Park halindeki aracı soydular
ADD’den  Alman ARD televizyonuna kınama
Dubaya sıkışan araç trafiği aksattı
Ustaların ustası Saim Usta
Bu yazı 19 Ocak 2019, Cumartesi 09:31:28 tarihinde eklendi. 1885 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TAKA-NÂME! - Nuri Kahraman

TAKA-NÂME!

 

 

Kifâyetsiz muhterisler;

İster hep, dâimâ ister!

Lâyık olsun, olmasınlar

Sen, yine de aday göster!...



Eskimişse de yüzleri

Hırs bürümüştür gözleri

Dâim bükülür, kıvranır

Yalakalık her sözleri!...



Aman, n’âpıyorsun kanki?!

Hani, adam mı var sanki?

Sâdece yetişen odur;

Kentte, başka yok inan ki!...



Hem, adamda dâvâ büyük!

El öpüyor büyük-küçük!

Bırak açık olsun yolu;

Kaldırıyorsa sırtı yük!



Bu işin vebâli ağır;

Demek ki yanıyor bağır!

Israrları hoş gör gitsin;

Başarılar dile; çağır!...



Köy, kasaba, ilçe, ilde

Dağda, bayırda, sâhilde

Hizmet aşkıyla yanan çok!

Manzara bu son tahlilde!...



Sen hiç böyle olamazsın

Uykusuz, aç kalamazsın!

Çer-çöp sevdâlar uğruna;

Paspas gardı alamazsın!...



SÜLÜ(KLER)-NÂME

Demirel’i herkes bilir

6 gider, 7 gelir

İslâmköylü Çoban Sülü

Yapışkanların pîridir…



Ona uymak isteyen çok

STK’da, partilerde

Bir şekilde başa gelen;

Kalmak ister hep ilerde!



Dernek böyle, sâir böyle

Hiç farkı yok kentin köyle

Yıllanmış muhtar, başkan çok

Yalan mıdır, haydi söyle?!



Ya sendikalar, odalar?!

Hep aynı zatlar kovalar!

Her yerde her şey değişir;

Burda değişmez modalar!



Özellikle siyâsette

Daha çoktur bu elbette

İşi değil de, dişiyle;

Hep, yer almak ister sette!



Sırıtır, güler, yılışır

Hep baş olmaya çalışır

Onun için her yol mübah

Zil için, züle alışır!…



Öyle ya, makamda ziller

Çalar, dolu gelir eller!

İzzet-ikrâm, çay, muhabbet

Açılır goncalar güller!...



Cennet bahçesidir her yan

Hizmetkârlar o yan, bu yan

Onlar varken öne çıkma;

Ey densiz, gafletten uyan!...

 

Beyler, işte böyle bunlar

Her dönem onlar olsunlar

Hak tanımazlar kimseye

Allâhlarından bulsunlar!



YAKA-NÂME

Kurtuluş yok takalardan

Bir düşmezler yakalardan!

Çok ciddîler bu hususta

Hazz’etmezler şakalardan!



Çok az, lâyığına bakan

Varsa, tadında bırakan

Önce dâvâyı düşünüp

Şeref madalyası takan!



Yalnız millet, vatan diyen

Hak edip te helâl yiyen

Görevi Hak emâneti

Bilip, efkârdan eriyen!...



Neylersin, elde olan bu

Siyâsetteki gerçek şu:

TEYEMMÜM tercih edilir;

Elde ne çok, olsa da SU!...



Nûrânî, yeter; çek vedâ!

Hep uzatma; daha, daha!

Niyet, hem âkıbet hayır;

Dostlar şimdilik elvedâ!...

 

Yazdır Paylaş
Diğer Nuri Kahraman Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek