Ergene
Platformu Yürütme Kurulu üyeleri 21 Ocak 2012 Pazar günü Petrol-İş Sendikası
toplantı salonunda bir araya geldiler.
Toplantıda
Ergene Havzası koruma eylem planı başta olmak üzere havzada yaşanacak ve
yaşanmakta olan planlar görüşüldü.
TEMA
Vakfı Lüleburgaz Gönüllüsü Hakan Dedeoğlu, “Ergene Havzası için bugüne kadar
yapılan planlardan havzanın büyük zararlar gördüğü her kesimce kabul
görmektedir. Havzada nedeni ve sorumluları belli olan bir çevre felaketi
yaşanmaktadır. Bundan sonra yapılacak olan planları ve uygulamalarını yakından
takip edeceğiz. Bölgede yaşayan STK lar adına, Bölgede yaşananlara taraf
olacağız.” Dedi.
Dedeoğlu
“Ergene nehri 25 yıl önce Yıldız Dağları’ndan, Meriç nehrine kadar geçtiği
bölgelere hayat verirken, bugün hastalık, yokluk, kıtlık hatta ölüm
saçmaktadır. Trakya’nın atardamarlarında zehir olarak dolaşmakta ve tüm yaşamı
yok etmektedir.
Ergene’nin
kurtarılması için yapılacak olumlu çalışmalara destek veriyoruz. Ancak
hazırlanan Mayıs 2011 planının çok acele yapıldığını görüyoruz. Yaklaşık 1
Milyar TL ile kamuoyuna sunulan plan bugün 2,5 milyar TL seviyelerine
çıkmıştır. Plan maliyetleri bu kadar yükselirken, ülkemizde yaşanan kanser
olayları da hızla artmakta ve bunların tedavisinde 2,5 milyar dolar harcandığı
sağlık bakanlığınca açıklanmıştır. Özel ve yurt dışında tedavi görenleri de
maliyet hesabına kattığımızda ortaya korkunç boyutlarda bedeller ödendiği
ortaya çıkmaktadır.
Islah
organize sanayi bölgeleri sorunu çözüm olgusuyla, Trakya’yı bitirecek planlara
dönüşmemelidir.
Islah
Organize sanayiler ile Trakya yeni göçleri kaldıracak durumda değildir. Yaşam
kaynaklarının kısıtlı ve tükenmekte olduğu topraklar yeni nüfus artışlarını
kaldıramaz.
Bakanlık,
bölge sorunlarının planlarını bölge halkıyla paylaşarak yapmalıdır.
Dünyadaki
kanser artış oranlarının yüzde 80 çevresel etkilere bağlı olduğu Dünya Sağlık
Örgütü ve Uluslararası kanser ajansı tarafından açıklanmıştır. Çevresel
etkilere neden olan ağır metallerin neredeyse tamamı Ergene’de fazlasıyla
mevcuttur. Ergene temizlenecekse, hayata dönecekse, toprağı ve yaşamı yok eden
ağır metaller içeren sanayinin ülkenin en bereketleri toprakları üzerinden plan
süresince aşamalı olarak kaldırılması öncelik ve aciliyetle uygulamaya
konmalıdır. Trakya yarım adasının yer altı ve yerüstü su kaynaklarının tamamına
yakını kuzeyde bulunan Yıldız Dağları’ndadır. Ergene için hazırlanan planlarda
kaynakların korunması, tahrip edilenlerin kurtarılması için adım atıldığı,
kaynak ayrıldığı görülmemektedir. Kaynaklar için yürürlükte olan yasalar ve
Çevre Düzeni plan hükümlerinde de korunması gerekirken, bugün kaynaklar
üzerinde Çimento fabrikaları ile taş ve maden ocaklarına her geçen gün bir
yenisi eklenmektedir. Ortada yapılan planlar ve yasal hükümler olmasına rağmen
bugünün ve geleceğin su kaynakları acımasızca yok edilmektedir…
Ergene’de
üretilen pirinçler ihraç edilirken, bugün ithal eder duruma gelmiş. Ergene
kıyısındaki insanlar bir zamanlar sattıkları ürünleri satın alır hale
gelmişlerdir. Yanı başında ergeneyi kullanamayan insanımız, Ürün yetiştirmek,
hayatını idame ettirmek için Istranca barajlarından parasını ödeyerek su alır
duruma gelmiştir. Kirliliğin bedelini ne yazık ki üretici öderken, kirletenler
kirletmeye ve yok etmeye devam ediyorlar.
Ergene’nin
bir kolu olan Muratlı’da böyle bir durumun ortaya çıkması gerçekten çok
tehlikeli bir durumdur. Bir taraftan biz suyumuzu kurtarmaya çalışırken,
topraklarımız ve havamızda gasp edilmeye çalışılmaktadır. Bu hareketleri
desteklemez ve karşısında durmazsak çocuklarımıza ve torunlarımıza bunun hesabını
veremeyiz. Aşağısevindikli köyü halkının bu haklı mücadelesinde yanlarında
olduğumuzu bilmelerini istiyoruz.
Çevre
mücadelesi; siyaset ve ideolojiler üstü bir mücadeledir. Çevre mücadelesinin
dayandığı tek bir fikir varsa o da doğa-insan dengesinin hakça kurulmasıdır.
Ergene Platformu, bölgemizde bu yaklaşımla faaliyet gösteren 100′e
yakın STK’dan oluşmaktadır. Çevre mücadelesini siyaset ve ideolojiler üstü bir üslupla
yürütmekte kararlı olan Ergene Platformu, Ergene Havzası’nda yıllardır
çözümsüz kalan sorunların bilim ve hukuk çerçevesinde çözülmesi ne dair net bir
söyleme sahiptir. Ergene Platformunun gerek üslubu gerekse söylemi, bölgenin
toprağı, suyu ve havasına sahip çıkarken bölge insanını merkeze almaktadır.
Bunun dikkate alınması çevre mücadelesinin geleceği açısından önemlidir.”
Toplantıya
Sefer Kılıç, Göksal Çidem, Hakan Dedeoğlu, İsmail Metin, Gürcan Kırım, Hacer
Doğrugüven, Bülent Bacıoğlu katıldı.