kısmındayız. Tüm uyarılara rağmen alınan tedbirleri tatil havasında geçiriyoruz.
Ekranlara ve sosyal medyaya yansıyan görüntüleri izleyince hayrete düşüyorum. Mangalını kapıp ailesi ile birlikte piknik masası kuranları gördükçe 'sorumsuzluğu' anlamlandıramıyorum. Sağlık bakanlığı başta olmak üzere yetkili kurumlar, uzmanlar uyarıyor. Tehlike her geçen gün katlanarak büyüyor. Ne kadarının farkındayız? Değiliz... Sorumsuz, vurdumduymaz tavrımızla orantılı vaka sayısı artarken buna bağlı ölümlerde vuku bulmaya başladı.
Uzman değilim... Ama gelen tehlikeyi görmemek için kör olmak gerekir. ABD'de, eyaletlerinde olağanüstü hal ilan ediliyor. Ordu birçok ülkede sokağa yerleşiyor. Fransa, İtalya, Almanya, Belçika ve hemen hemen bütün Avrupa'da olağanüstü hale geçiliyor. Felaket hazırlığı gibi... Tüm dünyada yaşananları bir film fragmanı tadında izliyoruz. İzliyoruz ama bir türlü ders çıkarmıyoruz.
Salgının daha fazla ülkemizde yayılmaması için devlet üzerine düşeni fazlası ile yaptı. Yapıyor... Sorunun küresel olduğu günlerden geçiyoruz. Tedbir ise bireysel... Bireysel tedbirlerimiz toplumsal tedbirin ilk ayağı... Hal böyle olunca toplumsal sağlığımızın kodları ile oynamayın. Uyarılara uymanın toplumsal ve bireysel sağlığımız açısından oldukça önemli.
Hayatımız ve hayatınız söz konusu...
Her gün bir kâbusa uyuyup yine kâbusla uyanmak oldu günün adı. Bittiğini umduğumuz an kaldığı yerden devam ettiğini görüyoruz. Şükür rüyammış diyerek güne uyanmak istiyorum. Salgını ciddiye almamak için ne gibi gerekçemiz olabilir ki? Biz mücadele azmi olan bir toplumuz. Bu süreci en az kayıpla atlatabiliriz. Yeter ki tedbirlere uyalım.
Devlet zoru ve yaptırımı olmadan ısrarla 'evde kalın' çağrısına uyalım. Alkışlayalım, dua edelim, güzel dileklerde bulunalım. Ama bunlar yeterli değil. Kuralları kuralsızlığa çevirirseniz birçok insanın emeğini heba edersiniz. İşte o emeklerin, mücadelenin heba olmaması için “tedbirlere uyalım!”

"Unutmayın!
Uyulan her tedbirin bir nedeni, uyulmayanın da bir bedeli vardır.
Bu yüzden evde kalın, teması azaltın."
Korona virüsle mücadelede fedakârlıkla ve sabırla görev yapan tüm sağlık personelimize selam olsun.

Sağlıklı kalmanız dileğiyle..

 

Yazdır Paylaş
Diğer Burcu Çalışkan Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek