YASAKLI BAYRAMDA  10 YARALI
Uyuşturucu taşımak için Demirköy Belediyesi’nin cenaze aracını çaldılar
Lüleburgaz’da TIR yangını
Kırklareli’nde tarihi çarşıda yangın
Bu yazı 05 Mart 2020, Perşembe 09:32:59 tarihinde eklendi. 1663 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

“OLTAYA YAKALANMIŞ BALIK” - Metin Büyükavcılar

“OLTAYA YAKALANMIŞ BALIK”

 

M. Emin Değer’in kitabı “Oltadaki Balık Türkiye”, 90’ lı yılların sonlarına doğru okumuştum. Türkiye’nin bağımsızlığını siyasilerin eli ile 1947de Amerika-Türkiye arasında imzalanan ikili antlaşmalar sonrasında Amerika’ya teslim edildiğini belgeleri ile anlatıyor kitapta. Neredeyse her satırda şaşırtıcı gerçeklerle yüzleşiyorsun. Özellikle antlaşma ile ilgili satırları yeniden defalarca okudum. Yaşananlarla şimdi daha iyi anlaşılıyor.

Rockefeller’ın Eisenhower’a yazdığı 1956 tarihli, “Başkan’a Gizli Mektup” bizlere çok şey anlatıyor, bizleri düşündürüyor, sorgulatıyor. 1964 tarihli ABD Başkanı Johnson’ın, Başbakan İsmet İnönü’ye yazılan mektubu var ki, yakın zamanda Başkan Trump’ın da Cumhurbaşkanımıza yazmış olduğu mektupla büyük benzerlik gösteriyor. Emperyalizmin Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk Halkına bakışını apaçık ortaya koyuyor. “Sayın Başkan, oltaya yakalanmış balığın yeme ihtiyacı yoktur. Örneğin Türkiye” diyor. Türkiye'nin OLTAYA YAKALANMIŞ BALIK olduğu, bu nedenle de yeme gereksinimi bulunmadığı açıklanmaktadır. Kimdir bu oltayı bize yutturan? Hem bostanımızdan, hem bekçiliğimizden yararlanmaya kalkışan, ev sahibi olmak isteyen bir tüccar mı, züğürt bir kiracı mı, sırtımızdan geçinmeye kalkışan bir sığıntı mı? Yardım, dış yardım diye bize bostan bekçiliği yaptırmaya kalkışan bir açıkgöz mü?

Amerika 2001’de istediği iktidarı koltuğa oturttu. Tüm Kuzey Afrika ülkelerinde ‘yeşil’ Harekat’ın önderi, simgesi tüm ülkelerde ampul ya da lamba olan bir parti kurulmuştu. Her şey hazırdı. ABD salyalarını akıtarak Irak’tan başlayıp, Ortadoğu’ya el koyacaktı... Ve Ortadoğu’nun en güçlü ordusu, Türk ordusu Batının hedefi doğrultusunda kullanılacaktı. Amaç Türkiye Suriye arasına bir petrol koridoru açmak bunun için kukla devletçikler oluşturmaktı. Sonra Irak’ta, Libya’da, Suriye’de ne isterse o oldu. Amerika el idi eldivenleri vardı! Çizme onun, içindeki ayak bizimdi. Kanlı işlerin başında Pentagon uzmanları vardı. “Türkleri YPG PKK ile ortak harekata ikna etmek ve bu arada Suriye devletini İdlip’de oyalamak, Türkiye’yi Suriye ile çatıştırmak her iki devleti zafiyete uğratmak yol haritası idi.

“Kapıları açtık” diye mültecilerin Yunanistan, Bulgaristan sınırına gönderilmesini kim düşünüp hayata geçirdiyse müthiş bir akıl oyunu. Buradaki olaylar daha çok haber değeri olduğu için maalesef şehit olan askerler bir gün geçmeden unutturuldu.

Daha düne kadar Suriyelileri bu vatanın öz evlatları yerine koyup, “Öz evlatlarımızın orada ne işi var” dediğimiz için bizleri vatan haini ilan edenlerden azıcık utanma bekliyoruz. 36’nın bir sayı değil can olduğunu anlamayanlara, Sana gençliğini yaşatmayanlara, “Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclisi toplayamayız” diyenlere, Sen kuru kumanyanla yetinirken, çatlayıncaya kadar bu vatanı yiyenlere, Sen bu vatan, bu bayrak için can verirken senin cenazene dahi can korkusundan koruma ordusuyla gelenlere, bunları alkışla destekleyenlere, Sen hakkını helal ediyor musun,  Beştepe’den gülerek Şehitler tepesini gösterenlere, Sen hakkını helal ediyor musun Şehidim?

Demek Orhan Veli'nin dediği gibi, rakı şişesinde değil de, bir de oltada balık olmak var, bu uçsuz bucaksız sömürü düzeninde. Oltaya yakalanmış balığın yeme gereksinimi yoktur! Öyle ya... Zokayı yutan balık yemi neylesin! “Tavşan yatacak ama tazılar bırakmıyor.” Akıllı olmak zorundayız! Sevgiyle Kalın…

Yazdır Paylaş
Diğer Metin Büyükavcılar Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek