Başkan Metin “Kan ver hayat kurtar”
Lüleburgaz’da Salı günü 2 saat elektrik yok
Lüleburgaz’da ilkleri BAŞARI’yorlar
Süper Loto 30 milyon devretti
Bu yazı 26 Mart 2019, Salı 09:20:02 tarihinde eklendi. 778 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

GEÇEN GÜNLERDE BİR CAHİLİ DİNEDİM - İlyas Şen

GEÇEN GÜNLERDE BİR CAHİLİ DİNEDİM

 

Genel başkan seçildiği günlerde Çanakkale’de yaptığı bir konuşmada “İstiklal Harbimizin en öneli safhalarının geçtiği bu topraklar” dediğinde “bu adam cahil Çanakkale savaşlarını istiklal harbi sanıyor” demiştim. Zaman geçti yanılmışım. Meğer bu adam cahil değilmiş de zır cahilmiş.

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bahsediyorum. Diyor ki “geçen yıl Yunanistan’dan 124 milyon dolarlık pamuk ithal ettik.” Diyor ve tenkit ediyor. Ekonomi dehası Sayın Kılıçdaroğlu pamuk ham maddedir. Onu işler kumaş yapar, elbise yapar, ihraç edersin, yani 124 milyon dolara alır işler bir buçuk milyar dolara satarsın. Yunanistan’da tekstil fabrikası yok ki. Gelişmişlik böyle olur, cahil. Yine aynı konuşmasında “Türkiye buğday ithal ediyor” diyor. Evet Türkiye buğday ithal ediyor ama dünya da en büyük un ihraç ediyor, makarna ihracında ise İtalya’dan sonra ikinciyiz. Cahil. Türkiye 22 milyon yon civarında buğday üretiyor. 18 milyon ton civarında da buğday tüketiyor. Fazlasını, biraz da dışarıdan alarak un ve makarna yaparak dış ülkelere satıyor, anladın mı?

Bir de Hollanda’yı misal verip tarım ihracatımızın azlığını tenkit ediyor. Birincisi Hollanda Avrupa’nın göbeğinde ve birliğe bağlı bizim kocamanca bir şehrimiz kadar. Üstelikte geçmişteki en büyük sömürgeci ülkelerden birisidir. Bugünkü zenginliği sömürgeciliğinden kalmadır. Yani eşkıyalık zenginliğidir. Bizim ise 82 milyon nüfusumuz var, artı 35 milyon da turist ağırlıyoruz. Bunların hepsini bu ülkenin tarımıyla doyuruyoruz. Zaman zaman tekrar edilen bir söz var. “eskiden kendi kendimize yeten bir ülkeydik, şimdi ithalatçı olduk” diyorlar. O zaman rakamlara bakalım. 14,5 milyar dolarlık ithalat ediyoruz, yani tarım ithalatımız var, 18,5 milyar dolarlıkta satıyoruz, nasıl? Keşke her saha da öyle olsak. Ha, bazı mallarda dünya lideriyiz “fındık, kuru üzüm ve kuru incir” gibi. Bazı mahsuller de ise zaman zaman ihtiyaç oluyor, ithal ediyoruz. Mesela balıkta 350 milyon dolar kadar ithalatımız, bir milyar dolar kadar ise ihracatımız var. Meyve ve sebze ise, kuzey ve güney komşularımızı biz doyuruyoruz. Cahilin bilmediği başka bir şey de şudur. Dünyanın en büyük ekonomisi ABD’dir ama ihracatta dört sıradadır. Birinci sırada Çin vardır, ikinci sırada Almanya, üçte Japonya vardır. ABD ihracatta ancak dört sıradadır. Halbuki kendisinin önündeki bu üç devletin tamamında daha büyük ekonomiye sahiptir. Yani ithalat ve ihracat o ülkenin ekonomisinin büyüklük göstergesi olamaz. Bazı ülkeler iç tüketim ve üretimle büyürler. ABD, Endonezya, Brezilya, Türkiye gibi SSK’yı batırabilme başarısına ulaşmış bir büyük ekonomistin bunları da bilmesi gerekir.

Daha 15 yıl önce 35 milyar dolar ihracatı olan bu ülke şimdi yılda 170 milyar dolara ihracat yapıyor.

Eskiden nüfusunun yüzde altmış beşi köyde oturan bu ülkenin şehirli nüfusu yüzde seksene ulaştı. Eskiden soğanı tuza banıp ekmekle karnını doyuran sonunda da ellerini semaya açıp şükredenler yok artık. Şimdi beş on bin liralık cep telefonu kullanıp, 70 – 80 bin liralık otomobile binip “açız” diye şikayet eden kalkınmayı sabote edip halkıda tahrik eden bir muhalefet işte başımızın belası da burada.

İnşallah hepsini aşacağız. Saygılarımla.

Yazdır Paylaş
Diğer İlyas Şen Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek