Lüleburgaz’da YKS heyecanı yaşandı
Katlı Otopark’ta ücret değişikliği
Başkan Gerenli minik öğrencilerle çiçek dikti
Lüleburgazlı Güreşçi Türkiye 3.’sü oldu
Bu yazı 16 Mayıs 2019, Perşembe 09:28:35 tarihinde eklendi. 378 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kalemimiz Kılıç mı? - Metin Büyükavcılar

Kalemimiz Kılıç mı?

 

 

Ülkemiz açısından zor ve sıkıntılı günlerden geçtiğimiz aşikar.

Köylümüz, işçi, emekli, memur, esnaf çok zor durumda. Yarınımız olan gençlerimiz, bizim kavgalarımızdan egomuzdan dolayı hak ettiği başarıya ulaşamıyor. Beni ve benim gibi düşünenleri de derinden üzen, aynı anda aynı ülkede birbirinden habersiz iki toplum.

Bir tarafta, Irkçılık, diğer tarafta particilik, bir tarafta fakir ve mağdur insanlar diğer tarafta onları görmezden gelen zenginleşme peşinde koşan yöneticilerimiz. Bir tarafta siftah yapmadan akşam evine ekmek götürme kavgasındaki küçük esnaf, diğer tarafta parayı, piyasayı devlet ihalelerini elinde tutan patronlar. Bir tarafta çocuklarının okul masraflarını mı, sağlık giderlerini mi karşılamalıyım? Yoksa Belediyeye ödeyemediğim su, emlak vergisi borcunu mu kapatmalıyım tercihini yapmak zorunda kalan aileler, diğer tarafta lüks ve ihtişam içinde yaşam süren mutlu bir azınlık.

Etrafımızda en çok şikayet ettiğimiz konunun başını artık sevgisizlik ve güvensizlik çekmeye başladı. YSK’nın haksız, hukuksuz şekilde aldığı iptal kararı esasında elimizde son kalan sandık meşrutiyetine de büyük darbe vurdu. Bütün bunları ülkede gerçek bir demokrasi, bağımsız yargı oluşturulmasında fırsat olarak görüp ve ona göre tutum belirlemek gerekiyor. Kiminle konuşsam, kime sorsam hep aynı sorun. Hak ve hukuk…

Taşrada küçük bir kasabada hayatımızı bu kurgularla sürdürüyoruz. Menfaatler, çıkarlar bizi hayattan kopardı. Derdimiz ne? Neyi paylaşamıyoruz? Büyük paralar alarak yazdığım(Sizin düşünceniz) bu yüksek tirajlı gazetenin küçücük köşesinden de yaşadıklarımı, gözlemlerimi, deneyimlerimi kurgulayarak kaleme alıyorum. İncitmeden tahrik etmeden, hakaret etmeden, empati kurarak, tarafsız, yansız, objektif yazmaya çalışıyorum. Okunuyor mu yazdıklarım bilmiyorum. Geri dönüşler alıyorum. Ne zaman mı?  Eleştiri yaptığım zaman. Hiç kimse eleştiriyi sevmez, ama hepimiz övgü dolu iltifatlara bayılırız. Yalan atmaya gerek yok övgü içeren dönüşler aldığım zamanlar Ben de koltuklarımın hindi gibi kabardığını hissediyorum.

“Eleştiri” bir şeyin objektif değerlendirmesini yapmaktır. Bu sözcük bile çoğu kişi tarafından hata bulmak olarak yorumlanıyor.  Her okurun istediği yazarı seçme, beğenme, okuma ya da okumama hakkı vardır. Hep köşe yazarları yazacak değil ya, bazen de onlar hakkında yazılar yazılır. Eleştirilir. Eleştirilemez hiçbir şey yoktur, olmamalı da. Okkasında, sevgi değil zehir olan, Eleştiri sınırını aşıp hakaret bölgesine giren yazıları ile tribüne oynayıp bu şekilde yazan kalemdaşlarıma küçücük bir tavsiyede bulunmak istiyorum. 

Çocuklarımıza önce iyi bir ahlak önce iyi bir insan kavramlarını anlatalım.

Birbirimizi sevelim, barış içinde yaşayarak kötülüklerden uzak duralım.

Eğilip, bükülmeye sahtekarlığa, geçit vermeyelim.
Kalemi kılıca çevirip başkasının ekmeğine, alın terine göz dikmeyelim.
Hasetlik, fesatlık, şerefsizlik bizlere yakışmaz. Onursuzca yaşamayalım.
Adalete, hakka, hukuka olan bağlılığımızı ve kararlılığımızı asla kaybettirmeyelim.
Kimseyi Ata’sı, dili, dini, ırkı, siyasi görüşü ve yaşam biçiminden dolayı ötekileştirmeyelim.

Bu topraklarda, bu kentte beraber yaşadık yine beraber yaşayacağız.

 

“Başkalarının sizi değerli bulmasını istiyorsanız, Önce siz başkalarına değer verin! Sevgiyle kalın...

Yazdır Paylaş
Diğer Metin Büyükavcılar Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek