Trakya Birlik’ te Başkan değişti
Lüleburgaz Kılıçdaroğlu’nu bekliyor
LTSO’dan öğrencilere kırtasiye kartı
Tahsin Topaloğulları vefat etti
Bu haber 15 Temmuz 2021, Perşembe 11:10 tarihinde eklendi. 881 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

MİLLİ İRADE PLATFORMU ve LÜLEBURGAZ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI PLÂTFORMU'NDAN 15 TEMMUZ BASIN AÇIKLAMASI

Lüleburgaz’da aralarında Ensar Vakfı,Hayrat Vakfı,Ruba Vakfı,ÖNDER İmam-Hatipliler Derneği,Altınbaşak Derneği,ÖNSİAD,MÜSİAD, Memur-Sen. Eğitim Bir-Sen,Sağlık-Sen,Diyânet-Sen,Büro Memur-Sen,Lüleburgaz Altınoluk Derneği,Lüleburgaz'ın Târihî Eserlerini Koruma ve Onarma Derneği,Lüleburgaz Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği,Zindan Baba Tasavvuf Yolu Derneği,Karadenizliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği,Mîmar Sinan İlim-Kültür ve Dayanışma Derneği,Lüleburgaz Romanları Yardımlaşma Derneği,Özerler Mahâllesi İlim-Kültür Derneği,Lüleburgaz Batı Trakya Romanları Derneği,Lüleburgaz Sergenliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği,Kurudere Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği,Üsküplüler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği,Kurudere Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi,Takvâ Hanımlar Derneği,Lüleburgaz Pazarcılar Odası,Kocasinan İlim-Kültür ve Dayanışma Derneği,Limder, Lüleburgaz Eğitime Destek Plâtformu ve Lüleburgaz Ak Romanlar Derneği’nde oluşan Lüleburgaz Milli İrade Platformu ve Lüleburgaz Sivil Toplum Kuruluşlar Platformu 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin 5. Yıldönümünde bir basın açıklaması yaptı.
MİLLİ İRADE PLATFORMU ve LÜLEBURGAZ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI PLÂTFORMU'NDAN 15 TEMMUZ  BASIN AÇIKLAMASI  

Basın açıklamasını Lüleburgaz Ensar Vakfı Lüleburgaz Şube Başkanı Eyüp Sabri Erdem okudu.

Ensar Vakfı Lüleburgaz Şube Başkanı Eyüp Sabri Erdem basın açıklamasında şunları söyledi; “2016'nın 15 Temmuz'unu 16 Temmuz'a bağlayan gece, ABD'nin Pensilvanya eyâletinde sığıntı olarak yaşayan ilkokul mezunu emekli bir vâiz olan Fetullah Gülen'in lîderliğini yaptığı Fetullahçı Terör Örgütü'ne bağlı bir grup tarafından, Türk Silâhlı Kuvvetleri içindeki mensupları öncülüğünde gerçekleştirilen, 248 insanımızın şehit, 2196 insanımızın da yaralanıp gâzi olduğu, millî irâdenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'mizin bombalandığı, devletimizin anayasal düzene bağlı güvenlik unsurları ve güçleri mensuplarımzın olağanüstü mücâdeleleri ile birlikte aziz milletimizin birlik ve berâberlik rûhuyla iskilâl ve istikbâline sâhip çıkarak tüm dünyâya örnek teşkil ederek sokaklara, meydanlara ve kritik noktalara akın etmek sûretiyle geri püskürtüp başarısızlığa uğrattığı askerî darbe girişiminin üçüncü sene-i devriyesi vesîlesi ile, basın açıklaması yapmak üzere burada toplanmış bulunuyoruz.

15 Temmuz hakkında, geçen yıllar boyunca birçok şey yazıldı, çizildi, söylendi, tartışıldı ve hâlâ da söylenip tartışılmaya devâm ediliyor. Târihimizin en önemli mücâdelelerinden birini verdiğimiz bu muazzam olayı, bütün yönleriyle ele alıp, o gece neler yaşandığını artık tekrar tekrar anlatmaya çalışmaktansa 15 Temmuz'da yaşananların, hiç unutulmaması ve sürekli larak hâfızalarda tutulmasının, bu topraklardaki bin yıllık varlık mücâdelemiz ve bizden sonraki nesillerimizin, hattâ gözlerini Türkiye'ye dikmiş umutla ve duâ ile bekleyen dünyânın her yerindeki mazlumların istikbâli açısından ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmeyi uygun görmekteyiz.

15 Temmuz; 1950'de gizli oy ve açık tasnif yöntemiyle fiilen başlayan demokrasi târihimiz boyunca, 27 Mayıs 1960'ta ilk seçilmiş başbakanımızın devrilip îdam edildiği ilk askerî darbeden îtibâren periyodik olarak ortalama her 10 yılda bir askerî darbelerle, örtülü darbelerle, post-modern darbelerle muhtıralarla kontrol ve boyunduruk altında tutulmaya çalışılan Türkiye'mizin, 21. yüzyılın başlarında yakaladığı hızlı kalkınma ivmesine paralel olarak gerçekleştirdiği IMF boyunduruğundan kurtulmak gibi bağımsızlık hamleleri ve bunların doğal sonucu olan kendi millî çıkarlarını gözetici, içinde bulunduğu geniş coğrafyadaki uluslararası hak ve hukûkunu koruyucu yeni tutumu, Batı emperyalizminin tekrar hayâta geçirdiği, 2013'te Gezi Parkı isyanları ile başlayan ve hâlen de devâm eden, ülkemizi yine içeriden karıştırıp, isikrarsızlaştırıp uluslararası hak ve hukûkunu gaspedip sömürme çaba ve plânlarının en sıcağı ve en kanlısı olması bakımından, ülkemiz ve dünyâ târihinde başarı ile geri püskürtülüp hezîmete uğratılmış ilk askerî darbe olması bakımından târihî bir dönüm noktasıdır.

15 Temmuz'da dünyânın şâhit olduğu şey Türkiye'de ve Üçüncü Dünyâ Ülkeleri'nde artık rutin hâlini almış sıradan bir askerî darbe girişimi değildi, bu alçak girişime karşı gösterilen sivil direniş te dünyâda kayıtlara geçmiş sıradan sivil direnişlerden değildi! 15 Temmuz dünyâ darbeler târihinde de bir mîlât olarak yerini almıştır. Zîrâ 15 Temmuz, sâdece darbenin maşası, yâni görünen fâili olan FETÖ'nün ordumuzdaki ve diğer kurumlarımızdaki uzantılarına karşı Türk milletinin bir zaferi olmayıp, bunların arkasındaki bilinen ama görünmeyen mâlûm fâillerine, darbe olgusunun mûcitlerine ve darbe silâhını istikrarsızlaştırıp sömürmek istedikleri coğrafyalarda sürekli kullanan emperyalist güçlere, çok uluslu örgüt ve şirketlere karşı Türk milletinin kazanmış olduğu bir zafer olan 15 Temmuz bütün sömürge coğrafyasındaki mazlum milletlere örnek ve umut teşkil etmiştir. Yüzyılların geleneği ve klişesi olan, bütün dünyânın bildiği, açıkça gördüğü ama bir türlü döngüsünü kıramadığı bu kalleş oyun 15 Temmuz'da aziz milletimizin ölüme meydan okuyarak alarak sokaklara ve meydanlara dökülüp şanlı târihimize bir destan daha eklemesiyle bozuldu ve Türkiye'den bütün dünyâya "Bu kirli oyun artık oynanamayacak!" mesajı haykırılmış oldu.

15 Temmuz'u, aziz milletimizin bu topraklardaki bin yıllık varlık mücâdelesi sürecinden bağımsız bir hâdise olarak görmek, şüphesiz düşülebilecek en büyük gaflet durumlarından biri olacaktır. 1071'den beri ne savaşlar, iç karışıklıklar, darbeler, terör, komplo, provokasyon ve her türlü kirli oyunlar milletimizin yakasını bırakmıştır; ne de milletimiz bu topraklarda var olup hüküm sürme ülküsünden ümîdini kesmiştir! Ve şüphesiz, ne yedi düvelin bu topraklar üzerindeki emelleri sona erecek; ne de biz bu topraklardaki dâvâmızdan vazgeçip bin yıllık düşmanımızın bizim hakkımızdaki plânlarına boyun eğeceğiz! 15 Temmuz 2016 gecesi, bu husustaki kararlılığımızı bütün dünyâya en yüksek perdeden haykırışımızdır!

Bu yüzden; buradayız ve hep burada olacağız! 1071 Malazgirt'te burada idik, yine buradayız! 1453 İstanbul'un Fethi'nde burada idik, yine buradayız! 1915 Çanakkale Zaferi'nde burada idik, yine buradayız! 1919'da, 20-21-22-23'te İstiklâl Harbi'mizde burada idik, yine buradayız! 15 Temmuz'da burada idik, bugün yine buradayız ve Kıyâmet'e kadar da yine burada olacağız! Bu topraklar, bu coğrafya bizim ve hep bizim kalacak! Filistin için buradayız! Myanmar için buradayız! Zulüm gören ümmet için buradayız! Dünyâya umut olmak için, merhamet olmak için, medeniyet sancaktârı olmak için, daha güzel bir dünyâ için, milletin ve ümmetin geleceği için buradayız! Biz hep var idik, Kıyâmet'e kadar var olacağız! Kızıl Elma'ya sâhip olana kadar hep olacağız! Kudüs ümmetin olana kadar hep olacağız! İnananlar dünyâya hâkim olana kadar hep var olacağız! Allah'ın dîni yeryüzüne hâkim olsun diye, İ'lây-ı Kelimetullah dâvâsı için var idik, "SEFER BİZİM; ZAFER ALLAH'IN!" diyerek yine aynı kutlu ülkü için var olacağız!

15 Temmuz gecesi bu kutlu mücâdelede bu kutlu ülkü uğruna gözlerini bile kırpmadan kahramanca ölüme meydan okuyan 248 şehidimizi, 15 Temmuz'dan sonra da devâm eden bekâ mücâdelemiz kapsamındaki Cerablus - Fırat Kalkanı, Afrin - Zeytin Dalı ve diğer sınır ötesi ve sınırlarımız içerisindeki operasyonlarımızda verdiğimiz kahraman şehitlerimizi, 15 Temmuz öncesinde bu topraklardaki varlık ve bekâ mücâdelemizde verdiğimiz cümle şehitlerimize Allâh-ü Teâlâ'dan sonsuz rahmet diliyoruz, onları ve aynı uğurda gazâ etmiş cümle gâzilerimizi sonsuz şükranla yâd ediyoruz.”

Ertan BAYER

 

Yazdır Paylaş
ETİKETLER :
Diğer Haberler
hurfikir.com.tr’da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Hürfikir Gazetesi sorumlu tutulamaz.
Tasarım by Webdestek