Efsane geri dönüyor
‘Elveda Guernica’ sahnelenecek
Gönül Çelik’ten Muaythai Cumhuriyet Kupası’na davet
Kırklareli Süper Amatör Lig yarın başlıyor
Bu yazı 05 Ocak 2018, Cuma 09:22:11 tarihinde eklendi. 246 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Milli kimliğimizin sesi, Mehmet Akif Ersoy - İlyas Şen

Milli kimliğimizin sesi, Mehmet Akif Ersoy

27 Aralık M. Akif Ersoy’un seksen birinci ölüm yıldönümüydü. 1936 aralığında bu fani dünyaya veda etmişti. Tamda ona layık bir anma törenleri olmasa da başka yıllara nazaran bu yıl biraz daha hatırlandı.

Geçen yıllara nazaran Mehmet Akif ve benzerleri daha iyi anlaşılıyor ve de daha güzel anılıyor. Edebiyatçılar çok önemlidir. Ozanlar, şairler ve bütün kitap müellifler milletlerin dilidir, hafızasıdır, bizatihi ifadesidir.

Özellikle de milletini anlamış inançlarını paylaşmış, derdine ağlamış, sevincine gülmüş düşmanına kızmış edebiyatçılar asla unutulmamalı ve de unutturulmamalıdır. Tarih şuuru olan ve de milli kültürü derin olan milletler edebiyatçılarına çok değer verirler. Mesela, İngiltere de şöyle bir deyim vardır “İngiliz kraliyet donanması mı daha önemlidir yoksa Şekspir mi? Cevap şekspir daha önemlidir. Çünkü donanma yok olsa da İngiltere yeniden yapar. Fakat şekspir yok olsa yeni bir şekspir dünyaya gelmez” unutmayın ki İngiltere’yi uzun zaman dünya hakimi yapan donanmasıydı. Şekspir, bir edebiyatçıydı. Gelelim bizim Mehmet Akif’imize. Bizim istiklal marşımızı yazan odur. Başka hiçbir eseri şiiri olmasa ona şeref olarak istiklal marşı yeter de artar bile. Azerbaycan’ın istiklal marşını yazan merhum Bahtiyar vuhupzade diyor ki “Azerbaycan istiklal marşını yazmaya karar verdiğimde dünya devletlerinin bütün marşlarını inceledim. Gördüm ki Türk istiklal marşı gibisi yok” mecliste ilk okunduğunda bütün mensuplar ayakta dinlermiş, okuyan dahil herkes ağlamış ve üç defa tekrar edilmiştir. Belki o günün savaş şartlarında normal olabilir ama hala zaman zaman ekranlara düşüyor da görüyoruz, beş yedi yaşlarındaki çocuklar bile okurken ağlıyorlarsa o mu barek sözlerin milletimizin ruhuna nasıl hitap ettiğini gösterir bu sözler. Ben elime kalemi, istiklal marşını değil M.Akifi anlatmak için almıştım. O yazdığı şiirleri bizatihi yaşayan adamdır. Mesela mecliste yazdığı şiir okunurken, mepuslar vecd içinde gözleri yaşlı dinlerlerken o utancından başı önde yavaşçacık kapıdan kimse görmeden çıkıp gitmiş ve kulübesine saklanmıştır. Mükâfat olarak verilen beş yüz lirayı almamış şehit çocuklarına bağışlamıştır. Oysa cebinde o gün için bir dostundan borç aldığı iki lirası vardır ve emanet paltoyla meclise gelmektedir. Son derece dindar, aynı derece de vatanperverdir. “teşkilatı mahsuse” yani vatan için fedai mensubudur. Bazen cephe de savaşanlardan daha önemli arkada çalışanlar olur. Mehmet Akif Türk milletinin istiklal mücadelesine katılmasında çok önemli vazifeler yapmıştır. Mesela nasrullah camiindeki konuşması Kastamonuluların savaşa katılmalarında çok etkili olmuş, bu konuşma çoğaltılarak bütün Anadolu’ya dağıtılmıştır. “şerife bacılar” konuşmaların eseridir.

 

Çok uzattım. Peki, cumhuriyet Mehmet Akif’in kıymetini bildi mi? Hayır. Maalesef Mehmet Akif’i sürüm sürüm süründürdüler. Adama Türkiye’de yaşama hakkı vermediler. Türkiye’den kaçtı. Mısır’a Sait Halim paşaya sığındı. Mısır’da bir zaman kaldıktan sonra ölmek için çok sevdiği ve özlediği istiklal marşını yazdığı ülkesine döndü ve yine Sait Halim paşaya ait olan mısırlı sarayına yerleşti ve orada öldü. Cenazesini bir at arabasına koyup Beyazıt camiine getirmişler. Başında sadece belediyeden bir görevli. Üniversite talebeleri tesadüfen oradan geçerken fark etmişler ve bir anda kıyamet kopmuş, her okuldan, her sokaktan her dükkandan, fırlayan Beyazıt camiine koşmuş, bir bayrak bulup tabutunu sarmışlar eller değil parmaklar üzerinde Edirne kapı mezarlığına gömmüşler. Zamanın işgalci diktatörleri mezarında konuşma yapan şiir okuyanların hepsini karakollara çekip ifadelerini almışlar. Onlar zalimdi, diktatördüler. Mehmet Akif ise Türk milletiydi. Vatanperverdi bu milletin özü, dili bizatihi kendisiydi. Gelecek yıllar Mehmet Akif’le daha çok kucaklaşacağız. Mehmet Akif’e ve istiklal marşımıza layık bir millet olacağız. “Doğacaktır vaad ettiği günler hakkın, kim bilir belki yarın, belki yarında da yakın…” Saygılarımla. 

Yazdır Paylaş
Diğer İlyas Şen Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Uzmanındanal.com ---Yeni neslin alışveriş tercihi--