Park halindeki aracı soydular
ADD’den  Alman ARD televizyonuna kınama
Dubaya sıkışan araç trafiği aksattı
Ustaların ustası Saim Usta
Bu yazı 21 Eylül 2018, Cuma 09:29:55 tarihinde eklendi. 2180 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HİÇ YAKIŞTI MI? - Nuri Kahraman

HİÇ YAKIŞTI MI?

 

 

Söyleyiniz dostlar Allâh aşkına;

O tavırlar GÜL’e hiç yakıştı mı?

Tekinsiz yerlerde, yâd diyârlarda

Şakımak, bülbüle hiç yakıştı mı?

 

Abdüllatif ŞENER, nereye döner?

Temel KARAMOLLA kimlere fener?

Kimin yuvasını yapar AKŞENER?

Bu misyon Merâl’e hiç yakıştı mı?



 SOKAKTA NARGİLE;

N'OLDU YÂR GİLE?

 

Cemre mevsimiyken bizim diyârın

Soğuk esti meltemleri rüzgârın

Anlamadık melâlini bahârın

Gerçekler hayâle hiç yakıştı mı?...

 

Geldi, gitti Onbir ayın sultânı

“İncitme yazık” desek te, “atanı!”

Tutmayanlar, sanki aştı tutanı!

Sokakta nargile hiç yakıştı mı?!

 

MUHARREM İNCE

KILIÇDAR KALIN!

 

Seçimler geçti de geldi sükûnet

İşte REİS, meclis; işte hükûmet

Eski hâller muhâl, yeniye rağbet

Çiğlikler KEMÂL’e hiç yakıştı mı?

 

MUHARREM’de işler inceden İNCE

Hesaplar değişti oylar geçince

KILIÇDAROĞLU’na kalem çekince

Noktalık, virgüle hiç yakıştı mı?

 

Gelelim beriye; nerde haslıklar?

Ne bu dargınlıklar, artan küslükler?

Ortalığı tuttu kirler, pislikler

Yâdlaşmak, yâr gile hiç yakıştı mı?...



 ÇIKAR EKSENİ

DÂVÂ ÇIKMAZI!



Çıkar eksenine kaydı dostluklar

Dâvâdan, mânâdan geçti mestlikler

Dolup taşan, perde perde pislikler;

Kara kir, AK tüle hiç yakıştı mı?!

 

Evlerin-barkların bozuldu tadı

Çeliğin-çocuğun değişti adı

Anneler gezmede, nineler dadı

Lâdes; bile bile, hiç yakıştı mı?

 

Ticârete bir bak, hele siyâset;

İçerde kırışma, dışta hamâset!

Hemen dışlanırsın, az bir temâs et

Bu tiranlık, böyle hiç yakıştı mı?...



STAD SÜPER, 

LİG BETER!...

 

Meselâ, Ordu’da bakınız hâle;

STADYUM değil de sanki bir kale

Kimseler dinlenmez, alınmaz kâle

Şu HANGAR sâhile hiç yakıştı mı?

 

Sorarım; bu takım KAÇINCI LİGDE?

Sanırsın süperde, birincilikte!

Söylem uyutmaca, haberler dikte!

Şimşir tarak kele hiç yakıştı mı?

 

Bir boşluk görülse, dikilir binâ

Hani hassâsiyet, şehre îtinâ?!

Para gelsin yeter, etmez imtinâ!

BELDE’ye acele hiç yakıştı mı?

 

Kamunun hakkını peşkeş, özele!

Gökdelene döndü, kimi otele

Parası olan mı lâyık güzele?

Çevre’ye çetele hiç yakıştı mı?



SİYÂSETİN AK'I

HALKIN KARASI!

 

Her şeyi götürüp paraya tahvil

Yaylası-Ceniği; küllüsü dâhil

Halka, “AK gönüllü bir KARA câhil!”

Gibi muâmele hiç yakıştı mı?

 

AaVeeMee, AaVeeMee, yine AaVeeMee!

Kalmadı çökecek bir yer deveme!

Üretim yok, hep tüketim; hep yeme!

Bu yoğurt bu göle hiç yakıştı mı?

 

Milletin parası denizdir, çarçur

Topla, sonra hopla; har vurup savur

Fabrikasız maldan, kazanır gâvur

Farz yokken, nâfile hiç yakıştı mı?

 

YUTAN BOTANİK, 

BATAN TİTANİK!



20 trilyonu yuttu BOTANİK

Bu gidişle Ordu olur TİTANİK!

Maddeye sınır yok, mânâya nanik!

Kel başa ful jöle hiç yakıştı mı?

 

Geldiğimiz yerde sonuç ortada

KOYUNLAR YAYILIR; hesap vartada

Zararın tazmîni yok sigortada

Bütçeye bu çile hiç yakıştı mı?



Madde önemsendi, mânâ geçildi

Âdetâ, bulaşmaktan(!) kaçıldı!

Sağa kapandı da SOLA AÇILDI!

Sapmalar AK yola hiç yakıştı mı?



GÖSTERİŞ, ŞAAŞA'A, İSRAF;

KİBİR, GURUR, VELVELE!...

 

Akıl var, mantık var; değil siyâset

Allâh için sen de şöyle kıyâs et

Nerede basîret, hani ferâset?

Dâvâya velvele hiç yakıştı mı?!...

 

Düşünmezler ne der; halk, kamuoyu

Eşittir gözünde kâmili, toyu

Tevâzû artık buhar, kibirler koyu;

Lâ yüs’ellik kula hiç yakıştı mı?

 

Her kim olursan ol, ekmeğin halktan;

Hesap var yalandan, dolandan, çarktan!

Korkmaz mısın zerre; hukuktan, haktan;

Yok yere gâile hiç yakıştı mı?

 

MODERN TAŞ DEVRİ;

CİLÂLI ZAMANLAR!...

 

Koşuyor, nereye; beyler seferber!

BİNÂLAR, ZİNÂLAR; kokuştu her yer

İhâleden, işten, ranttan haber ver

Hâller, istikbâle hiç yakıştı mı?

 

Yaşanan âdetâ, MODERN TAŞ DEVRİ!

Kentin benzi soldu, soğudu nevri

Nedir rantın kente bu zulmü, cevri?

RUHSUZLUK, güzele hiç yakıştı mı?

 

Nûrânî duramaz, konuşur böyle;

Nizâlı bu yüzden ağayla, beyle!

Var ise hilâf-ı hakîkat, söyle;

Bu şöhret bu ile hiç yakıştı mı?!...

 

Yazdır Paylaş
Diğer Nuri Kahraman Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek