Çiğ Süt Desteklemeleri ödenmeye başladı
Lüleburgaz Devlet Hastanesi’ni ziyaret ettiler
Babalar Gününde Bercadia’da eğlenceli etkinlik
7. Koca Yusuf Yağlı Pehlivan Güreşleri
Bu yazı 03 Mayıs 2017, Çarşamba 09:25:15 tarihinde eklendi. 439 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

DUYDUK, DUYMADIK; DEMEYİN!... - Nuri Kahraman

DUYDUK, DUYMADIK; DEMEYİN!...

Şair, yazar Ekrem Şama,  referandum öncesi, son yazısında HAYIR ve gerekçelerini açıklamıştı. Şimdi de, EVET sonrası haklı beklentilerini dile getirmiş dünkü yazısında.

Kendisine büyük ölçüde katıldığımız, ilgililerin de bîgâne kalmayacağını düşündüğümüz, hepimizin hayâllerini süsleyen, ufuk açıcı, heyecan verici yazısını paylaşıyoruz bugün sizlerle:   

DUYDUNUZ MU?

16 Nisan Referandumundan önce Sayın Cumhurbaşkanımız ve EVET taraftarları meydanlarda söz vermişlerdi. 17 Nisan’dan itibaren yeni bir Türkiye olacak, vesayet rejimi sona erecek, kurtuluş ve uçuş hamlemiz başlayacak, diyorlardı.
Şükür ki, bu doğrultuda halkımızı heyecana sevk eden ve umutları yeşerten yeni ve değişik haberler gelmeye başladı. İşte bu haberlerden bazıları:

Cumhurbaşkanımız, ABD’nin yeni Başkanı Trump’a bir mektup yazdı. Mektupta şu ifadeler yer alıyor:

“Önceki Başkanlar Bush ve Obama yönetimleri ile çeşitli tarihlerde yaptığımız işbirliği ve stratejik ortaklık mutabakatları hedefine ulaşmadığı gibi, hiç istemediğimiz sonuçlar ortaya çıktı. Bu yönetimler attıkları imzalara ve verdikleri sözlere uymadılar. İslam ülkelerinde terörizmi yok etmek için desteğimizle yaptıkları ve yıllar süren operasyonlar, terörizmi yok etmediği gibi, yeni ve daha güçlü terör örgütlerinin türemesine ve milyonlarca Müslüman’ın öldürülmesine ve yurtlarından çıkarılmalarına, ayrıca terörün Türkiye’yi de tehdit eder hale gelmesine sebep olmuştur. Bu husus ülkelerimiz arasında bulunan güveni esastan sarsmıştır. Zatı alinizin başkan olduğu yeni dönemde, iyi düzeyde olmasını daima arzu ettiğimiz ilişkilerimizi tekrar gözden geçirme ve güven verici esaslara bağlama kararındayız.”

Mektupta ayrıca şu cümle de dikkat çekiyor:

“Geçmiş ABD yönetimleri bütün iyi niyetli hatırlatmalarımıza rağmen, Türkiye’ye yönelik mevcut terör örgütlerine silah ve mühimmat desteği vermişler, yeni örgütlerin kurulmasına da destek sağlamışlardır. Bununla ilgili delilleri ekte sunuyoruz. Bundan böyle gözetleme cihazlarımızın ve istihbarat teşkilatlarımızın, ülkemizin düşmanı olan terör unsurlarına bu nevi bir yardımı tesbit etmeleri halinde bu yardım kimlerden ve nereden gelirse gelsin, mukabil tedbirleri alacağımızı ve mevcut askeri işbirliği anlaşmalarını gözden geçirme hakkımızı kullanacağımızı ve bu yönde kendi güvenliğimizi sağlayacağımızı en tabii hakkımız olarak ifade etmek isteriz.”

Yine alınan bilgilere göre, Cumhurbaşkanımız Dışişleri Bakanlığı’na bir emir vererek, komşu İslam ülkeleri ile temaslar kurulmasını, terör ve diğer bölgesel konulara çözüm bulmak amacıyla müzakere zemini aranmasını istemiştir. Sızan haberlere göre, Dışişleri Bakanlığı da harekete geçerek İran, Irak, Suriye, Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün yetkilileri ile temaslar kurmaya çalışılmaktadır.

Cumhurbaşkanımız referandum sonrasında Genel Kurmay Başkanı’nı kabul ederek, Türkiye sınırları içinde bulunan yabancı askeri birliklerin, yer, miktar ve güçleri hakkında ayrıntılı bilgilerin rapor halinde hazırlanmasını istemiş, bu birliklerin yurt dışına çıkarılması için ne gibi çalışmalar yapılabileceği konusunda görüş alış verişinde bulunmuştur.

Referandumun kabul edilmesi ile tek adam haline gelen Cumhurbaşkanımız, yapılan bakanlar kuruluna başkanlık etmiş ve D-8 konusunda yeni bir çalışma yapılması talimatını vermiştir. Ayrıca ilgili bakanlıklardan kamu tek hesabı ve faizsiz ekonomi hakkında bir çalışma gurubu kurulmasını, sivil toplum kuruluşlarından özellikli olanları, uzmanları ve ilgili bilim adamlarını da bu çalışma gurubuna dahil ederek hemen çalışmaya başlamaları yönünde talimat verdiği sızan haberler arasında.
Yine ayrı bir çalışma gurubunun daha kurulmasını, bu gurubun da Türkiye’nin ekonomik darboğazının nasıl aşılması gerektiğini, borç sarmalından nasıl kurtulabileceğini, İslam ülkeleri arasında ekonomik işbirliğinin nasıl sağlanacağı yolunda çalışmalar yapılmasını, sanayinin yeniden nasıl canlandırılabileceği gibi konuları gündemlerine almaları yönünde direktif vermiştir.

Güvenilir kaynaklardan alınan haberlere bakılırsa, Cumhurbaşkanımız Avrupa Birliği Bakanlığı’nın lağvedilmesi veya İslam Birliği için çalışmalar başlatacak bir bakanlığa dönüştürülmesi konusunda çeşitli fikir teatilerinde bulunmaktadır.
Cumhurbaşkanımız ayrıca uluslararası ekonomik ilişkiler ve diplomasi konusunda deneyimi olan uzmanlarla çeşitli toplantılar yapmaktadır. Alınan bilgilere göre Avrupa Birliği müracaatımızı geri çekmiş olursak, ilgili ülkelerle ikili ilişiklerimizin esasları neler olabilir, konusu görüşmenin gündemini oluşturmaktadır.

Cumhurbaşkanımız yeni dönemde askeri uzmanlarla da bir toplantı serisi başlatmış. Burada da savunma konuları gündeme taşınıyor, NATO-Türkiye ilişkileri konuşuluyormuş. Savunma sanayimizin durumu, ABD’ye sipariş edilip şu ana kadar teslim alınamayan gelişmiş silahlar konusu da masaya yatırılıyormuş.

Bunları duydunuz mu? Biz duymadık! Ne kadar isterdik duymayı.

 Ülkemizin selameti için bu ve benzeri haberlere nasıl da hasret kalmışız. Yürütülen referandum kampanyalarının bu sonuçları getirmesini ne kadar da isterdik.

Bunları duymamış olmamız bir tarafa, mesela ABD’nin çiçeği burnunda Trump yönetimi ile bugüne kadar hep Türkiye’nin aldatılmışlığı üzerine kurulmuş bulunan ilişkilerin, daha ilerilere götürülmesi amacıyla görüşmelerin yapılacağı haberleri var.

 Referandum kampanyalarında Sayın Cumhurbaşkanımızın da her gün defalarca dile getirdiği gibi, ABD ve batılı ülkeler bize hep numara çekiyorlar. Hıristiyan kulübü gibi davranıyorlar. Hep oyun oynuyorlar. Hadlerini bilmiyorlar. Hep kendilerine yontuyorlar. İşleri, güçleri üç kâğıttır. Zaten bu numaracılardan başka da ne beklenir ki?

Bu konularda hiç mi iyi haber duymayacağız? Hep mi hüsrana mahkûmuz?

Gerçek kurtuluşa doğru yola çıkıldığını ne zaman duyacağız?

Şaşkınız? www.kerasushaber.net 29.4.2017

“Sürüp gelen çağlardan”, gelecek zamanlara...

Devlet yetkililerinin, yukarda sözü edilen durumların farkında olduğundan şüphemiz yok. Ama, siyâsetin dili farklı ve de her şeyin zamanı var. Yazarımızın uyarı ve temennîlerine teşekkürler. Türkiye, tam da oraya doğru emin adımlarla gidiyor emîn olunuz. Bunu kâlben hissedebiliyoruz. Rabbimiz devletimizin, milletimizin ve de Ümmet-i Muhammed’in yardımcısı olsun.

Burada, Erdem Bayazıt mısrâlarıyla konuyu bağlarken, cümleye sevgiler, saygılar sunuyoruz ves’selâm:

Dünyanın kalbini dinle, geliyor adım adım;
Dallar meyvaya dursun, toprak tohuma dursun
İnsan barışa dursun, selama dursun zaman
Sabır, savaş, zafer; Adım: MÜSLÜMAN…

 

 

Yazdır Paylaş
Diğer Nuri Kahraman Yazıları
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Uzmanındanal.com ---Yeni neslin alışveriş tercihi--