Kaymakam Kaya koltuğunu devretti
Müdür Çetin’den çocuklara sesleniş
Kavel direnişini anlatan belgesel seyircisiyle buluşuyor
2 köyde yağmur duası yapılacak
Bu yazı 11 Nisan 2019, Perşembe 09:28:10 tarihinde eklendi. 378 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

“Kasabanın EnstRomanları” - Metin Büyükavcılar

“Kasabanın EnstRomanları”

 

Uzun kış gecelerinin bittiğini, martın sonunun bahar olduğunu Metin Hocam müjdeledi.

“Roman değil, Enstroman müziği” sloganıyla Lüleburgaz’da kurulan, kurulduğu günden bu yana yurt içi ve yurt dışı festivallerinde verdikleri konserle şehrimizi temsil eden Lüleburgaz TRockya Blues grubu, 4 Nisan 2019 perşembe günü 21. Yaş gününü kutlamak adına Aşkiye Neşet Çal Sahnesi’nde özleyenleri ile buluştu..

Konser değildi. Hem özlemin hem de uzun bir yaşamın kısa bir tanımını yaptı Metin hocam. Yıllardır hasret kaldığı Lüleburgaz’ı ve grubunu öyle sevgiyle anlatıyordu ki. Vefasızlığın acısını derinden yaşıyordu. İçinin kor gibi yandığını hissettim. Aslında var olan, ancak hep ötelediği Lüleburgaz hasreti depreşmiş, yüreğini yakıyordu.

Dershane yıllarımda Ali Arslan, Metin Baltacı, Hasan Topuz, Emin Halebak, Mesut Sarıoğlu gibi geçmişe takılmak yerine, olumsuz koşulları aşmayı bilen, bireysel gelişimlerine önem ve öncelik veren insanlar tanıdım. Parayla kazanılacak bir şey değildi. Bu dostlarımın ortak noktası; kültürlerini arttırmak ve bilinçlerini geliştirmek için verdikleri çaba ve emek ile öğrencilerimize kazandırdıkları ezberci eğitimin dışında bir yaşam deneyimiydi. Bu insanlara saygı, sevgi ve hayranlık duydum. Kültür, insanın ve yaşamın kalitesini arttıran en önemli unsur ve bir yaşam bildirisidir. Bu insanlar belirli koşulların değiştirilmesi gerekiyorsa hemen işe koyulur ve yaptıklarından hoşlanırlardı. Parasızlık, hastalık, dedikodu, mal, mülk, şan, şöhret vb. şeylerden sürekli şikâyet ederek ya da “keşke böyle olmasaydı” diyerek zamanını boşa harcamaz. Yaşanmış ve bitmiş olan olaylar ve kötü duyguların geçmişi değiştiremeyeceğini bilir. Geçmişten ders almanın, ondan şikâyet etmekten daha yararlı olduğunu bilirler. Kendiyle barışık kişilerin birbirleriyle de barışık olması gerektiğini idrak ederler. Zormuş delilerin küskünlüğü ama sonsuz da değilmiş. Ne iyi ettin Metin Hocam bunu bize bir kez daha hatırlattın.

“Biz, hoş olduğu için şiir okuyup, müzik dinleyip, kukla ile uğraşıp, kitap yazmıyoruz. Soyadı “KÜLTÜR” olan bir kasabada yaşadığımız için, İnsan ırkının ve Lüleburgaz’ın bir ferdi olduğumuz için bunları yapıyoruz; çünkü insanın içinde coşkular vardır. Hukuk, Tıp, ticaret, mühendislik yaşamak için gerekli olan asil birer meslektir; ama müzik, şiir,  güzellik, aşk, sevgi… Biz bunlar için hayattayız. Siz buradasınız! Hayat var ve hep olacak. Kısaca  “Her şey yolunda, biz yalnızca farklıyız, anlaşmak zorunda değiliz” der, hayat bizlere.

 

Gömüleceğin yeri bile belirlemeye başladık. Bir gülümseme kapladı yüzümü. Kültürle sanatla özdeşleşmiş bir beden, sahne de yok olmalı, toprağa hiç yakışmaz. Gidişi, yokluğu hayatımızda kocaman bir kara delik… Ancak biliyordum ki O, müziğin, Edebiyatın derinliğinde kaybolmaktan son derece mutlu! 

Metin hocamın hayatı roman, memleket hasretini de herkes bilmeli, bu kasabanın enstRomanları bunu anladı. Seni bizden uzaklaştıran kıştı, baharın da ne kadar yaklaştırdığını gördük. Sen bizlere borcunu fazlasıyla ödedin. (Erdoğan abinin 700 tl dâhil). O zaman sıra biz enstRomanlarda…

Sevgiyle Kalın…





Yazdır Paylaş
Diğer Metin Büyükavcılar Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek