CHP’li kadınlar kadın hakları gününü kutladı
Yeni kimliklerde son müracaat  2023 yılının son günü
Gündoğdu “Kadınlarını geri bırakan toplum, geride kalmaya mahkumdur”
Kırklarelispor Gaziantep’i devirdi
Bu yazı 21 Kasım 2019, Perşembe 09:22:09 tarihinde eklendi. 686 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

“LÜSOPA” - Metin Büyükavcılar

“LÜSOPA”

 

İstanbul’da Beşiktaş İlçesi Ulus Mahallesi’nde kurulan sıradan bir halk pazarına ünlü isimlerin, tiyatrocular, sanatçılar, yazarlar gibi toplumda tanınan isimlerinin gelmesiyle bu pazarın adı “Sosyete Pazarı” olarak dilimize dolandı..

Lüleburgaz Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı Abdullah Koç ile Lüleburgaz Kent Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Binnur Dinç’in açıklamalarına bakılırsa sanırım “Lüleburgaz Sosyete Pazarı” yolda.

Burada sacayağı vatandaş, belediye ve esnaftır. Bu üçlünün temsilcileri mutlaka mutabakat sağlayarak yola çıkmalıdır. Beklentiyi karşılamayacak tüm oluşumlar çöker. Adı ne olursa olsun vatandaş, pazara girip de istediği ürünü, istediği kaliteyi, istediği fiyatı yakalamıyorsa bir daha pazara gitmiyor. Arz-talep olmazsa, kendi kendimize ticaret yapmaya kalkarsak maalesef sonu hüsran olur.

Edirne Belediyesi’nin girişimi ve esnaflarla birlikte cuma günleri kurulan pazara, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya’dan gelen talebin artmasıyla Trakya Bölgesi’nin en önemli pazarlarından biri haline geldi. Yarı açık AVM gibi kurulan cuma pazarı halk tarafından kısaltılarak “Cumpa” adını aldı. Bizde “LÜSOPA” deriz. Lüleburgaz Sosyete Pazarı.

Ekonomik krizden kaynaklı yüzlerce pazarcı, büyük olasılıkla dışarıdan gelecek pazarcı esnafını istemeyecek ve karşı çıkacaktır. Öncelik Lüleburgaz esnafına verilip onların ürünlerini pazara çıkarması sağlanmalı. Çarşı esnafını da bu oluşuma katarsak sanırım pazarcı esnafı ile çarşı esnafı da karşı karşıya gelmez. Bir ürünün yüksek fiyatla satılmasını engellemek, tekelleri kırmak istiyorsak, tekstil, züccaciye, ayakkabı, çanta vs. doğru akıllı ve mantıklı paylaşımla bu engellenebilir.  Edirne’deki pazarın 160 tanesi Edirne esnafı, 50 tanesi çevre ilçelerden gelen, 140 tanesi ise İstanbul esnafıdır. Bu da tekeli ortadan kaldırır. Bu yüzden pazarda ürünü üç beş kişi değil, daha fazla kişinin satmasını sağlayarak rekabet oluşması sağlanmalıdır. Bu da kaliteyi getirirken fiyatları da aşağıya çekecektir. Ancak son zamanlarda elindeki ile yetinmeyen esnaf 10 liralık mala 10 leva ya da 10 avro demeye başlayınca yabancı müşterinin Lüleburgaz’a doğru kaydığını gözlemleyebiliyoruz.

Böylesine büyük sorunların yaşandığı bir dönemde Balkan ülkeleri ile gerçekleştirilecek sportif, kültürel, sanatsal etkinlikler ve festivaller ile salt ekonomik açıdan değil kültürel açıdan da önemli bir boşluğu doldurabiliriz. Bu Lüleburgaz’ımız için ciddi bir kaynak olacaktır. Bu kaynağın her yıl artarak daha yüksek boyutlara ulaşması için en önemli görev de Lüleburgaz Belediyesine ve ilgili odalara düşüyor.

Geleneksel hale gelen “Balkan Veteran Turnuvası” ile yüzlerce sporcu ve ailesi Lüleburgaz’ı ziyaret ediyordu. Bu tür faaliyetleri iptal ederek değil, bunun gibi daha neler yapabiliriz ve Lüleburgaz ekonomisine nasıl canlılık getirebiliriz, sanırım buna kafa yormak gerekiyor.  Bunu sadece Lüleburgaz Belediyesinden bekleyerek değil. Tabi ki Lüleburgazlılar ve kent dinamikleri el ele vererek. Bunları bir kez daha düşünelim mi? Ne dersiniz. Sevgiyle kalın. 

Yazdır Paylaş
Diğer Metin Büyükavcılar Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek