Tekirdağ’da kadın ve çocuk cinayeti
Tekirdağlı gazetecilerden Başsavcı Gül’e ziyaret
Trakya sivrisinek işgali altında
Tebrik ziyaretleri sürüyor
Bu yazı 05 Şubat 2020, Çarşamba 09:36:14 tarihinde eklendi. 1715 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ERGENE NEHRİ ÖLÜM SAÇMAYI SÜRDÜRÜYOR - Servet Şenyiğit

ERGENE NEHRİ ÖLÜM SAÇMAYI SÜRDÜRÜYOR

 

Trakya’ nın en büyük nehri Ergene. Trakya’yı baştan başa dolanıyor ve 285 km uzunluğunda bir yaşam suyu. İstanbul’daki sanayi kuruluşlarının Trakya’ya aktarılmasıyla ve sonradan kurulanların da atıklarıyla kirlendi ve hiçbir canlının yaşayamadığı zehir nehri oldu. Ergeneyi besleyen dereler de aynı durumda.

Nazım Hikmet’in en sevdiğim şiirlerindendir ,” Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor “ şiiri. Nadir Nadi’ nin “Ben Atatürkçü Değilim” kitabı gibi. Emperyalizme karşı mücadele vermeyenler, ulusal değerlerimizi yok sayanlar, yakalarına ATATÜRK rozeti takmayı yeterli görüp elini kolunu bırak parmağını bile oynatmayanları gördükçe  nasıl hak vermeyeyim bu büyük ustalara.

Ergene Nehri nerede doğuyor? Yıldız (Istranca) dağlarından doğuyor ve yedi kolu var.  Çorlu Deresi ,Sulucak Deresi ,Lüleburgaz Deresi , Şeytan Dere , Teke Dere , Ana Dere ve Hayrabolu Deresi. Kaynağında içilebilecek nitelikteki su nasıl oluyor da beş km sonra evsel ve sanayi atıkları nedeniyle kirlenmeye başlıyor? Demek ki kirletenler belli.

Lüleburgaz Deresi için de aynı durum geçerli. Kaynarca beldesinde içme suyu olarak kullanılan kaynak, Pınarhisar deresiyle birleşip Lüleburgaz’a gelene kadar her türlü kirliliği barındırıp simsiyah zehir akmaya başlıyor.

 Meriç Nehri ile birleştiği Uzunköprü’ deki tarihi köprünün altına bakmadan geçseniz bile kötü ve zehirli havayı solumak zorundasınız. Sonrasında da Saroz Körfezi’nden denize akan Ergeneyle denizlerimizi zehirlemeyi sürdürüyoruz.

Peki, kanserojen olduğu kanıtlanmış Ergene Nehri’ nin geçtiği alanlarda 68 tane belediye var ve toplamda bir milyondan fazla insan yaşıyor. Sorumlular topu birbirine atmaktan yorulmadılar. Halkın bilinçsizliği ve duyarsızlığı , denetimin olmayışı , bilinçsiz ve çıkara dayalı sanayileşme sürdüğüne göre bu olumsuzluk da sürecek demektir.

Herkesin söz birliği ettiği “üretim” nasıl olacak veya olabilecek mi? Onlarca yıldır, dereden veya nehirden sulama yapamayan üreticiye kim yol gösterecek, zararını kim karşılayacak?  Öyle bir bereketli topraklardan söz ediyorum ki; ülkemizin buğday üretiminin yüzde 12’ sini , ayçiçeği üretiminin yüzde 61’ini ve pirinç üretiminin yüzde 54’ ünü sağlayan verimli topraklardan. Bağ ve bahçe üretiminde ki sebze ve meyveleri de buna katarsanız ülke ekonomisine verilen zararı daha iyi anlayabilirsiniz.

Kimse , samanın , etin , şekerin dış alım yapıldığından şikayet etmesin. Ergene Nehrini temizleyelim yeter.

servetsenyigit@gmail.com

 

Yazdır Paylaş
Diğer Servet Şenyiğit Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek