Ziraat Odası Delegeleri seçildi
Lüleburgazlı kadınlara beslenme ve spor semineri
“Türkiye Nereye Gidiyor?” isimli panel yarın
Kadın Akademisi’nde atölye kayıtları başladı
Bu yazı 05 Mayıs 2017, Cuma 09:39:14 tarihinde eklendi. 3031 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ASIM’IN NESLİ NE DEMEK? - Ahmet Bostancı

ASIM’IN NESLİ NE DEMEK?

M. Akif Ersoy “Çanakkale Şehitlerine” şiirinin bir yerinde:

“Asım’ın nesli…  diyordum ya… nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.” Diyor.

M. Akif,  ideal Türk gencini “Asım” adındaki gençte sembolleştiriyor. Bu genç vatansever, vefakar, faziletli, ahlaklı, karakterli, bilgiyle donanmış… bir delikanlıdır. Babası Tahir Bey’in Köse İmam lakaplı, talebesi Ali Şevki Bey’in Asım adında bir oğlu vardır.  Zikredilen güzel özellikleri bu delikanlıda mevcut olduğu için, bu genci M. Akif Türk gençliğine örnek göstermektedir. Şiirlerinde O Asım isimli genç üzerinden idealindeki gençliği gündeme getirmektedir.

Başka bir rivayete göre Asım, kahraman bir sahabedir. Bu sahabe, “arıların koruduğu sahabe”  olarak bilinen Asım b. Sabit’tir. Bu sahabenin hayat hikayesi ilginçtir. Şöyle ki:

Peygamberimiz (as), gelen talepler üzerine çevredeki kabilelere İslam’ı anlatmak, Kur’an’ı öğretmek  üzere öğretmenler gönderir.  Bu heyetin içinde Asım b. Sabit(ra)  adındaki sahabe de vardır. Bu isteğin arkasında kötü bir niyet vardır.  Gönderilen sahabelere, Reci suyu başında tuzak kurulur. Bu insanları esir edip, esir pazarında satmak isterler. Bu nedenle onları sağ ele geçirmek isterler. Fakat Asım, teslim olmamaya kararlıdır. O yiğitçe şöyle haykırıyor:  “Ben müşriklerin himayesine hayatım boyunca girmemek üzere yeminliyim. Vallahi kafirlere teslim olmam. Allah’ım durumumu Rasülullaha haberdar et.”  Diğer taraftan da amansızca çarpışıyor. Ama sonunda şehid düşüyor.

 Bu kahraman sahabe birçok müşriki yere serdikten sonra, şehid olacağı esnada şu duayı yapıyor: “Allah’ım senin dinini korumaya çalıştım. Sen de benim cesedimi müşriklerden koru!...”  M. Akif’in İstiklal Marşının sekizinci kıtasında bu sahabeden etkilendiği söylenir.

“Ruhumun senden, İlahi,  şudur ancak emeli:

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.”         Demesi bu sahabeyle ilişkilendirilir.

O gün orada mevcut bulunan on sahabeden yedisi şehid olur. Üçü esir edilir. Müşrikler şehid düşen Asım’(ra)ın başını kesip karşılığında ödül almak isterler.  Allah Asım’(ra) duasını kabul eder. O esnada bir arı sürüsü gelip, üzerinde kümelenir. Müşrikleri cesedine yaklaştırmazlar. Akşam hava kararınca, arılar dağılır,  kellesini o zaman alırız, diye beklerler. Ancak o gece müthiş bir yağmur yağar. Sel suları Asım’ın(ra) cesedini bilinmeyen bir yere sürükler. Dolayısıyla müşrikler O’nun mübarek vücuduna el süremez. Düşmanlarımızın mabetlerimize, mukaddesatımıza el süremedikleri gibi… 

 

 

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Ahmet Bostancı Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Uzmanındanal.com ---Yeni neslin alışveriş tercihi--