Park halindeki aracı soydular
ADD’den  Alman ARD televizyonuna kınama
Dubaya sıkışan araç trafiği aksattı
Ustaların ustası Saim Usta
Bu yazı 25 Ekim 2019, Cuma 09:19:45 tarihinde eklendi. 499 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

EVET ÇOK GÜÇLÜ LİDERİMİZ VAR - İlyas Şen

EVET ÇOK GÜÇLÜ LİDERİMİZ VAR

 

Türkiye çok önemli işler yapıyor. Suriye’ye girmesi, bütün Batı eşkıyalarının itirazına rağmen “Barış Pınarı” harekâtını başlatması, hem Türkiye, hem de Tayyip Erdoğan’ın gücünü gösterir. Solcu bir televizyonda sabah haberleri ve de gazete manşetlerini ve de yorumlayan bir şaklaban var. Adamda bir çene bir çene var ki anlatamam. Tamda Barış Pınarı harekâtının başladığı sabah yine gazeteleri sunup yorumluyordu. Milli gazetelerden haberleri okurken başkanımızın liderlik dirayetiyle ilgili haberi görünce “Peh, peh, peh… Büyük lidermiş, Kuzey Suriye’ye girecekmiş… Hadi girsene, hadi gir, hadi gir. Gir de göreyim…”  diye bir sürü name ve hakaret sıralıdır. Arada bir de sık sık “Ulan” deyip durdu (Benim de ahlakımı zaten onlar bozdu ya) Sonra ne oldu? Akşama Türk ordusu Suriye’ye girdi. Nasıl? Girer miymiş?

Ertesi günü “Bakalım bunlar nasıl kıvıracaklar” diye baktığımda bir mektup dillerine dolamışlar. “Tramp güya Cumhurbaşkanımızı tehdit etmişte, ona gereken cevap verilmemiş, Türkiye aşağılanmış. Geçmişte İsmet Paşa benzeri bir mektuba çok güzel cevap vermişmiş…” Cumhurbaşkanımız mektubu ne yapmış? Yırtıp atmış. Başka, girme denilen Suriye’ye aynı gün girmiş. Yani cevabı fırtına toplarının namlularından vermiş. Ulan bundan daha güçlü, daha keskin cevap olur mu? Dangalaklar.

Arapçada bir söz vardır. “Natakatül hal” derler, Türkçesi “Hal konuştu” demektir. Türkçede de “Halin konuşması, kalin (dilin) konuşmasından güçlüdür.” denir. İşte Tayyib Erdoğan budur. ABD sakın ha girme yoksa “Yakarım, Yıkarım” diyor, Erdoğan aynı akşam giriyor. Liderlikte, meydan okumada, kararlılıkta işte budur. Sonra ne oldu? Bizim fırtına toplarımız gürlemede, hele de KORAL sinyal kesicimiz ABD askerleri dâhil o bölgeyi kör ve sağır edince herkes kaçtı, kaçamayanların sonu belli oldu. Haa, İsmet Paşa geçmişte ABD’ye nasıl cevap vermiş “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye’de o dünyada yerini alır.” demiş. Kıbrıs’a girebilmiş mi? Hayır. Yeni bir dünya kurabilmiş mi? O da hayır. Peki, ne yapmış? Sadece iki kelime laf etmiş. Lafla da peynir gemisi yürümez. Zaten yürümemişte. Şimdi sol çevrelerin dilinde “Türkiye yalnız kaldı. Batı dünyası Türkiye’yi terk etti.” diyorlar. Ne yapalım? Şu “Batı dünyası” denilen sömürgeci haydutlar ne hikmetse sizleri çok seviyorlar da bizi bir türlü sevmiyorlar. Onlara siz kendisiniz nasıl sevdiriyorsunuz, sırrınızı bize de öğretsenize. Geçenlerde sizin Kavala’nın Mahkemesinde on altı batılı elçi vardı. Breh, Breh, Breh bu ne sevgi yahu Batı için siz çok değerli insanlarsınız, biz ise çok zararlı kişileriz. Cumhurbaşkanımızda öyle ne yapalım.

Saygılarımla…

Yazdır Paylaş
Diğer İlyas Şen Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek