Sanayide dükkan kurşunlandı!
40 Saat süren duruşmada 19 tutuklama
‘Özel’ çocuklara ‘Özel’ eğlence!
Lüleburgaz'da silahlı kavga
Bu haber 16 Ekim 2021, Cumartesi 09:42 tarihinde eklendi. 811 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

“Köy bir yana, dünya bir yana”

Kırklareli'nin köylerinde üretimden besiciliğe her alanda aktif rol oynayan kadınlar, şehrin stres ve yoğunluğundan uzakta yaşamlarına devam ediyor.
“Köy bir yana, dünya bir yana”  

Köyün yoğun iş temposuna rağmen yüzlerindeki mutluluk hiç eksik olmayan kadınlar, zaman zaman yaptıkları işlerle erkeklere taş çıkartıyor.

Erkeklerin bile zorlandığı işlerden kaçınmayan kadınlar, kimi zaman saman balyalarını sırtlanıyor kimi zaman kışlık yakacaklarını hazırlamak için el motoru ile ormanlarda çalışıyor.

Aile bütçelerine katkı sağlamak amacıyla tarlalarına ektikleri ürünleri çapalayan kadınlar, bugünlerde kışlık yiyecekleri tarhana, turşu, makarna gibi ürünler hazırlamak için yoğun mesai harcıyor.

Çiftçilikten hayvan besiciliğine kadar üretimin her alanında aktif rol alan kadınlar, "taşı toprağı altın" dedikleri köylerini, tüketim odaklı şehirlere değişmiyor.

Armağan köyünde yaşayan Fatma Özkaya,  köyde yaşamanın çok güzel olduğunu ve insana huzur verdiğini söyledi.

Kovid-19 sürecinde herkesin köyünün değerini anladığını, köydeki yaşamın, samimiyetin ve huzurun hiç bir şehirde bulunamayacağını belirten Özkaya, "Köyde bahçede her şeyimizi kendimiz yetiştiririz, oduna gideriz, kış hazırlıklarımızı yaparız. 'Hayvanlara bak, tarlaya git' derken bir bakmışsın zaman geçmiş. Bana 'Köy mü, şehir mi?' deseler, hiç düşünmeden köyümü tercih ederim. Köyün havası, insanları, her şeyi doğal. Kimse köyünü bırakmasın, burada her şey bol." dedi.

– "Reçel, pekmez doğal, yumurta tavuklardan, süt ineklerden"

Kızılcıkdere köyünde yaşayan Nesrin Şafak da bir zamanlar köyden giden birçok kişinin geri dönmek istediğini anlattı.

Köyde yaşamanın zorluğunun da güzelliklerinin de olduğunu belirten Şafak, şöyle devam etti:

"Köyde hayvancılık, çiftçilik yapıyoruz. Köyde hayat hep aynı. Sabah kalkıp önce hayvanlara bakıyoruz, evin işi, tarla derken gün biter. Bana köyde yaşamak hiç zor gelmiyor. Köyde yaşamayı çok seviyorum. Ben zaten şehirde yaşayamam. Biz şehir hayatına alışmadığımız için köy hayatı cazip geliyor. Reçel, pekmez doğal, yumurta tavuklardan, süt ineklerden, daha ne olsun."

Poyralı köyünde yaşayan Gülten Güvenç de 40 yıldır evli olduğunu, 12 yaşından bu yana çiftçilikle uğraştığını dile getirdi.

Köyde yaşamanın zorluklarına rağmen güzel olduğunu ifade eden Güvenç, şöyle konuştu:

"Güneş altında çalışmak tabii ki zor ama para kazandığımız zaman mutlu oluyoruz. Biz köyde yaşamaya alışmışız, şehirde, apartmanda oturmak zor gelir. Biz köyde koşuyoruz, geziyoruz, geceleri eğleniyoruz, komşularımıza yardım ediyoruz. Herkesin müstakil evi var, komşuluklar çok güzel. Burada kimse kimseyi üzmüyor. Gidiyorum şehre torun bakmaya, 5 gün bile zor duruyorum. Öyle özlüyorum ki bahçemi. Domatesimizi, biberimizi, patlıcanımızı, her şeyi kendimiz yetiştiriyoruz. Her şey doğal."

Köyde yaşayan Müzeyyen Şen de herkese köyüne dönmesi çağrısında bulundu.

A.A.

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
Diğer Haberler
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek