Arabalarla yarışan koç trafiği karıştırdı
TPAO’dan Kaymakam Kaya’ya ziyaret
Kepirtepe ruhu tekrar TRT’de
Şimdi lüfer ve istavrit zamanı
Bu yazı 22 Aralık 2018, Cumartesi 09:53:43 tarihinde eklendi. 2439 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

KENTİN BİNÂSI, ŞEHRİN MÂNÂSI... - Nuri Kahraman

KENTİN BİNÂSI, ŞEHRİN MÂNÂSI...

 

Geçen ay sosyâl medyada dolaşan oldukça hoş, anekdot niteliğinde bir paylaşım vardı. İnsanın içini ısıtan, hayâllerine renk katan, rûhunda çiçekler açtıran bir paylaşımdı. Hele, mahallî seçimler öncesi böyle bir metin kanayan bir yaramız ve ezelî özlemimimizin bir ifâdesiydi aynı zamanda. Sözkonusu metin şöyle:

BAZI ŞEHİRLERİN ŞEHREMİNLERİ AÇIKLANDI

"İstanbul, Eyüp Sultan Hazretleri 
Ankara,  Hacı Bayramı Veli 
Konya, Mevlana Celaleddin Rumi 
Erzurum, İbrahim Hakkı Erzurumi
Siirt, İsmail Fakirullah Hazretleri 
Bitlis, İdris'i Bitlis'i 
Gümüşhane, Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi 
Sivas, Şemseddin Sivasi 
Nevşehir, Hacı Bektaşi Veli 
Eskişehir, Yunus Emre 
Üsküdar, Aziz Mahmut Hüdayi
(Uzmanlar  'gönül belediyeciliğini' binlerce yıldır halkın gönlünde silinmez bir yer edinmiş bu ulu zatlara benzeyen belediye başkan adaylarının ancak başarabileceğini söylemekteler)"

ŞEHREMİNİ, mâlum, şehrin emîni, güvenilir adamı, şehrin kendisine emânet edildiği, kendisi de son derece güvenilir olan insan. Şehremîni, Osmanlılar’da sarayların ihtiyaçlarıyla kamu binalarının tamir ve inşasına gereken malzemeyi temin eden görevliye verilen bir ünvandı. 1855’ten sonra da belediye başkanları için kullanılmaya başlandı.

Yukardaki metni paylaştığımız, El-Azîz'de görev yapan, hemşehrimiz, yazar bir arkadaş;

Ba’de harab-il Basra…”

diyerek karşı not düşmüştü yazının altına. Yâni, “Basra harap olduktan sonra ne anlamı var? Daha önce olması gerekirdi”  demek istiyor. Biz de buna cevâben, biraz da onun gönderisine kâfiyeli olarak;

“Keşke olabilse, küçümseme aslaa!

Yâni, bundan sonra da olsa faydadan hâlî olmaz demek istedik. Öyle ya, “zararın neresinden dönülse kârdır” diye biliyoruz. Arkadaş, tekrar karşılık verdi:

“Kastım onları küçümsemek değil. Olamaz. Vakıa bu. Bana göre belediye başkanı seçimi luzumsuz bir iş. Bir oy veriyoruz bin ah işitiyoruz… Kayyımlık daha makul. Tabii o da demokratik değil…”

Evet, Belediye seçimleri öncesi hep geleceğe dönük hayâller kurarken geçmişi de unutmamamız gerekiyor. Geçmişle bağlantılı olanların gelecek hayâli daha anlamlı ve kalıcı oluyor. Bunun için de mevcut değerlerin tesbit ve ihyâsı hayâtî önem taşıyor. Kentleri şehir yapan da kültürel âidiyetleri oluyor. İşte yukarda sayılan şehirleri şehir yapan orada yatan insanlar ve bunlarla bağıntılı olarak taşıdıkları târihî miras olmaktadır.

Dolayısıyle, yeni seçilecek kadroların bu noktadaki düşünceleri hayâtî derecede önemlidir. Nitekim, Ordu’da az şeyler yapılmamıştır ama bu bize bir kişilik kazandırmamıştır. Onun arabası var rûhu yok misâli bol bol betonlaşma gerçekleştirilmiştir. Kente kimlik kazandıracak, kişilik verecek, ruh katacak icraatlara teşebbüs dahî edilmemiştir.

Mehmet Hilmi GÜLER riyâsetinde yürüyeceğini düşündüğümüz yeni dönemde, maddî plândaki projelerin tamamlanması yanında, şehrin kültürel kodlarına da eğilineceğini, ilçelerde de bu yönde çalışmaların canlanacağını düşünüyoruz.

Şerefü`l-Mekân Bil-Mekîn 

Mâlum; Şerefü`l-Mekâni Bil-Mekîni diye bir kâide vardır. Yâni, mekan, orada bulunanlarla şeref kazanır. Mekâna değer katan orada yaşayan ve yatanlardır. Yatanlarla yaşayanları buluşturmak, geleceğe bakan yüzümüzü geçmişin derin kökleriyle temellendirmek, ayağımızı yere sağlam basmamız ve geleceğe daha bir ümitle bakmamız noktasında önemlidir. Nitekim, yukardaki metin, şehir dediğimiz mekânlarla orada yatan, oturanların(mekin)isimlerinin birbirleriyle ne kadar özdeşleştiğini göstermektedir. Sanki, o şehirler madde, o isimler de o maddenin içerisindeki ruhtur.

Güzel Ordumuz için de böyle isimlerden söz edilebilir mi? Ya da ilçelerimiz? İnşâllâh gelecek yazılarımızda bu noktalara değinmeye devam edecek, bu minvâlde değerlendirmelerimizi sürdüreceğiz. Şimdilik şu kadarını söyleyelim ki biz, belediye hizmetleri açısından işin bu tarafının da en az görünen yüzü kadar önemli olduğunu düşünüyor, gelecek dönemin -elbette olmazsa olmazlar ihmâl edilmeden ve önceliği unutulmadan- kültürel gayretler yönünden de değerlendirilmesinin göz ardı edilmemesi husûsunun altını çiziyor, önümüzdeki seçim ve tüm süreçlerinin ilimize, ilçemize, ülkemize ve de tüm gönül coğrafyamıza hayırlar getirmesini Cenâb-ı Hakk’tan niyâz ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selâmlıyoruz ves’selâm…

 

Yazdır Paylaş
Diğer Nuri Kahraman Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek