Asırlık eğitim materyalleri müzede sergileniyor
Çocuk Sokağı Etkinlikleri başlıyor
Lüleburgaz HEM’de seminer çalışmaları başladı
Hayat Turizmin mutlu günü
Bu yazı 14 Şubat 2019, Perşembe 09:41:27 tarihinde eklendi. 832 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kahvehanede gündem. - Metin Büyükavcılar

Kahvehanede gündem.

 

Türk Dil Kurumu da kıraathaneyi “Müşterilerinin okumaları için gazete ve dergi bulunduran, geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane” diye tarif ediyor.

Her ne kadar adı kıraathane olsa da okuma alışkanlığımız ortadan kalkınca adı kahvehaneye, kahve de hatırını yitirince, kahvehaneler çayhaneye dönmüş durumda. Son zamanda da yeni trend kafelerimiz oldu. Aradaki fark; kafe18 yaş altı, kahvehane ise 18 yaş üstü insanımızın vazgeçilmez uğrak yerlerinden biri olmuştur.

Benim için ise Yetmişli yılların başlarında; kahvehane, "sofra" kurulduğunda, önemli bir şey olduğunda Babamı "çağırmak" için girebildiğim bir yerdi. Adam yerine konmanın ilk gururunu yaşadığım yer de köydeki Rahmi abinin kahvesiydi. Yaşlı, aksakallı adamların "hoş geldin delikanlı" deyişlerini unutamadığım köy kahvesi...

 Beni tanıyan herkes bilir ki; kahve oyunları kültürüm yoktur.Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül bir sohbet ister kahve bahane” anlayışı ile sabah çocukları okula bıraktıktan sonra soluğu “Muhtarın kahve” Öner Çavaş’ın orada alıyorum. Şükrü abinin tavşan kanı ile sanki bir başkası oluyor, başka bir aleme giriyorum. Kahvehane kültürü, ne iş yaptığımıza, hangi konumda olduğumuza filan bakmaz. Emekli, işçi, memur, esnaf, sporcu, siyasetçi, partici, çiftçi her kesimden insanın uğradığı, farklı yüzler ve farklı hikâyeleri buluşturan, halkın nabzının en doğru attığı yerlerin başında mahalle kahvehaneleri gelir. Oraya gidip te memleketi ilgilendiren meseleleri konuşmayan, Lüleburgaz’da ve mahallede olanları duymayan yoktur. Kendimce, olanları takip etmek ve gereken reaksiyonu köşeme taşıyıp zaman zaman sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Sabah yoklamasının değişmez isimleri; Ahmet, Seyfullah, Salih ve devamsızlık yapmaya başlayan Adnan ile masada çayımızı yudumlarken işsizlik, emlak,  ekonomi üzerine sohbeti koyulaştırmışız, Seyfullah öyle bir anlatıyor ki, hem de döviz ve borsa üzerine zannedersin ki, ekonomi profesörü.

Öğrenci servisini tamamlayan Cemil, Erkan ve BBG Hakan elinde börek poşeti ile teşrif ettiler. Adet yerini bulsun diye kahvaltı teklifinden sonra çaylar derken, BBG Hakan başladı kendine özgü anlatımıyla anılarına. Özlem Turizm kurucularından Nuri Açıkgöz, Muhittin Kurtuldu ve aramızda olmayan kaptanları da rahmetle andıktan sonra, devam ediyor.

“Aga o zamanlar Özlem Turizmde muavinim. Sivri burun yumurta topuk ayakkabıların arkasına basardık; teni gösteren ince merserize çoraplar giyer uzun samsun paketini çorapta muhafaza ederdik. Lacivert pantolonun arka cebinde bir tarak kesin vardır ki çoğu zaman o tarağa bir sustalı veya en azından bir çakı eşlik ederdi. Torpido konsolunun üstünde havluya sarılı kasetlerimiz olurdu. Kaptan koltuğa oturduktan sonra dikiz aynasından 1 ve 2 numaralı koltuğu kesip (genellikle bağyan yolcular olurdu)  artistik bir şekilde kasetçalara Orhan abimizin kasetini koyup yola koyulurdu. Ördek toplamak bizim bonusumuzdu. Kınalı tarafında el eden yolcu grubu “Adana’ya gider mi kardaş” diye sorduğunda tam otogarın göbeğine kadar” der. Atardık otobüse. Topkapı otogarına gelip “Son Durak Yolcu Kalmasın” dediğimde kopardı curcuna. Otogarlarda sadece bilet değil raconun da Allah’ı kesilir, bilhassa “bağyan müşteriye” can fedadır! Bir bayan yolcu için gerekirse tüm otobüsün oturma düzeni alt üst edilir. İtiraz eden müşteri “o biçim” yapılır! “Bacım’ın İstanbul’da acil işi var, “ne terso yapıp da işi yokuşa sürüyon hırbo?” Deyip de tokadı ensesine koydun mu, her şey yoluna girerdi aga.” Hakan’ın anılar neşe kaynağı sabah misafirlerinin. Yolu gözlenir olmuş.

Muhtarın Kahve deyince ben Öner’i muhtar zannediyordum. Muhtar adayıymış. O da çay ocağının yanındaki masada açmış bilgisayarını seçim çalışmalarını planlıyor. Seçim mi Geçim mi derken devamını haftaya bırakalım. Sevgiyle kalın…

Yazdır Paylaş
Diğer Metin Büyükavcılar Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek