Lüleburgaz’da YKS heyecanı yaşandı
Katlı Otopark’ta ücret değişikliği
Başkan Gerenli minik öğrencilerle çiçek dikti
Lüleburgazlı Güreşçi Türkiye 3.’sü oldu
Bu yazı 15 Eylül 2018, Cumartesi 09:32:02 tarihinde eklendi. 798 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

LÜLEBURGAZSPOR-3 - Metin Dikener

LÜLEBURGAZSPOR-3

 

Demek ki herşeyde olduğu gibi futbolda da başarılı olabilmek için takımını güçlendirecek doğru ve yerinde transferler yapacaksın. Kendine göre iyi bir takım kurdun. Epeyde para harcadın. Bulunduğun ligte şampiyonluğa oynuyorsun. Hemen istediğin neticeleri alabilecek misin? Bundan sonra en büyük yük, takımın Teknik  Direktöründe. Oyun sistemini kuran, ideal tertibini bulan, takımın sahada istenen oyunu ve arzu edilen neticeler almaları… Bunu da sahada gerçekleştirecek olan futbolculardır. Onlar da giydikleri formanın hakkını vererek oynayacaklar. Bunların hepsi tamam da başarının garantisi var mı? Yok tabii, çünkü devreye rakip takımın gücünün yanında kendi takımının hataları, maçın hakeminin iyi veya kötü yönetimi de girecek. Ben hakemlerle yaşadığım bir maçtaki iki olayı burada örnek olarak sunuyorum. Edirnespor-Lüleburgazspor lig maçı.  Edirnespor şampiyonluğa oynuyor.  Bizde oynadığımız ligin en iyi takımları arasındayız. İsa  Gabralı, o yıllarda Amatör Milli takımımızın takım kaptanı. Rakip takım tüm defansı ile kalemize yüklendiğinde İsa, aldığı topu Edirnespor sahasına havadan atarak aynı anda nefis bir depar attı, kaleci kalesini terk ederken İsa  kalecinin üzerinden plase bir vuruşla golümüzü attı.  Orta hakem düdüğünü sonra yan hakem bayrağını kaldırdı. O nizami ve çok güzel golümüz iptal oldu. Rahmetli Sabri hocam ile saha içine girdik. Maçın hakemine neler neler söyledik.  Maç 0-0 berabere biter dedik.  Edirnespor korner atışı yapıyor. Top havadan ilk direğe doğru geliyor, kalecimiz Nejat topa yumruk ile vururken kendisine havada faul yaptılar. Kalecimiz yere düşerken hakemin öten düdüğü faul anlamına geliyordu. Aynı anda havadaki topa rakip futbolcunun kafa ile attığı şut ve ağlarımıza giden o topa İstanbul bölgesinin hakemi  iyi mi gol kararı verdi. Anında hakeme neler neler dedik. Kırmızı değil, sarı kartını bile çıkaramadı. Çünkü maçın hakemi mağlubiyeti bırak, galibiyeti elimizden almıştı.

Şimdi konuyu şöyle bir değiştirelim. Gazetemiz HÜRFİKİR’in bugünlere neler yaşayarak geldiğini, ne günlerden geçtiğini bir görelim yolumuza devam edelim. Lüleburgaz Yeşilova takımınında bir ara Kulüp Başkanlığını da yapan rahmetli Naci Arı, rahmetli Mehmet Çakır’dan ve de rahmetli Gültekin Arda’dan sonra Lüleburgaz’da üçüncü yerel gazeteyi kuran kişidir. Naci Arı, siyasetin içerisine girdi Senatör adayı idi. Seçilerek Ankara’ya gitti. Gazetesi onsuz bir müddet devam etti.  Naci Arı ‘’gazeteyi bırakıyorum devam etmiyeceğim.’’ O, bu sözü söylerken devreye Mahir Altan girdi. Gazeteye talip olduğunu söyledi. Gazetenin yeni sahibi Mahir Altan’dı. Gazeteyi satın alarak ismini de HÜRFİKİR koyarak yayın hayatına başladı. Onun gazete sahibi olmasıyla beraber Lüleburgaz’ın siyaset hayatıda değişti. O, siyasete sağ ve sol yapıda denge getirmişti. Rahmetli Mahir Altan sağ görüşlü idi. Lüleburgaz’da yaşanan siyasi olaylara yorum yapıyor. Yazıları günün konusu oluyordu. Kimseye de taviz vermezdi.  Peki O, bana gazeteciliği nasıl sevdirdi? Hadi dedi beni bu günlere getirdi.

Devam edecek…

Yazdır Paylaş
Diğer Metin Dikener Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek