Başkan Metin “Kan ver hayat kurtar”
Lüleburgaz’da Salı günü 2 saat elektrik yok
Lüleburgaz’da ilkleri BAŞARI’yorlar
Süper Loto 30 milyon devretti
Bu yazı 12 Mart 2019, Salı 09:19:24 tarihinde eklendi. 756 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

28 Şubat Zulmünü AK Parti İktidarı ve Erdoğan bitirdi - İlyas Şen

28 Şubat Zulmünü AK Parti İktidarı ve Erdoğan bitirdi

 

AK Parti iktidar olup da Tayyip Erdoğan’da Başbakanlığı altıktan sonra ilk milli güvenlik kurulu toplantısına katılıyor. Toplantıyı cumhurbaşkanı olarak Necdet Sezer idare ediyor. Tayyip Erdoğan’da tabi ki başbakandır ve oradadır. O güne kadar ki milli güvenlik toplantılarında generallerin tartışmasız üstünlüğü olurdu, yine öyle başladı. Hava kuvvetleri komutanı söz alıyor, her zamanki gibi irtica tehlikesinden söze başlayıp AK parti hükümetini irticaya destek vermekle yerden yere vuruyor. Sözleri hem karalayıcı, hem de tehdit edici bir şekilde oluyor. Sözünü bitirip sustuğunda Başbakan Tayyip Erdoğan ayağa kalkıyor “Bitti mi” cevap “bitti” “sayın komutan, bu söylediklerinin hiç birisi senin vazifen değil, üstelikte hepsi de yalan…” salonda buz gibi bir hava hakim oluyor. Erdoğan generalin konuşmasından aldığı notları bir bir okuyup hepsine cevap veriyor. Bu defa kara kuvvetleri komutanı kızgın ve asık bir suratla ayağa kalkıyor, yüksek sesle yine iktidarı yani Erdoğan’ı tehdide başlıyor. Başbakan Erdoğan’da ayağa kalkarak “lütfen susar mısın” general hırçın ve kızgın bağırmaya devam ediyor. Başbakan birkaç defa “sus” diye ikaz ettiği halde durmayınca o meşhur narasını atıyor “sus ulannn” işte 28 Şubat’ta, askeri vesayette, ABD’nin zincirleri de o naradan sonra param parça oluyor. Rivayet olunur ki o toplantıya Erdoğan girerken mit ikaz etmiş “eğer bir şey ikram edilirse sakın yeme, içme” diye. Meyve suyu ikram edilmiş, içmemiş ama cebindeki mendile biraz döküp bir naylona sarıp kontrol ettirmiş. Zehir olduğu anlaşılmış.

O günkü generaller NATO’nun ve ABD’nin itina ile seçip yerleştirdiği komutan kademesiydi. 1960’tan beri böyleydi 27 Mayıs darbesinde yedi bin iki yüz subayımız ABD’ye sadakati şüpheli görüldüğünden emekli edilmiş tazminatlarını da ABD ödemişti. Ordu içinde çok zulümler yaptılar. İki bine yakın subayımız dindar diye ordudan atıldı. Benim bir binbaşı emeklisi arkadaşım var, PKK ile başarılı hizmetlerinden bir sürü madalyası var. Ona bir gün komutanı “hemen bugün emeklilik dilekçeni ver, yoksa atılacaksın” diye uyarıyor. Oda öyle yapıyor sucu “dindar olmak” işte bu zorba subaylar sivil hükümetleri maymun gibi oynatırken Tayyip Erdoğan’a çarptılar. Sonra ABD baktı ki bu kullanışlı uşakları yıpradı, artık iş yapamıyorlar, çare “bunları bir budayıp ayıklayalım. Yerine daha zinde, daha az bilinen bir kadroyu iş başına getirelim” dediler. Meğer geride daha sadık uşakları hazırmış onları göreve getirdiler. FETÖ’nün köpekleri. Bildiğimiz gibi onlarla darbe yaptırmak istediler, Tayyip Erdoğan milletiyle beraber onları da tepeledi. Şimdi ne olacak? ABD ajanlarının ve içimizdeki sadık uşaklarının şimdiler de yapmak istediği çok açık orta da. “Tayyip Erdoğan’ın karşısındakileri toparlayıp devreye sokmak. Yine başaramayacaktır. Tayyip Erdoğan milletiyle beraber bu gayri milli oluşumlarında üstesinden gelecektir. Bana göre, o milli güvenlik tarihi vesayetin ve esaretin sonu olduğu için bayram ilan edilmelidir. Saygılarımla.

Yazdır Paylaş
Diğer İlyas Şen Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek